Dolar 43,7253
Euro 51,8467
Altın 6.875,96
BİST 14.227,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 16°C
Çok Bulutlu
Tekirdağ
16°C
Çok Bulutlu
Sal 15°C
Çar 8°C
Per 12°C
Cum 16°C

Tekirdağ susuzken barajlar neden bitmiyor: İnecik ve Dedecik dosyası

17 Şubat 2026 09:14
124

Tekirdağ’da yeraltı suyu her yıl biraz daha derine inerken, çiftçi kuyudan su çekerken elektrik faturasıyla boğuşurken, kent merkezinde yaz ayları “basınç düştü, su kesildi” rutinine dönüşmüşken, şehrin kaderini değiştirecek iki ana içme suyu yatırımı yıllardır aynı soruya takılıyor: “Ne zaman bitecek?”

Dosyanın merkezinde iki proje var: Tekirdağ İçmesuyu Projesi’nin omurgası sayılan İnecik 1–2 Barajları ve Çimen Deresi üzerindeki Dedecik Barajı. Kâğıt üzerindeki tarihler net; sahadaki manzara ise Tekirdağlıların günlük hayatına “gecikme” olarak yansıyor.

Sözleşme imzalandı, takvim uzadı: İnecik 1–2’nin kayıp yılları

Devlet Su İşleri’nin (DSİ) resmî duyurusuna göre İnecik 1–2 Barajları için ihale 25 Mart 2021’de yapıldı, sözleşme 13 Nisan 2021’de imzalandı. Bu projeler tamamlandığında Tekirdağ il merkezine yılda 12 milyon metreküpün üzerinde içme-kullanma suyu sağlayacağı ilan edildi. İnecik-1’in depolaması 9 milyon 400 bin metreküp, İnecik-2’nin depolaması 3 milyon 420 bin metreküp olarak açıklandı.

Ancak kritik eşik, Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün “Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı (2023–2027)” dokümanında geçen şu ifade: “En son verilen süre uzatımına göre işin bitim tarihi: 25 Temmuz 2024.”

Bugün takvim 11 Şubat 2026. Bu, resmî bir dokümanda belirtilen uzatılmış bitim tarihinin üzerinden yaklaşık 19 ay geçtiği anlamına geliyor. Soru şu: 2021’de sözleşmesi yapılan, 2024’te bitmesi gerektiği yazan iş, 2026’ya gelindiğinde neden hâlâ Tekirdağ’ın su gündeminde “devam eden inşaat” başlığında?

DSİ 11. Bölge’nin sosyal medya paylaşımlarında İnecik sahasında “devam eden kamulaştırma faaliyetleri ve imalatlar” vurgusu dikkat çekiyor. Bu ifade, gecikmenin en az bir ayağında kamulaştırmanın hâlâ sorun başlığı olduğunu düşündürüyor. Kamulaştırma; yalnızca parsel bedeli değil, aynı zamanda erişim yolları, şantiye etapları, sanat yapıları ve iletim güzergâhlarının açılabilmesi demek. Bir halkada yaşanan aksama, zincirin tamamını yavaşlatıyor.

Dedecik’te hedef 2026 yazı: Takvim sıkışıyor

Dedecik Barajı için ihale sürecine dair veriler daha yeni ve daha somut. İhale ilanı 6 Ocak 2023, teklifler 21 Şubat 2023’te alındı. İhale metinlerinde Dedecik’in depolama hacmi 30,67 hm3 (30 milyon 670 bin metreküp) olarak yer aldı. Sözleşme 20 Temmuz 2023’te imzalandı, işe 28 Temmuz 2023’te başlandığı bilgisi yayımlandı. İş süresi 1100 gün; hedef bitiş 2 Temmuz 2026.

Takvim hâlâ “hedef içinde” görünüyor; ancak Tekirdağ’ın acil su ihtiyacı ile projenin bitiş takvimi arasındaki mesafe, baraj bitse bile “su ne zaman musluğa gelir?” sorusunu büyütüyor. Çünkü baraj, tek başına suyu şehir şebekesine vermez. İsale hatları, arıtma, depolar, bağlantı yapıları ve işletmeye alma süreçleri tamamlanmadan baraj “depo”dur; “içme suyu çözümü” değil.

Bu nedenle 2026 başında gündeme gelen “İnecik 1–2 ve Dedecik barajları içme suyu isale hattı” ihale başlıkları kritik bir alarm zili gibi çalıyor: Barajlar gecikirse, iletim hatları da geriden gelirse, Tekirdağ’ın su güvenliği takvimi 2026’yı da aşabilir.

Barajın bitmesi yetmez: Su tutma ve işletmeye alma gerçeği

Tekirdağ’daki tartışmaların en sık atlanan kısmı “su tutma” süreci. Baraj gövdesi bitmiş olsa bile, su tutma rastgele başlatılamaz. DSİ’nin denetim ve izin süreçleri, güvenlik kontrolleri, ölçüm-izleme sistemleri, dolusavak ve derivasyon düzeni, geçici-kesin kabul aşamaları tamamlanmadan su tutma kararı alınmaz. Bu, teknik olarak doğru ve zorunlu bir prosedürdür; fakat takvim yönetimi yanlış yapılırsa, “bitti” denilen iş aylarca su tutamaz hale gelebilir.

Peki gecikmenin asıl nedeni ne: Tekirdağ’da dört ihtimal masada

Sahadaki gecikmeyi tek bir cümleyle açıklamak kolay; kanıtlamak ise veriye dayanmak zorunda. Bugün kamuya açık bilgiler, gecikmenin nedenine dair doğrudan bir “resmî gerekçe listesi” sunmuyor. Ancak Tekirdağ ölçeğinde gecikmeyi üreten başlıklar, baraj projelerinde genellikle dört kümeye ayrılır:

  1. Kamulaştırma ve güzergâh açma: DSİ’nin paylaşımlarında kamulaştırmanın hâlâ “devam eden” iş olarak anılması, en güçlü göstergelerden biri.
  2. Ödenek ve nakit akışı: Hakedişlerin düzenli ödenmemesi ya da yatırım programında ödeneğin yetmemesi, şantiyede hız kaybı yaratır. Bu başlık, resmî ödenek-gerçekleşme verileri olmadan kesin hükme bağlanamaz; ancak gecikmenin klasik nedenlerindendir.
  3. Jeoteknik ve proje revizyonları: Zemin koşulları, enjeksiyon-perde imalatları, dolusavak değişiklikleri, derivasyon düzeni gibi konular sahada aylar kaybettirebilir. Tekirdağ’ın yerel jeolojisi ve dere rejimi, “revizyon” ihtimalini her zaman masada tutar.
  4. Yüklenici performansı ve iş programı: Süre uzatımları genellikle “mücbir sebep”, “kamulaştırma”, “proje değişikliği” ya da “iş programı sapması” gibi gerekçelerle verilir. İnecik 1–2’de uzatımların kaç kez yapıldığı ve gerekçeleri kamuya açık derli toplu bir tabloda görünmüyor; bu, şeffaflık tartışmasını büyütüyor.

Tekirdağlıların “ihmal” dediği şey, çoğu zaman tek bir hata değil, bu başlıkların birden fazlasının aynı anda yönetilememesiyle ortaya çıkıyor.

Asıl tartışma: Bu barajlar Tekirdağ’a yetecek mi?

İnecik 1–2’nin toplam depolaması 12 milyon 820 bin metreküp; Dedecik’in depolaması 30 milyon 670 bin metreküp. İkisi bir araya geldiğinde yaklaşık 43 milyon 490 bin metreküp depolama kapasitesi eder. Kağıt üzerinde küçümsenecek bir rakam değil; ama Tekirdağ gibi hızla büyüyen, sanayisi genişleyen, tarımda suya bağımlı bir kentte “tek çözüm” diye sunulursa yetersiz kalabilir.

Burada karşılaştırma çarpıcı: İstanbul’un su güvenliği için planlanan Melen Barajı’nın depolama kapasitesi 694 hm3 (694 milyon metreküp) olarak anılıyor. İstanbul için yine DSİ’nin bir yazısında Osmangazi ve Sungurlu barajlarıyla 421,96 hm3 ilave depolama hacmi hedefinden söz ediliyor. İzmir Çeşme için DSİ’nin hayata geçirdiğini duyurduğu projede iki barajın yıllık içme suyu temini 3 milyon 740 bin metreküp seviyesinde açıklanıyor.

Bu örnekler, Türkiye’de bazı illerde içme suyu projelerinin “dev depolama” ölçeğinde ele alındığını, bazı illerde ise daha sınırlı kapasitelerle ilerlediğini gösteriyor. Tekirdağ’ın ihtiyacı ve büyüme hızı dikkate alındığında, iki barajın toplam depolamasını “nihai çözüm” olarak görmek yerine, “asgarî güvence” olarak okumak daha gerçekçi.

2002’den bu yana Tekirdağ neden hep geriden geliyor?

İktidar kanadı, DSİ üzerinden ülke genelinde çok sayıda tesisin tamamlandığını duyuruyor; DSİ’nin kendi raporları da her yıl yüzlerce tesisin hizmete alındığını kayda geçiriyor. Sorun tam da burada başlıyor: Türkiye genelindeki “toplu başarı anlatısı”, Tekirdağ özelinde “kritik içme suyu yatırımlarının gecikmesi” gerçeğini örtüyor.

Tekirdağ’ın su güvenliğinde kırılma yaratan iki projenin birinin 2021’den beri bitmemiş olması, diğerinin 2026’ya hedeflenmesi, “Tekirdağ’ın öncelik sırası” tartışmasını kaçınılmaz kılıyor. Bir şehir susuzlukla boğuşurken, en stratejik iki projenin takvim dışına taşması, yalnızca teknik bir aksama değildir; siyasal ve idari bir tercih tartışmasıdır.

Bugün Tekirdağlıların masaya koyduğu soru, aslında tek cümle: “Diğer illerde dev depolamalar planlanırken, Tekirdağ neden yıllarca bekledi?”

Bu sorunun cevabı, “baraj var mı yok mu”dan çok daha derinde: Yatırım programında Tekirdağ’ın yeri, kamulaştırma ve ödenek süreçlerinin hızlandırılması, iş programının şeffaf takibi ve barajlarla birlikte isale hattı–arıtma–işletmeye alma zincirinin aynı anda yürütülmesi.

Tekirdağ için çözüm önerisi: Takvim ve hesap verebilirlik

Tekirdağ’ın su güvenliği, tek bir kurum açıklamasıyla veya bir temel atma töreniyle yönetilemez. Şehir, artık proje bazlı “gün gün ilerleme” takibi istiyor:

  • İnecik 1-2’de süre uzatımlarının kaç kez verildiği ve gerekçeleri kamuya açıklanmalı.
  • Kamulaştırma hangi etaplarda tıkandıysa, tarih ve hedefleriyle ilan edilmeli.
  • Dedecik için 2 Temmuz 2026 hedefi, aylık fiziki gerçekleşme verisiyle takip edilmeli.
  • Barajların suyu şehre ulaştıracak isale hattı ve arıtma takvimi baraj takvimine kilitlenmeli.
  • Tekirdağ’ın hızla artan su ihtiyacı için, bu iki barajın ötesinde yeni kaynak ve depolama senaryoları tartışılmalı.

Tekirdağ bugün susuzluğu “hissediyor”. Barajlar ise hâlâ “tamamlanırsa” cümlesinin içinde. İşte bu yüzden Tekirdağ’da su meselesi artık bir altyapı yatırımı değil, bir “yönetim sınavı”dır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Trakya Haber

Trakya Politik

Trakya Gazetesi