Dolar 42,5007
Euro 49,3389
Altın 5.763,59
BİST 10.898,70
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 14°C
Yağmurlu
Tekirdağ
14°C
Yağmurlu
Paz 13°C
Pts 14°C
Sal 13°C
Çar 14°C

Saklı Cennet: İğneada

20 Kasım 2024 16:59
848

Bir yanda hırçın dalgalarıyla Karadeniz, diğer yanda gölleri, ormanları ve masalsı manzaralarıyla İğneada… Bu saklı cennet, her adımda sizi doğanın kollarına bırakıyor. Biz de Trakya Politik İğneada’yı tüm yönleriyle inceliyor ve bu eşsiz beldenin öyküsünü sizlere sunuyor.

Doğanın Kalbine Yolculuk

Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada, Trakya’nın en kuzey ucunda, Bulgaristan sınırına kadar uzanan bir sahil beldesi. İğneada’yı özel kılan, yalnızca Karadeniz’in yanı başında yer alması değil; aynı zamanda bir ekosistem cenneti olması. İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı, gölleri, dereleri ve sahilleriyle ziyaretçilerine doğanın en saf halini sunuyor.

Buraya vardığınızda ilk dikkatinizi çeken şey, sakinlik. Şehir hayatının gürültüsü bir anda yok oluyor ve kuş cıvıltılarıyla orman kokusu sizi karşılıyor. Yerel halk, “Buraya gelen bir daha ayrılmak istemez” diyor. Haklılar, çünkü bu huzuru başka yerde bulmak zor.


Bir Dünya Mirası: Longoz Ormanları

İğneada denince akla ilk gelen yerlerden biri Longoz Ormanları. Longoz, dünyada ender rastlanan bir ekosistem. Tatlı su gölleriyle beslenen bu ormanlar, su seviyesinin yükseldiği dönemlerde adeta büyülü bir bataklığa dönüşüyor. Ormanda yürürken her adımınızda farklı bir bitki türüyle karşılaşmanız mümkün. Meşe, dişbudak, kızılağaç ve daha niceleri…

Biz de sabah erken saatlerde Longoz’un serin patikalarına doğru yola çıktık. Rehberimiz, bu ormanların sadece Türkiye için değil, dünya için de ne kadar değerli olduğunu anlattı. “Burada 184 farklı kuş türü tespit edildi. Özellikle ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde kuş gözlemcileri için bir cennet” diyor. Fotoğraf makinelerimizi hazırlayıp yavaş adımlarla ilerlerken bir martının uzun süren çığlığı ormanın derinliklerinde yankılandı. İşte tam da o an, bu doğa harikasının bir parçası olduğumuzu hissettik.


Dupnisa Mağarası: Yeraltının Büyüsü

İğneada’dan yaklaşık bir saatlik bir yolculukla Dupnisa Mağarası’na ulaşıyorsunuz. Yol boyunca sık sık ağaç tünellerinden geçiyorsunuz. Yol kenarındaki tabelalarda mağaranın hikayesi yazılı. Burası yalnızca Trakya’nın değil, Türkiye’nin de en önemli mağaralarından biri.

Mağaranın soğuk havası, içeri girer girmez sizi sarıyor. “Mağara, yazın sıcağında nefes almak için birebir” diyor rehberimiz. 2,7 kilometre uzunluğundaki Dupnisa, yer yer devasa sarkıtlar ve dikitlerle bezeli. Alt bölgesinde hâlâ yarasaların yaşadığı mağara, mistik bir atmosfere sahip. Rehber, burada kayaların üzerinde tarih öncesi dönemlere ait izler bulunduğunu da ekliyor. İnsan, doğanın bu kadar eskiye dayanan izlerini görmekten büyüleniyor.


Mert ve Erikli Gölleri: Doğanın Aynası

İğneada’nın bir diğer güzelliği de gölleri. Mert ve Erikli gölleri, Longoz ormanlarının kalbinde saklanıyor. Biz kano yaparak Mert Gölü’nün derinliklerini keşfettik. Suyun üstünde kayarken gölün üzerinde gezinen ördekler ve arada sırada suya dalan balıklar gözümüze çarpıyor. “Kano yapmak, gölü en iyi keşfetmenin yolu” diyor bir başka ziyaretçi. Erikli Gölü ise daha sakin. Yanınızda bir kamp sandalyesi getirin ve gölün kıyısında oturup doğanın sessizliğini dinleyin. Bu deneyim, gerçekten ruhunuzu dinlendiren türden.


Karadeniz’in Sakin Yüzü: İğneada Sahili

Karadeniz’in genellikle hırçın yüzüyle bilindiğini düşünüyorsanız, İğneada Sahili sizi şaşırtacak. Geniş kumsalı, berrak sularıyla bu sahil, deniz tutkunları için bir huzur durağı. 20 kilometrelik sahilin her köşesi doğal ve temiz. Özellikle sabah erken saatlerde kumsalda yürüyüş yapmak ve denizden yükselen güneşi izlemek unutulmaz bir deneyim.


Lezzetin Adresi

İğneada’da geçirdiğimiz süre boyunca yemekler de en az doğa kadar etkileyiciydi. Limandaki restoranlardan birine oturduk ve masamıza mevsiminde taze tutulan palamut geldi. Yanına Karadeniz pidesi ve mısır ekmeği eklendiğinde, ortaya unutulmaz bir sofra çıktı. “Burada her şey doğaldır” diyor garsonumuz, “balığımız Karadeniz’den, ekmeğimiz köy fırınından.”

Kahvaltı için ise köydeki bir çiftlik evini tercih ettik. Ev yapımı reçeller, sıcacık pişi ve yöresel peynirler eşliğinde mükellef bir kahvaltı yaptık. Bu doğal tatlar, şehrin yapay lezzetlerinden sonra gerçekten bir ödül gibi.


Konaklama: Doğayla İç İçe

İğneada’da konaklama seçenekleri doğaya duyarlı bir tatil anlayışı sunuyor. Biz Longoz ormanlarının kıyısında, küçük bir bungalovda konakladık. Sabah kuş sesleriyle uyanmak, pencerenizi açtığınızda orman manzarasıyla karşılaşmak gerçekten huzur vericiydi. Çadır kampı yapmak isteyenler için de pek çok alan mevcut.


Trakya’nın Yeşil İncisi

İğneada, sadece bir tatil destinasyonu değil; aynı zamanda doğaya dokunma fırsatı. Burada geçirdiğimiz her an, bizi modern hayatın karmaşasından biraz daha uzaklaştırdı. Yerel halkın sıcak karşılaması, doğanın cömertliği ve Karadeniz’in eşsiz manzarasıyla İğneada, tekrar tekrar gelmek isteyeceğiniz bir yer.

Trakya Politik’ten Tavsiye:
“Doğaya kaçmak istiyorsanız, rotanızı mutlaka İğneada’ya çevirin. Ancak bu eşsiz güzellikleri koruyarak ve saygıyla ziyaret etmeyi unutmayın. İğneada, geleceğe bırakmamız gereken bir miras.”

Yolunuz açık olsun, İğneada sizi bekliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Trakya Haber

Trakya Politik

Trakya Gazetesi