Dolar 49,3911
Euro 55,1333
Altın 6.504,60
BİST 12.118,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 14°C
Yağmurlu
Tekirdağ
14°C
Yağmurlu
Per 18°C
Cum 16°C
Cts 15°C
Paz 18°C

TRAKYA’DA PETROL VE GAZ PROJESİNE BÜYÜK İTİRAZ: “ACELE KAMULAŞTIRMA KARARI İPTAL EDİLSİN!”

14 Ekim 2026 14:33
28

TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu ve Trakya Platformu, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının Trakya’da yürütmeyi planladığı petrol ve doğal gaz arama ve üretim projesine karşı ortak basın açıklaması yaptı. Trakya’nın tarım topraklarının, su kaynaklarının ve doğal yaşamının ciddi tehditlerle karşı karşıya kalabileceğini belirten kurumlar, Cumhurbaşkanlığı tarafından alınan acele kamulaştırma kararının iptal edilmesini istedi. Açıklamada, projenin ekonomik getirisinden çok doğurabileceği çevresel ve toplumsal zararların dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu ile Trakya Platformu Tekirdağ Yürütme Kurulu, 13 Ekim 2026 Salı günü Tekirdağ Hasan Âli Yücel Meydanı’nda düzenledikleri ortak basın açıklamasıyla Trakya’da petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri için alınan acele kamulaştırma kararına tepki gösterdi.

“TPAO’nun Trakya’da Petrol ve Gaz Üretim Projesine Hayır” başlığıyla gerçekleştirilen açıklamada, bölgenin tarımsal üretim kapasitesinin ve giderek azalan su kaynaklarının korunması gerektiği belirtilerek enerji yatırımlarının yaratabileceği çevresel tahribata dikkat çekildi.

Kurumlar, projede asıl hedefin kaya gazı çıkarılması olduğunu öne sürerken, bu faaliyetlerin tarım arazileri, yeraltı suları, ekosistem ve halk sağlığı üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

ACELE KAMULAŞTIRMA KARARINA TEPKİ

Basın açıklamasının odağında, 5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yer aldı.

Söz konusu kararla Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında ihtiyaç duyacağı taşınmazların acele kamulaştırılmasının önü açıldı.

Karar, ruhsat alanlarında sondaj lokasyonları, ulaşım yolları, petrol ve doğal gaz boru hatları, enerji nakil hatları, üretim kampları, idari yerleşkeler ve depolama tesisleri için ihtiyaç duyulan taşınmazları kapsıyor.

TMMOB ve Trakya Platformu ise bu kararın yalnızca bir enerji yatırımı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek Trakya’nın geleceğini doğrudan ilgilendiren bir çevre, tarım ve mülkiyet hakkı sorunu bulunduğunu savundu.

Açıklamada, acele kamulaştırma uygulamasının anayasal mülkiyet hakkı ve çevre hakkı açısından ciddi hukuki sorunlar taşıdığı ifade edildi.

“TRAKYA TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ TARIMSAL ÜRETİM MERKEZLERİNDEN BİRİ”

Basın açıklamasında Trakya’nın Türkiye’nin gıda güvenliği açısından stratejik önem taşıyan bölgelerinden biri olduğu vurgulandı.

Bölgenin verimli toprakları, tarımsal üretim kapasitesi ve su kaynaklarıyla Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğu belirtilirken enerji arama ve üretim faaliyetlerinin bu özellikler gözetilmeden planlanmasının kabul edilemeyeceği ifade edildi.

Trakya Kalkınma Ajansının bölge planındaki 2021 yılı üretim verilerine dikkat çekilen açıklamada, Türkiye’nin ayçiçeği üretiminin % 41’inin, çeltik üretiminin % 44’ünün, kanola üretiminin % 61’inin ve buğday üretiminin % 15’inin Trakya Bölgesi’nde gerçekleştirildiği hatırlatıldı.

Bu verilerin, Trakya’nın yalnızca bölge halkı için değil, Türkiye’nin tamamının gıda ihtiyacı bakımından önemli olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

Kurumlar, tarım arazilerinin enerji üretimi amacıyla farklı kullanımlara açılmasının uzun vadede çiftçiliği ve hayvancılığı olumsuz etkileyebileceğini savundu.

KAYA GAZI UYARISI: YERALTI SULARI TEHLİKEYE GİREBİLİR

Ortak basın açıklamasında en geniş yer verilen konulardan biri kaya gazı üretimi ve bu üretimde kullanılan hidrolik kırma yöntemi oldu.

Kaya gazının, yerin derinliklerinde düşük geçirgenliğe sahip kayaçların içerisinde bulunan doğal gaz olduğu anlatıldı. Bu gazın çıkarılması için yatay sondaj ve yüksek basınç altında sıvı enjekte edilerek kayaçlarda çatlaklar oluşturulmasına dayanan hidrolik kırma yönteminin kullanılabildiği belirtildi.

Açıklamada, bu yöntemle gerçekleştirilecek üretimin yüksek miktarda su kullanımına, kimyasal maddelerin taşınmasına ve atıkların yönetilmesi ihtiyacına yol açabileceği kaydedildi.

Trakya’nın mevcut su sıkıntısına özellikle dikkat çekildi.

Bölgedeki tarım, sanayi ve yerleşim alanlarının su ihtiyacının giderek arttığı, yeraltı su kaynaklarının ise yoğun kullanım baskısı altında bulunduğu vurgulandı.

Açıklamada, su kaynaklarının enerji üretimi amacıyla kullanılmasının tarımsal sulama, içme suyu temini ve sanayi faaliyetleri arasındaki mevcut rekabeti daha da artırabileceği ifade edildi.

Kurumlar, kaya gazı çıkarılmasının sağlayacağı ekonomik faydanın su kaynaklarına ve tarım alanlarına verebileceği zararlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“KAYA GAZINDAN ELDE EDİLECEK GELİR, OLUŞACAK TAHRİBATI KARŞILAYAMAZ”

TMMOB ve Trakya Platformu, enerji üretiminden sağlanacak ekonomik gelirin çevresel zararları telafi etmeye yetmeyebileceğini savundu.

Açıklamada şu ifadeye yer verildi:

“Kaya gazından elde edilecek gelir, oluşacak tahribat ve su kayıplarını karşılayamaz.”

Trakya’nın son yıllarda hızla artan sanayileşme, nüfus artışı ve su tüketimi nedeniyle önemli çevresel sorunlarla karşı karşıya bulunduğu belirtilerek yeni enerji projelerinin bu sorunlardan bağımsız değerlendirilmemesi gerektiği kaydedildi.

Kurumlar, yeraltı sularının korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

TARIM ARAZİLERİNDE KALICI TAHRİBAT ENDİŞESİ

Basın açıklamasında, petrol ve gaz üretimi için açılacak kuyuların ve kurulacak yardımcı tesislerin tarımsal faaliyetler üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi.

Kuyu alanları, servis yolları, boru hatları ve diğer altyapı yatırımlarının tarım arazilerinin kullanımını değiştirebileceği belirtildi.

Üretim faaliyetleri sırasında artabilecek ağır araç trafiği, toz, egzoz emisyonları ve atıkların da çevredeki tarım alanlarını, meraları, ormanları ve yerleşim yerlerini olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.

Açıklamada, üretim faaliyetlerinin 15 ila 20 yıllık bir döneme yayılabileceği belirtilerek uzun süreli işletme faaliyetlerinin toprak verimliliği üzerinde yaratabileceği etkilerin dikkate alınması istendi.

Kurumlar, olası toprak kirliliğinin ve arazi tahribatının çiftçilerin geçim kaynaklarını tehdit edebileceğini savundu.

Tarım arazilerinin üretim dışına çıkması veya verimlerinin azalmasının yalnızca arazi sahiplerini değil, bölgedeki hayvancılığı, tarıma dayalı sanayiyi ve gıda tedarik zincirini de etkileyebileceği belirtildi.

DEPREM VE YER SARSINTISI RİSKİNE DE DİKKAT ÇEKİLDİ

Basın açıklamasında hidrolik kırma faaliyetlerinin olası sismik etkileri de gündeme getirildi.

Yüksek basınçla gerçekleştirilen yeraltı sıvı enjeksiyonlarının bazı koşullarda sismik hareketlilikle ilişkili olabileceğine dikkat çekilerek Trakya’nın jeolojik özellikleri ve fay hatlarının proje değerlendirmelerinde mutlaka dikkate alınması gerektiği ifade edildi.

Kurumlar, olası yer sarsıntıları ve yeraltı yapısına yönelik etkiler konusunda bilimsel incelemeler yapılmasının önemini vurguladı.

Avrupa’daki uygulamalara da değinilen açıklamada Fransa, Bulgaristan, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde hidrolik kırma yöntemine ilişkin getirilen yasaklar ve kısıtlamalar hatırlatıldı.

“ÇEVRESEL ETKİLER BİR BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ”

TMMOB ve Trakya Platformu, proje alanlarının tek tek değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını, tüm faaliyetlerin Trakya üzerindeki toplam etkisinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Açıklamada, planlanan kuyuların yanı sıra ulaşım yolları, depolama tesisleri, üretim kampları, atık yönetimi ve diğer yardımcı tesislerin de çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerinin birlikte incelenmesi istendi.

Özellikle yerleşim alanlarına, içme suyu havzalarına, tarım arazilerine ve ormanlara yakın faaliyetlerin yaratabileceği risklerin göz ardı edilmemesi gerektiği kaydedildi.

Trakya’nın yoğun ve yer yer plansız sanayileşmenin etkilerini hâlihazırda yaşadığına işaret edilerek yeni yatırımların bölgedeki mevcut çevresel yükü artırabileceği uyarısı yapıldı.

“ÜSTÜN KAMU YARARI GÖZETİLMELİ”

Basın açıklamasında projenin hukuki boyutuna da geniş yer ayrıldı.

Kurumlar, acele kamulaştırma kararının Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı bakımından hukuka aykırılık taşıdığını savundu.

Kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, çevre mevzuatı, Kamulaştırma Kanunu ve Danıştay içtihatları açısından da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada, enerji yatırımlarının yalnızca ekonomik getirileri üzerinden ele alınamayacağı vurgulanarak tarımsal üretimin sürekliliği, temiz suya erişim, halk sağlığı ve gelecek kuşakların yaşam hakkının korunmasının öncelikli olması gerektiği ifade edildi.

Kurumlar, kamu yararının değerlendirilmesinde çevre ve tarımsal üretim üzerindeki uzun vadeli etkilerin belirleyici olması gerektiğini savundu.

CUMHURBAŞKANLIĞI KARARININ İPTALİ İSTENDİ

TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu ve Trakya Platformu Tekirdağ Yürütme Kurulu, açıklamanın sonuç bölümünde petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine ilişkin kararların toplum sağlığı, tarımsal verimlilik, su kaynakları ve çevresel etkiler gözetilerek yeniden değerlendirilmesini istedi.

Kurumlar, 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın mülkiyet ve çevre hakları ile acele kamulaştırmaya ilişkin hukuki düzenlemelere aykırı olduğu görüşünü dile getirerek kararın bir an önce iptal edilmesi çağrısında bulundu.

Açıklamada Trakya’nın tarım topraklarının, ormanlarının, su kaynaklarının ve doğal yaşam alanlarının korunmasının bölge halkının geleceği açısından yaşamsal önem taşıdığı vurgulandı.

PROF. DR. DOĞAN KANTARCI VE AVUKAT GÜNEŞ GÜRSELER’E TEŞEKKÜR

Ortak açıklamanın sonunda, Trakya’nın doğal varlıklarının korunması amacıyla yürütülen çalışmalara katkıda bulunan bilim insanı Prof. Dr. Doğan Kantarcı ile hukuki destek sağlayan Avukat Güneş Gürseler’e teşekkür edildi.

TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu ve Trakya Platformu Tekirdağ Yürütme Kurulu, Trakya’nın su kaynaklarının, verimli tarım topraklarının ve doğal yaşamının korunması gerektiğini bir kez daha vurgulayarak acele kamulaştırma kararının iptali yönündeki taleplerini yineledi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Trakya Haber

Trakya Politik

Trakya Gazetesi