Dolar 43,2958
Euro 50,7490
Altın 6.749,63
BİST 12.810,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 6°C
Çok Bulutlu
Tekirdağ
6°C
Çok Bulutlu
Per 9°C
Cum 10°C
Cts 12°C
Paz 14°C

Kapaklı ve Saray’da RES gerginliği büyüyor

21 Ocak 2026 12:20
101

Tarımsal arazilerde 20 türbin ve depolama tesisi planı yerel tepkiyi artırdı.

Kapaklı ve Saray ilçelerinde EH Enerji A.Ş. tarafından planlanan “Kapaklı Rüzgâr Enerji Santrali ve Elektrik Depolama Tesisi” projesi, yer seçiminin verimli tarım arazilerine denk gelmesi nedeniyle tartışma yaratıyor. Proje, Kapaklı’nın İnönü, Karaağaç ve Yanıkağıl; Saray’ın Atatürk, Büyükyoncalı ve Bozoba mahallelerini kapsıyor. Bölge halkı, “enerji yatırımı–gıda güvenliği” geriliminin arttığını söylüyor.

Ne planlanıyor?

  • Kurulu güç: 50 MWm / 50 MWe rüzgâr santrali
  • Türbin sayısı ve birim kapasite: 20 türbin, her biri 2,5 MWe
  • Depolama: 50 MWe / 50 MWh kapasiteli elektrik depolama tesisi
  • Yıllık üretim hedefi: 200 milyon kWh
  • Yatırım bedeli: Yaklaşık 1 milyar 100 milyon TL
  • İletim planı: Üretilen enerjinin 154 kV hat ile Avrupa Serbest Bölge TM ve Bahçeağıl RES TM’ye aktarılması

Şirket, santral sahasında 10 bin 176 metrekarelik alanda depolama tesisi kurmayı öngörüyor. ÇED dosyasında sahaların bir bölümünün tarımsal niteliği korunacak alanlar içinde kaldığı belirtiliyor; bu durum, “tarım toprağı–enerji yatırımı” uyumsuzluğu tartışmasını büyütüyor.

ÇED sürecinde kritik gün

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci kapsamında Halkın Katılımı Toplantısı, 27 Ocak Salı günü saat 11.00’de Yanıkağıl Mahallesi Düğün Salonunda yapılacak. Toplantının amacı; proje hakkında bilgilendirme yapmak, soru ve önerileri almak.
Proje sahibi: EH Enerji Anonim Şirketi
ÇED raporunu hazırlayan kuruluş: ENVA Çevre İş Sağlığı ve Güvenliği Enerji Müh. Müş. Dan. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.

Tepkinin odak noktası: “Verimli topraklar”

Yerel üreticiler ve çevre savunucuları, türbin ayakları, servis yolları, trafo ve depolama tesisinin parsel bütünlüğünü bozacağını; toprak sıkışması, erozyon riski ve sulama altyapısının zarar görmesi gibi başlıklarda kaygı taşıyor. Bölge sakinleri, ürün deseninin ve hayvancılık faaliyetlerinin etkilenebileceğini, gürültü ve gölge kırpması gibi etkilerin yaşam kalitesini düşürebileceğini dile getiriyor. “Enerjiye evet, yer seçimine hayır” vurgusu öne çıkıyor.

Şirket ne diyor?

Şirket, ÇED sürecinde gürültü, gölge, flora–fauna, yüzey ve yeraltı suyu, arazi kullanımı gibi başlıklarda azaltım ve rehabilitasyon önlemleri uygulanacağını; tarımsal üretimin sürekliliği için şantiye ve işletme aşamasında kısıtlayıcı etkilerin minimize edileceğini savunuyor. Elektrik depolama tesisi ile şebeke güvenliğine katkı ve arızalara karşı esneklik sağlanacağı da dosyada yer alan gerekçeler arasında.

Uzmanların altını çizdiği başlıklar

  • Yer seçimi ve kümülatif etki: Aynı havzada mevcut veya planlanan diğer enerji ve altyapı projeleriyle birlikte toplam etkinin değerlendirilmesi gerekiyor.
  • Tarım–enerji dengesi: 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çerçevesinde “tarım dışı kullanım izinleri” ve toprak koruma projelerinin kapsamı belirleyici olacak.
  • Yaban hayatı ve göç yolları: Türbin konumları ile kuş hareketleri ve yarasa koridorlarının çakışıp çakışmadığı saha çalışmalarında netleştirilmeli.
  • Acil durum–yangın güvenliği: Depolama tesisleri için yangın senaryoları, izleme ve müdahale planları kritik.

Vatandaş için kısa rehber: Toplantıda ne yapılabilir?

  • Bilgi talebi: Türbin koordinatları, servis yolları, kamulaştırma/irtifak planları, parsel bazlı etki haritaları, gürültü ve gölge hesaplarının ham verileri istenebilir.
  • Tutanak şerhi: Görüş ve itirazlar, ad–soyad ve imza ile toplantı tutanağına geçirilebilir.
  • Dilekçe: Aynı gün veya süreç içinde Valilik/Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne yazılı itiraz sunulabilir.
  • Alternatif yer seçimi önerisi: Tarımsal niteliği zayıf, hassas ekosistemlerle çakışmayan sahalar için öneriler kayda geçirilebilir.

Süreç nasıl ilerleyecek?

Halkın Katılımı toplantısının ardından kurum görüşleri toplanacak, nihai ÇED raporu oluşturulacak. Bakanlığın “ÇED Olumlu/Olumsuz” kararına göre proje ya ilerleyecek ya da revizyona gidecek. Olası onay sonrası kamulaştırma/irtifak işlemleri ve uygulama projeleri gündeme gelecek.

Son durum

Bölge halkı, 27 Ocak Salı günü Yanıkağıl’daki toplantıda “topraklarını ve geçim kaynaklarını korumak” amacıyla itirazlarını topluca dile getirmeye hazırlanıyor. Enerji arzı güvenliği ile gıda güvenliği ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliği arasındaki denge, Kapaklı ve Saray’da verilecek kararla bir kez daha sınanacak.

RES’lerin İnsan ve Doğa İçin Taşıdığı Başlıca Riskler

Doğal çevreye etkiler

  • Habitat parçalanması ve tür baskısı: Türbin temelleri, servis yolları ve iletim hatları; tarım parsellerini ve doğal habitatları bölerek yaban hayatının göç yollarını ve üreme alanlarını daraltır.
  • Kuş ve yarasa çarpışmaları: Dönel kanatlar ve kule aydınlatmaları, özellikle göç dönemlerinde mortaliteyi artırabilir; yer seçimi ve kümülatif etki analizi kritik önemdedir.
  • Toprak sıkışması ve erozyon: Şantiye ve bakım trafiği ile ağır ekipman kullanımı, üst toprağı zedeler; yağış rejiminde yüzey akışını ve sediman taşınmasını artırabilir.
  • Bitki örtüsü kaybı ve istilacı tür riski: Açılan yollar/şantiyeler yerli türleri geriletip istilacı türlerin girişini kolaylaştırır.
  • Su kaynakları üzerindeki baskı: Temel kazıları ve yol açmaları drenajı değiştirir; dere yataklarına ince sediman taşınımı ve yeraltı suyu besleniminde sapmalar görülebilir.
  • Gürültü ve düşük frekanslı titreşim: Sürekli mekanik–aerodinamik ses; yaban hayatında kaçınma davranışlarına yol açabilir.
  • Görsel peyzaj ve ışık etkileri: Kule yüksekliği ve gece ışıkları, kırsal peyzajı değiştirir; hassas alanlarda turizm/doğa deneyimi olumsuz etkilenebilir.
  • Kümülatif etki: Aynı havzada mevcut RES/iletim projeleriyle birlikte toplam baskı, tekil projeden daha yüksek olabilir.
  • Devrilme–buz saçılması–yangın: Nadir de olsa kanat buzlanması sonucu buz parçalarının saçılması, fırtınada parça atımı ve elektrik ekipmanından kaynaklı yangın riski vardır.

İnsan sağlığı ve yaşam kalitesi

  • Gürültü ve gölge kırpması (shadow flicker): Türbin kanatlarının ışığı periyodik kesmesi ve düşük frekanslı ses, yakın yerleşimlerde rahatsızlık, uyku ve dikkat sorunları, yaşam memnuniyetinde azalma şikâyetlerine yol açabilir.
  • Tarım ve hayvancılık faaliyetlerine müdahale: Parsel bütünlüğünün bozulması, makine erişimi ve sulama hatlarının kesilmesi verimliliği düşürebilir; hayvan refahında stres davranışları bildirilebilir.
  • Trafik ve iş güvenliği: İnşaat ve bakım dönemlerinde ağır vasıta trafiği; yol güvenliği ve toz–gürültü artışı yaratır.
  • Mülkiyet ve sosyal gerilim: Kamulaştırma/irtifak süreçleri ile gelir paylaşımı adaletsiz algılanırsa yerel toplumsal gerilim doğabilir.

Elektrik Depolama Tesisi (EDT) özel riskleri

  • Termal kaçak ve yangın: Lityum-iyon vb. batarya teknolojilerinde hücre arızaları termal kaçakla yangın ve toksik gaz açığa çıkarmaya neden olabilir; yerleşim ve tarım alanlarına yakınlıkta risk yönetimi şarttır.
  • Tehlikeli atık ve kimyasal yönetimi: Elektrolitler, söndürme suları ve kullanım ömrü sonu bataryaların bertarafı çevre ve insan sağlığı açısından özel prosedür gerektirir.
  • Acil durum ve domino etkisi: Trafo–batarya–iletim altyapısının yakın konumlandığı sahalarda arıza birimden diğerine sirayet edebilir; senaryo temelli acil durum planları zorunludur.

Neden “yer seçimi” belirleyici?

Aynı teknoloji, tarımsal niteliği zayıf, hassas ekosistemlerden ve yerleşimlerden yeterli uzaklıkta konumlandığında riskleri ciddi ölçüde düşer. Bu yüzden:

  • En az 1–2 km yerleşim mesafesi,
  • Kuş/yarasa koridorlarından kaçınma,
  • Tarım parsellerinde servis yolu ve temel alanının minimizasyonu,
  • Gürültü–gölge sınır değerlerinin saha ölçümleriyle doğrulanması,
  • EDT için yangın güvenliği, havalandırma ve ikincil kontenman sistemleri,
  • Kümülatif etki ve alternatif yer analizi
    gibi koşullar sağlanmadıkça, RES ve EDT projeleri hem doğa hem de insanlar için yüksek risk barındırır.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Trakya Haber

Trakya Politik

Trakya Gazetesi