Doğada bu yaban hayvanlarına kıymanın bedeli işte bu kadar ucuz!
Kırklareli İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi’nin merkeze bağlı Çağlayık köyü yakınlarında yaptığı denetimlerde şüpheli görülen bir panelvan durduruldu. Araçta yapılan kontrolde avlanması yasak olan karacaya ait parçalar tespit edildi.
DKMP ekipleri sevk edildi, tutanak tutuldu
Olayın bildirilmesi üzerine bölgeye Kırklareli Doğa Koruma ve Millî Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri yönlendirildi. Yapılan incelemenin ardından Y.E.S. adlı şüpheliye 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu kapsamında toplam 50 bin 943 idari yaptırım uygulandı.
Cezanın önemli bölümü “tazminat bedeli”
Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü’nün 2025–2026 av dönemi için yayımladığı tazminat cetvelinde karaca için tazminat bedeli 45 bin olarak yer alıyor. Bu tablo, toplam yaptırımın önemli kısmının yaban hayatında oluşturulan kaybın “tazmini” niteliğinde olduğunu gösteriyor.
“Karaca avı izne ve kotaya tabi” uyarısı
Mevzuata göre karaca avı, belirli koşullarda ve kota/izin mekanizmaları içinde değerlendirilebilen bir tür olarak düzenleniyor; izinsiz ve usulsüz avcılık ise yaptırıma konu oluyor.
Denetimler sürecek, ihbar çağrısı yapıldı
Yetkililer, yaban hayatına yönelik kaçak avcılıkla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgularken, vatandaşlardan doğal yaşamın korunması konusunda daha duyarlı olmaları istendi. Şüpheli durumların 112 Acil veya 156 Jandarma üzerinden bildirilmesi çağrısı yinelendi.
İŞTE 2026 YILI YABAN HAYVAN ÖLDÜRME TARİFESİ
2026’da doğadaki hayvanları kaçak/usulsüz avlamanın “ceza tarifesi” iki parçadan oluşuyor:
- İdari para cezası (4915 sayılı Kanun’daki kabahatlere göre)
- Tür bazında tazminat bedeli (av–yaban hayatında “tahribat ve eksilme” karşılığı; türün değerine göre)
Aşağıdaki rakamlar, 2026’da uygulanan resmi cetvellerde yer alan tutarlardır.
1) 2026 idari para cezaları (en sık uygulananlar)
- Koruma altındaki yaban hayvanını avlamak: 5 bin 943 TL
- Avlanma süreleri dışında avlanmak: 5 bin 943 TL
- Avlanma miktarları (limit) dışında avlanmak: 5 bin 943 TL
- Avcılık belgesi olmadan avlanmak: 8 bin 968 TL
- Avlanma izni almadan avlanmak: 4 bin 392 TL
- Avcılık belgesi ve avlanma izin belgesini yanında bulundurmamak: 481 TL
Not: Bazı fiiller hapis ve ayrıca yaptırımlara da konu olabiliyor (ör. doğal yaşam alanlarını zehirleme/kurutma/kirletme gibi).
2) 2026 tür bazında tazminat bedelleri (seçilmiş örnekler)
Bu tazminat bedelleri, 2025–2026 Av Dönemi için yayımlanan cetvelde yer alıyor ve 2026–2027 dönemi kararı Resmî Gazete’de yayımlanana kadar geçerli kabul ediliyor; yani 2026’da uygulamada.
Memeliler (yüksek koruma/tür değeri olan örnekler)
- Anadolu parsı: 45 milyon TL
- Çizgili sırtlan: 3 milyon 600 bin TL
- Doğu/Anadolu yaban koyunu: 8 milyon 700 bin TL
- Yaban keçisi / çengelboynuzlu dağkeçisi: 940 bin TL
- Kızıl geyik: 580 bin TL
- Boz ayı: 130 bin TL
- Kurt: 60 bin TL
- Karaca: 45 bin TL
Memeliler (daha düşük tazminatlı örnekler)
- Yaban domuzu: 4 bin 500 TL
- Çakal / tilki: 4 bin 500 TL
- Yaban tavşanı: 4 bin 500 TL
- Ada tavşanı: 5 bin TL
Kuşlar (örnekler)
- Atmacagiller ve doğangiller (tüm türler): 145 bin TL
- Flamingo ve bazı büyük türler (cetvelde sayılan grup): 60 bin TL
- Çil keklik / üveyik / çulluk / sakarca: 4 bin 500 TL
- Kınalı keklik ve bazı yaygın tür grupları: 4 bin TL
- Bıldırcın: 3 bin 600 TL
Sürüngenler (örnekler)
- İribaşlı kaplumbağa / yeşil kaplumbağa / Nil kaplumbağası / Fırat kaplumbağası: 60 bin TL
- Çöl varanı: 50 bin TL
- Bazı engerek türleri (cetvelde sayılan grup): 30 bin TL
- Listede yer almayan sürüngen türleri: 12 bin TL
Ek not: Türlerin yumurtalarını yasadışı toplayanlara da yumurta başına aynı tazminat uygulanıyor; trofe/tahnit ele geçirilmesinde de benzer şekilde tazminat hükmolunabiliyor.
BU CEZALAR CAYDIRICI OLAMAZ!
“Karaca avlanma cezası düşük” gibi görünüyor çünkü kamuoyuna çoğu zaman cezanın yalnızca “idari para cezası” kısmı yansıyor. Oysa uygulamada genellikle iki ayrı kalem birlikte çıkıyor:
- İdari para cezası (kabahatin kendisi için)
- Tazminat bedeli (vurulan hayvanın “doğa zararı” karşılığı)
Karacada “düşük” denilen şey çoğunlukla birinci kalem; ikinci kalem (tazminat) eklenince toplam yükseliyor. Yine de şu haklı soru kalıyor: Neden karacanın caydırıcılığı daha yüksek bir seviyeye çekilmiyor ve neden yakalanma riski bu kadar düşük kalıyor?
Aşağıda bunu “art niyet” iddiasına dönüşmeden, gazetecilik diliyle sorgulanabilir başlıklar halinde kuruyorum.
1) Asıl mesele tutardan çok “yakalanma ihtimali”
Kaçak avcılıkta caydırıcılığı belirleyen şey çoğu zaman “cezanın büyüklüğü” değil, yakalanma ihtimalidir.
Eğer denetim seyrekse, ihbar mekanizması işlemiyorsa, gece avı / arazi koşulları yakalamayı zorlaştırıyorsa, “ceza” kâğıt üzerinde yüksek dursa bile fiiliyatta caydırıcılık düşer.
Soru:
- Kaçak karaca avı vakalarının kaçı yakalanıyor, kaçı karanlıkta kalıyor?
- Yakalananların kaçı “tekrarlayan” failler?
2) “Karacanın avı yasak” ifadesi bazen eksik/yanıltıcı kuruluyor
Karaca bazı dönemlerde, bazı bölgelerde, kota ve izinle avlanabilen bir tür olarak düzenlenebiliyor; buna karşılık “yasak” durumu çoğunlukla şu hallerde doğuyor:
- Yasak dönem / yasak alan
- İzin belgesi olmadan avlanma
- Kotasız/limit dışı avlanma
- Yasak yöntemler (projektörle gece avı vb.)
Bu yüzden “yasak karaca” cümlesi doğru olsa bile, kamuoyunda şu algı oluşuyor: “Devlet karacayı büyütüyor ama vuranın yanına kâr kalıyor.”
Soru:
- Bu olayda yasaklık hangi gerekçeden kaynaklanıyor: dönem mi, alan mı, belgesizlik mi, yöntem mi?
3) “Karacalar çoğalsın diye bırakılıyor” ifadesi: Doğruysa daha sert bir koruma beklenir
Eğer gerçekten “doğaya salım / popülasyon güçlendirme” çalışmaları yapılıyorsa, o zaman bu hayvanların vurulması yalnızca bir av suçu değil, aynı zamanda kamu kaynaklarıyla yürütülen bir doğa yönetimi programının sabote edilmesi anlamına gelir.
Soru:
- Bölgede karaca salımı veya popülasyon güçlendirme programı var mı?
- Varsa kaç birey salındı, hangi tarihlerde, hangi lokasyonlarda?
- Bu bireylerin ölüm/yaralanma kayıtları tutuluyor mu?
4) “Kulağında çip var” deniyor: Bu çip ne tür bir izleme sağlıyor?
Burada kritik bir teknik ayrım var:
- RFID kulak küpesi / çip (pasif): Yakından okuyucu ile okunur. Hayvanın yerini uzaktan “takip etmez”.
- GPS tasma / uydu vericisi (aktif): Konum verisi üretir, uzaktan izlenebilir.
Halk arasında her ikisine de “çip” deniyor. Ama “çipin izini kim takip ediyor” sorusunun cevabı, kullanılan teknolojiye göre tamamen değişiyor.
Soru:
- Bu karacalarda kullanılan işaretleme RFID mi, GPS mi?
- RFID ise, hangi ekiplerde okuyucu var ve hangi sıklıkla tarama yapılıyor?
- GPS ise, veriyi kim izliyor, alarm eşikleri var mı (hareketsizlik, çit dışına çıkma, hız anomalisi)?
5) “Çipli hayvanları kim vuruyor olabilir?” sorusu: İddia değil, olasılık haritası çıkarılmalı
Bu noktada art niyet şüphesini “kişilere” bağlamak riskli ve hukuken sorunlu olur. Ama gazetecilik açısından yapılabilecek şey şu: Olasılıkları sınıflandırmak ve denetlenebilir sorular sormak.
Olası motivasyonlar:
- Et için “fırsat avcılığı”
- Trofe/“prestij” avcılığı
- Kaçak av turizmi / aracılık (en riskli iddia alanı; kanıtsız yazılmaz)
- Bölgesel “dokunulmazlık” algısı (asıl sorulması gereken: denetim neden çalışmıyor?)
Soru:
- Son 3 yılda aynı bölgede kaç kaçak karaca vakası var?
- Aynı kişiler tekrar ediyor mu?
- Silah ruhsat/araç/av ekipmanı üzerinden bir örüntü var mı?
6) “Cezai yaptırım getirilmiyor” algısı neden doğuyor?
Çünkü kamuoyu genelde şu üç şeyi birlikte görmüyor:
- Toplam yaptırımın kalem kalem açıklanması
- Hayvanın akıbetinin şeffaf raporlanması (kurtarıldı mı, telef mi, rehabilitasyon?)
- Failin tekrar suç işleyip işlemediğinin izlenmesi
Soru:
- Bu vakada sadece para cezası mı var, başka işlem var mı (silaha el koyma, av belgesi iptali, araçla ilgili işlem, adli süreç)?
- Tekrar eden faillerde yaptırım artıyor mu?
7) Haber dili için güçlü ama hukuken güvenli sorgulama cümleleri
İstersen haberin içine şu çerçevede sorular yerleştirebilirsin (iddia kurmadan, okuru düşündürerek):
- “Karaca popülasyonunu artırma amacıyla doğaya bırakıldığı belirtilen bireylerin vurulması, caydırıcılık bakımından hangi ek önlemleri gerektiriyor?”
- “Kulağında ‘çip/küpe’ bulunduğu ifade edilen hayvanlar gerçekten izlenebiliyor mu; izleniyorsa bu veriler kimde, hangi protokolle takip ediliyor?”
- “İşaretli bireyler vurulduğunda, sistem bunu ‘erken uyarı’ olarak görüyor mu; yoksa olay ancak tesadüfi bir kontrolle mi ortaya çıkıyor?”
- “Kaçak avcılıkta asıl problem cezanın tutarı mı, yoksa yakalanma ihtimalinin düşüklüğü mü?”