Dolar 43,1297
Euro 50,2219
Altın 6.246,25
BİST 12.200,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 8°C
Parçalı Bulutlu
Tekirdağ
8°C
Parçalı Bulutlu
Cts 14°C
Paz 9°C
Pts 0°C
Sal 4°C

TEKİRDAĞ’DA SUSUZLUĞUN TEK SORUMLUSU AK PARTİ’DİR

9 Ocak 2026 14:19
227

TRAKYA POLİTİK – Tekirdağ, yaklaşık 1 milyon 200 bin nüfusuyla sanayinin ve vergi üretiminin merkezlerinden biri. Ancak kentin en temel ihtiyacı olan içme suyu konusunda yıllardır yatırım açığı büyüyor. Bugün gelinen noktada TESKİ, 400-500 metre derinliğe inen sondajlar ve yüzlerce kuyu ile kente su arzı yaratmaya çalışıyor. Bunun doğal sonucu da yüksek enerji maliyeti ve pahalı su olarak vatandaşa dönüyor. Ne var ki pahalı suyun bile sürdürülebilirliği tartışmalı hale geldi.

Üstelik yeraltı suyu kullanıldıkça seviye daha da dibe çekiliyor maliyet artıyor, kaynak daraldıkça kriz derinleşiyor. Uzmanların altını çizdiği gerçek ise daha sert: Bir içme suyu barajı “karar–proje–kamulaştırma–inşaat–su tutma–arıtma–şebekeye verme” zinciriyle ilerliyor. Bu zincir, Tekirdağ gibi büyüyen bir kentte en az 10 yıl demek. Yani bugün karar alınsa bile, musluğa güvenli suyun gelmesi için bir on yıl daha gerekiyor. Bu yüzden yaşanan sorun, “günlük kesinti” değil; stratejik bir kamu yatırımı boşluğunun korkutucu faturası olarak karşımıza çıkıyor.

AK Parti’nin çeyrek asırlık iktidarı boyunca vergide sürekli ilk 10’da olan Tekirdağ’a doğru düzgün baraj yapmamış olması yerel yönetimlerin suçu mu? Elbette değil. Çünkü yerel yönetimler ve ilgili genel müdürlükler su kaynarlarının şehir şebeke hatlarındaki dolaşımından sorumludurlar. Su kaynaklarını oluşturmak, geliştirmek, zenginleştirmek ve belli bir program dahilinde korumak Devlet Su İşleri’nin yükümlülüğündedir.

Rakamların dili: Tekirdağ’a 25 yılda 3 içme suyu barajı, sonuncusu 2017’de

Devlet Su İşleri’nin illere göre tamamlanan baraj istatistiklerine göre 2002’den 2024’e uzanan dönemde Tekirdağ’da içme suyu faydası bulunan baraj sayısı sadece üç. Bu üç barajın toplam içme suyu kapasitesi ise yılda yaklaşık 28 hektometreküp düzeyinde.

Tekirdağ’ın 2002 sonrası içme suyu barajları (tamamlanma yılı ve kapasite):

Tekirdağ-Çokal Barajı (2012): yılda yaklaşık 17 hektometreküp

Tekirdağ-Naipköy Barajı (2016): yılda yaklaşık 6 hektometreküp

Tekirdağ-Saray Ayvacık Barajı (2017): yılda 5 hektometreküp

Daha çarpıcı olan şu: Tekirdağ’da içme suyu barajı bakımından “son tarih” 2017. Yani kentin nüfusu, sanayisi ve su ihtiyacı artarken, yaklaşık 8 yıldır yeni bir içme suyu barajı tamamlanmış görünmüyor. “Küçük iller” Tekirdağ’ı yakalıyor, hatta geçiyor Tekirdağ’ın yıllara yayılan toplam kapasitesi yıda 28 hektometreküp iken, Tekirdağ’dan ekonomik ve nüfus ölçeği bakımından daha küçük sayılabilecek bazı illerde tablo dikkat çekici:

  • Kilis: 2002 sonrası içme suyu faydası bulunan 2 baraj, toplam yaklaşık 25 hm3/yıl
    • Seve (2005): yaklaşık 6 hektometreküp
    • Yukarı Afrin (2018): yaklaşık 19 hektometreküp
      Tekirdağ 25 yılda 28 hektometreküpe ulaşırken, Kilis iki yatırımla Tekirdağ’a neredeyse yetişiyor.
  • Kocaeli: Tek bir barajla (2020) yılda yaklaşık 25 hektometreküp
    Tekirdağ’ın 25 yıla yayılmış toplamı ile tek yılda yapılan kapasite neredeyse aynı.
  • Karaman: Tek bir barajla (2011) yılda yaklaşık 22 hektometreküp
    Tekirdağ’ın toplamına çok yakın bir kapasiteyi tek kalemde almış.
  • Isparta ve Burdur baraj yatırımında çift haneli sayılarda yer alıyor.
  • Samsun Tekirdağ’ın 5 katı, Trabzon 3 katı hetrometreküp tamamlanan yatırıma sahip
  • Tekirdağ hacim olarak Türkiye’de 27. il konumunda. Üstelik sanayi anlamında çok fazla su tüketimi de varken durum bu şekilde.

Bu karşılaştırmaların anlamı açık: Tekirdağ’ın su ihtiyacı büyürken, yatırım ölçeği “var gibi görünen ama ihtiyacı taşımayan” bir düzeyde kalmış.

Tüm illerdeki yatırımları görebilmek için bu bağlantıdan dosyayı indirebilirsiniz:
https://cdniys.tarimorman.gov.tr/api/File/GetGaleriFile/425/DosyaGaleri/8848/4.1.illere_gore_yapimi_tamamlanan_barajlar_ve_faydalari_19362024.xls

Tek bir barajla Tekirdağ’ın 25 yılı: Bazı illerde kapasite farkı uçurum

Tekirdağ’ın 2002 sonrası toplam içme suyu kapasitesi yaklaşık 28 hm3/yıl iken, bazı illerde tek bir yatırım bile Tekirdağ’ın toplamını katlıyor:

  • Konya – Bağbaşı Barajı (2012): 100 hm3/yıl
    Tekirdağ’ın toplamının yaklaşık 3 katı.
  • Kayseri – Bahçelik Barajı (2003): 96 hm3/yıl
    Tekirdağ’ın toplamının yaklaşık 3 katı.
  • Trabzon – Atasu Barajı (2012): 91 hm3/yıl
    Tekirdağ’ın toplamının yaklaşık 3 katı.
  • Mersin: 3 barajla toplam yaklaşık 174 hm3/yıl
    Tekirdağ’ın toplamı, Mersin’in kapasitesinin yaklaşık altıda biri.

Üstelik bazı illerde yatırım “devam ediyor”: Bursa’da 2024’te dahi içme suyu faydalı baraj tamamlanmış görünüyor. Tekirdağ’da ise 2017’den sonra dosya kapanmış gibi.

TESKİ kuyuya indikçe su pahalanıyor: Merkezin yapmadığını belediye telafi etmeye çalışıyor

Tekirdağ’da suyun pahalılaşmasının temel nedenlerinden biri, yüzey suyu depolama altyapısının yetersizliği. Barajlarla yüzey suyu depolayamadığınızda şehir yeraltı suyuna yükleniyor. Yeraltı suyuna yüklendikçe de:

  • Daha derine iniliyor (400-500 metre),
  • Daha fazla elektrik harcanıyor,
  • Maliyet yükseliyor,
  • Kaynak daha hızlı tükeniyor.

TESKİ’nin çabası, krizi yönetmeye dönük bir “acil servis” refleksi. Ama baraj ölçeğinde kalıcı çözüm, DSİ’nin yani merkezi idarenin sorumluluğunda.

Soru net: Tekirdağ’ın su güvenliği niçin planlanmadı?

Rakamlar Tekirdağ’ın “hiç yatırım almamış” olmadığını gösteriyor; asıl sorun daha ağır: Tekirdağ’ın ihtiyacını karşılayacak ölçekte, süreklilikte ve hızda yatırım yapılmamış olması. Üç barajlık tablo; büyüyen sanayi, artan nüfus ve yeraltı suyu krizine karşı yetersiz.

Bugün Tekirdağ’ın önünde iki seçenek var:

  1. Ya kuyuya daha da inilecek, maliyet daha da artacak, kaynak daha da tükenecek.
  2. Ya da merkezi idare, Tekirdağ’ı “sonra bakarız” listesinden çıkarıp hemen baraj ve yüzey suyu depolama projelerini başlatacak.

Bu tabloya bakınca, Tekirdağ’ı temsil eden iktidar milletvekillerinin kamuoyuna anlatması gereken şey “yatırım yaptık” cümlesi değil; çok daha somut bir soru: 2017’den bu yana Tekirdağ’ın içme suyu güvenliği için hangi baraj projesi başlatıldı, hangisi hangi takvimle bitirilecek?

Çünkü su, propaganda cümleleriyle değil; takvim, kaynak ve tesis ile akıyor. Tekirdağ ise artık “bir gün” değil, bugün su istiyor!

AK PARTİ ÇEYREK ASIR BOYUNCA NE YAPTI?

Bu tablonun en ağır tarafı, “Tekirdağ susuz kalıyor” gerçeği ortadayken merkezi idarenin ve kenti Meclis’te temsil eden AK Parti milletvekillerinin yıllar boyunca bu başlıkta somut bir sonuç üretememiş olması. İçme suyu barajı gibi stratejik yatırımlar, belediyenin iyi niyetiyle ya da birkaç kuyu açarak telafi edilecek işler değil; DSİ’nin planlaması, bütçesi, kamulaştırması ve takvimiyle yürür. Buna rağmen Tekirdağ’da artan nüfus, büyüyen sanayi, derinleşen yeraltı suyu çekimi ve pahalı enerji maliyetleri yıllardır biliniyorken, kamuoyunun önüne konulmuş bağlayıcı bir “baraj takvimi” görülmedi; ne ihale takvimi açıklandı ne de “şu tarihte su tutacak, şu tarihte şebekeye verilecek” diye bir yol haritası paylaşıldı.

Bugün gelinen noktada, kriz kapıya dayandıktan sonra yapılan açıklamalar ve temenniler bir anlam ifade etmiyor: Tekirdağ’ın su güvenliği, çeyrek asırlık iktidar döneminde öncelikler listesinde geriye itildi; milletvekilleri ise bu sessizliği bozmak yerine, ya sorunu görmezden geldi ya da sorumluluğu yerel idarelerin üzerine yıkmayı tercih etti. Sonuç ortada, Tekirdağ, merkezi hükümetin görevi olan yüzey suyu depolama yatırımları gelmediği için, kuyudan kuyuyu kovalar hale getirildi; şehir, yönetilebilir bir risk olmaktan çıkıp kaçınılmaz bir krizin eşiğine sürüklendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Trakya Haber

Trakya Politik

Trakya Gazetesi