BÜYÜKŞEHİR İKİ YILDA DESTAN YAZDI
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, 27 Nisan 2026’da gerçekleştirdiği basın toplantısında iki yıllık hizmet dönemini tüm boyutlarıyla açıkladı. Açıklanan veriler yalnızca yapılan işleri değil; Tekirdağ’da belediyeciliğin kökten değiştiğini ortaya koydu. Altyapıdan sosyal hizmetlere, ulaşımdan afet yönetimine kadar her alanda ortaya konan tablo, “yerel yönetimde yeni bir model” olarak yorumlandı.
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, hizmette ikinci yıl dolayısıyla hazırlanan geniş kapsamlı basın kitiyle, göreve geldiği günden bugüne uzanan iki yıllık dönemin ayrıntılı muhasebesini kamuoyunun değerlendirmesine sundu. “Candan Başkan Anlatıyor: Tek Hedef Daha Mutlu Bir Tekirdağ” başlığıyla hazırlanan çalışma, klasik bir faaliyet dökümünün ötesine geçerek, Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik anlayışının kurulmaya çalışıldığını bütün başlıklarıyla ortaya koydu.
Basın kitinde yer alan veriler, iki yıllık sürecin yalnızca yapılan hizmetlerle değil, o hizmetlerin arkasındaki yönetim aklıyla da okunması gerektiğini gösteriyor. Candan Yüceer’in yönetim yaklaşımı; mali disiplin, öz kaynak kullanımı, katılımcılık, sosyal dayanışma, afetlere hazırlık, üreticiye destek, çevre duyarlılığı ve kurumsal kapasite artışı ekseninde şekilleniyor. Bu nedenle ortaya çıkan tablo, yalnızca “ne yapıldı?” sorusuna değil, “Tekirdağ nasıl bir belediyecilik modeline taşınıyor?” sorusuna da cevap veriyor.
Satmadı, kiralamadı; belediyenin öz varlığını büyüttü
Basın kitinin en güçlü mesajlarından biri, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin mali yönetim anlayışında yaşanan değişim oldu. Yüceer yönetimi, belediyenin kaynaklarını kısa vadeli çözümlere harcamak yerine, kalıcı kurumsal kapasiteye dönüştürmeyi tercih etti. Bu anlayışın en görünür sonucu ise araç ve iş makinesi politikasında ortaya çıktı.
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, TESKİ ve iştirakleriyle birlikte toplam 433 yeni araç ve iş makinesini öz malı haline getirdi. Bu tercih, basın kitinde yalnızca bir araç alımı olarak değil, belediyecilikte “kirala, kullan, geri ver” anlayışından çıkıp, “satın al, kurumsal kapasiteyi büyüt, uzun yıllar hizmet üret” anlayışına geçiş olarak anlatıldı.
Bu yaklaşım, Yüceer döneminin mali felsefesini de özetliyor. Belediye, taşınır ve taşınmazlarını elden çıkararak günü kurtarmak yerine, mevcut varlıklarını koruyan ve üzerine yenilerini ekleyen bir çizgi izledi. Böylece kaynaklar geçici harcamalara değil, uzun vadeli hizmet omurgasına dönüştürüldü. Bu, Tekirdağ’da mali disiplinin yalnızca tasarruf olarak değil, kamusal gücü büyüten stratejik bir yönetim tercihi olarak ele alındığını gösterdi.

Halkın sesi veri oldu, veri yönetime dönüştü
Basın kitinde dikkat çeken başlıklardan biri de Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü’ne ulaşan talep, öneri ve şikâyetlerin ayrıntılı biçimde analiz edilmesi oldu. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, vatandaş başvurularını yalnızca kayıt altına alınan şikâyetler olarak değil, şehrin sosyal haritasını gösteren bir veri alanı olarak değerlendirdi.
İlçe bazlı dağılım, Tekirdağ’daki nüfus, hizmet beklentisi ve sosyal hareketliliğin hangi noktalarda yoğunlaştığını açık biçimde gösterdi. Süleymanpaşa başvuruların yüzde 28,81’i ile ilk sırada yer aldı. Onu yüzde 17,80 ile Çerkezköy, yüzde 17,79 ile Çorlu, yüzde 9,60 ile Kapaklı izledi. Malkara, Şarköy, Ergene, Marmaraereğlisi, Hayrabolu, Muratlı ve Saray’dan gelen başvurular da kentin tamamına yayılan bir katılım tablosu ortaya koydu.
Ancak asıl çarpıcı veri, başvuruların konularına göre dağılımında ortaya çıktı. Sosyal Yardımlar Şube Müdürlüğü’ne gelen başvurular 45 bin 951 sayısıyla toplam başvuruların yüzde 50,18’ini oluşturdu. Bu tablo, Tekirdağ’da vatandaşların yarısından fazlasının belediyeye sosyal destek ihtiyacıyla ulaştığını gösterdi. Toplu Taşıma ve Planlama, İşletme ve İştirakler, Veteriner İşleri, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri, Kırsal Kalkınma, Zabıta, Yol Bakım ve Trafik Hizmetleri başlıkları ise kentin gündelik hayatındaki diğer önemli ihtiyaç alanları olarak öne çıktı.
Bu veri, basın kitinin sosyal belediyecilik bölümüne güçlü bir zemin hazırladı. Çünkü ortaya çıkan tablo, belediyeciliğin yalnızca yol, altyapı ve fiziki yatırımlardan ibaret olmadığını; ekonomik koşulların ağırlaştığı bir dönemde vatandaşın belediyesinden dayanışma, destek ve güven beklediğini gösterdi.

Sosyal belediyecilikte ilk yılda 7 kat büyüme
Candan Yüceer döneminin en iddialı başlıklarından biri sosyal belediyecilik oldu. Basın kitinde, göreve gelinen ilk yıl dolmadan sosyal işlerde hizmet kapasitesinin 7 kat artırıldığı özellikle vurgulandı. Bu artış yalnızca rakamsal bir büyüme değil, belediyenin sosyal destek anlayışında yaşanan dönüşümün de göstergesi olarak sunuldu.
İki yıllık süreçte 669 kişiye nakdi yardım, 615 kişiye sosyal destek kartı, 4 bin 702 emekliye pazar desteği, 2 bin 988 öğrenciye eğitim desteği, 1.213 bebeğe yeni doğan desteği sağlandı. Bunun yanında 7 bin 639 gıda kolisi, 205 asker paketi, 19 bin 837 ulaşım desteği ve 5 bin 791 gence internet desteği verildi.
Sosyal desteklerdeki artış oranları da dikkat çekici oldu. Nakdi yardım desteğinde yaklaşık yüzde 81, emekli pazar desteğinde yüzde 267, yeni doğan desteğinde ise yüzde 378 büyüme sağlandı. Bu veriler, sosyal yardımların sabit bir yardım kalemi olmaktan çıkıp, ihtiyaca göre genişleyen canlı bir sosyal koruma modeline dönüştüğünü ortaya koydu.

Kadın, aile, yaşlı, engelli ve sağlık hizmetlerinde yeni sosyal omurga
Kadın ve aile hizmetleri de iki yıllık dönemde ciddi bir kurumsal büyüme gösterdi. 31 Mart 2024’ten 31 Mart 2026’ya kadar Kadın Danışma Merkezleri aracılığıyla psikolojik danışmanlık, çocuk gelişimi desteği, çocuk etkinlikleri, oyuncak kütüphanesi ve atölye çalışmalarıyla toplam 9 bin 780 hizmet erişimi sağlandı. 2024 yılında 2 bin 305 olan toplam hizmet erişimi, 2025’te 4 bin 758’e yükselerek yaklaşık yüzde 106 arttı. 2026’nın ilk üç ayında ise 2 bin 717 hizmet erişimi gerçekleşti.
Engelli ve yaşlı hizmetlerinde de belediyenin evin içine kadar giren bir destek modeli kurduğu görüldü. Ev temizliği hizmetlerinde yüzde 336, ulaşım hizmetlerinde yüzde 185 artış sağlandı. İlk kez devreye alınan 2 bin 264 kişisel bakım ve kuaförlük hizmeti, 268 fizyoterapi hizmeti, 712 psikolojik danışmanlık, 698 özel eğitim hizmeti, 370 cihaz tamiri ve 124 mola evi hizmeti, sosyal belediyeciliğin yalnızca başvuru karşılayan değil, yaşam kalitesini doğrudan artıran bir modele dönüştüğünü gösterdi.
Sağlık hizmetlerinde de hasta nakil kapasitesi 744’ten 2 bin 262’ye çıktı. Bu, yaklaşık yüzde 204’lük bir artış anlamına geliyor. Hasta nakil ambulansı sayısı 2’den 4’e yükselirken, filoya 2 acil müdahale ambulansı da kazandırıldı. Ayrıca ücretsiz HPV aşı uygulamasıyla başvuruları olumlu değerlendirilen 122 vatandaşa ulaşıldı.
Vefa kurumsallaştı
Şehit aileleri ve gazilere yönelik hizmetler de ayrı bir başlık olarak öne çıktı. İki yılda 271 gazi ve 90 şehit ailesi ziyaret edildi. 1.752 gıda kolisi, 385 asker paketi, üniversitede eğitim gören 20 şehit ve gazi çocuğuna destek, 138 öğrenciye kırtasiye yardımı sağlandı. Muharip gaziler için Kıbrıs gezisi düzenlendi, 115 gaziye tören kıyafeti desteği verildi. Böylece vefa hizmetleri sembolik bir takvim olmaktan çıkarılıp, takip edilen ve kurumsallaşan bir alan haline getirildi.
Altyapıda yılların sorununa doğrudan müdahale
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin iki yıllık performansında en önemli başlıklardan biri altyapı oldu. Basın kitinde altyapıya girmenin belediyecilikte cesaret istediği, çünkü bu alanın görünür alkıştan çok sorumluluk gerektirdiği vurgulandı.
TESKİ eliyle iki yılda 221 bin 894 metre içme suyu hattı, 73 bin 413 metre kanalizasyon hattı, 10 bin 332 metre yağmur suyu hattı ve 136 bin 754 metrekare üstyapı imalatı gerçekleştirildi. 43 bin 48 su arızasına, 5 bin 15 kanal arızasına müdahale edildi. 45 bin 55 metre mazgal temizliği, 4 bin 449 su abone bağlantısı, 3 bin 213 kanal abone bağlantısı, 39 bin 53 vidanjör hizmeti, 25 bin 351 kuka hizmeti ve 108 bin 901 metre kombine kanal temizliği yapıldı.
Altyapı kapasitesini büyütmek için 64 derin içme suyu sondaj kuyusu açıldı, bunların 47’si devreye alındı. İçme suyu ve atıksu arıtma süreçleri de devasa ölçeklere ulaştı. İki yıllık süreçte 14 milyon 914 bin metreküp içme suyu arıtıldı; 125 milyon 816 bin metreküp atıksu arıtılarak alıcı ortama deşarj edildi. Arıtma çamuru bertarafında toplam 111 bin 970 ton seviyesine ulaşıldı.
Marmaraereğlisi’nde yıllardır girilemeyen kanalizasyon ve su altyapısına girilmesi, basın kitinde “devrim niteliğinde” bir adım olarak değerlendirildi. Yeniçiftlik İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin günlük 45 bin metreküp kapasiteli olacak şekilde planlanması, ilçenin geleceği açısından kritik bir eşik olarak öne çıktı.
Fen İşleri’nde 2 bin 170 kilometrelik yol ağına büyük müdahale
Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’nın iki yıllık performansı da dikkat çekici rakamlarla basın kitinde yer aldı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi sorumluluğundaki 2 bin 170 kilometrelik yol ağında iki yılda ciddi bir yenileme hamlesi gerçekleştirildi.
155 bin ton sıcak asfalt kullanılarak 98 kilometre yol yenilendi. Kırsal mahalle yollarında 145 kilometre uzunluğunda, yaklaşık 1 milyon metrekare sathi kaplama yapıldı. Toplam yol yenileme oranı yüzde 11,2 olarak gerçekleşti. Bunun yanında 180 bin metrekare parke taş kaplama, 87 bin ton sıcak asfaltla bakım-onarım, 30 bin metre yağmur suyu şebeke hattı ve 3 köprü yenileme çalışması yapıldı.
Bu çalışmalar, yalnızca kent merkezlerinde değil, kırsal mahallelerde, üretim yollarında, bağlantı akslarında, yağmur suyu altyapısında ve köprülerde büyük bir saha performansına işaret etti.
Tarımda üç buçuk kat büyüyen destek
Tekirdağ gibi tarım ve hayvancılık kimliği güçlü bir şehirde, kırsal kalkınma politikaları da iki yıllık dönemin önemli başlıkları arasında yer aldı. Candan Yüceer yönetimi, göreve geldiği ilk yıl dolmadan tarımsal hizmetleri üç buçuk kat artırdı.
Arı Yaşam Gücü Projesi kapsamında 675 arı yetiştiricisine, 161 bin kilogramın üzerinde arı keki ve 81 bin kilogramın üzerinde fondan şekeri dağıtıldı. Sebzeciliği Geliştirme Projesi ile üreticilere yazlık ve kışlık sebze fidesi olmak üzere 414 bine yakın fide ulaştırıldı. Yem bitkileri üretimini artırmak için 55 bin kilogramın üzerinde yem bezelyesi ve Macar fiği tohumu desteği verildi. Mera yönetimi ve iyileştirilmesi için 73 bin kilogram 20.20.0 gübre dağıtıldı.
Hayvancılıkta ilk kez hayata geçirilen Kuzu-Oğlak Yemi Desteği Projesi kapsamında 1.408 yetiştiriciye, 2 milyon 144 bin kilogramı aşan yem dağıtıldı. Karma Yem Desteği Projesi’nde hibe oranı yüzde 10’dan yüzde 15’e çıkarıldı; dağıtılan karma yem miktarı 6 milyon 353 bin kilogramı geçti.
2026 yılında destekler daha da büyütüldü. Şarköy’de 63 dekar alanda 1.890 incir fidanı üreticiyle buluşturuldu. Bağcılığı geliştirmek için 60 üreticiye 15 bin asma fidanı dağıtıldı. Kuzu-oğlak yem desteğinde 3 milyon kilogramlık hedef nisan ayı itibarıyla tamamlandı. Karma yem desteğinde yalnızca yılın ilk iki ayında 2 milyon kilogramı aşan dağıtım gerçekleştirildi. Ayrıca yaklaşık 5 bin çiftçiyi kapsayan mazot desteği devreye alındı. Hadi Gel Köyümüzde Sürümüzü Büyütelim Projesi ile 2026-2030 döneminde 250 yetiştiriciye toplam 6 bin 250 küçükbaş hayvan kazandırılması hedeflendi.
İklim, enerji ve çevrede yeni dönem
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, iklim krizi ve çevre yönetimini de stratejik başlık olarak ele aldı. Enerji tarafında “daha az tüketen, daha çok üreten, kendi enerjisini daha fazla karşılayan belediyecilik” anlayışı öne çıktı.
50 kW Karacakılavuz Geçici Hayvan Barınağı GES devreye alındı. 2.200 kW Ahimehmet GES tamamlanarak işletmeye açıldı. Bu tesis yıllık 3,5 milyon kWh üretim kapasitesi ile yılda 1.490 ton karbon salımını azaltıyor. Karacakılavuz RES için yürütülen süreçte yıllık 15 milyon 679 bin kWh üretim hedefleniyor. Kapaklı Engelsiz Yaşam Merkezi için 49 kW çatı GES, Şarköy Soğuk Hava Deposu ve Salamura Tesisi için 25 kW çatı GES süreçleri de bu üretimci enerji politikasının parçaları olarak öne çıktı.
Çevre tarafında ise Tekirdağ’ın en güçlü iddiası Mavi Bayraklı plajlar oldu. Göreve gelindiğinde 6 olan Mavi Bayraklı plaj sayısı önce 8’e, ardından 10’a çıkarıldı. Marmara Denizi gibi kirlilik baskısının yüksek olduğu bir coğrafyada Tekirdağ’ın Mavi Bayrakta Marmara Denizi birincisi olması, yerel yönetimin çevre ve kıyı yönetimi açısından önemli bir başarısı olarak sunuldu.
Afetlere dirençli şehir vizyonu
Afet yönetimi basın kitinin en stratejik bölümlerinden biri oldu. Tekirdağ’ın Kuzey Anadolu Fay Zonu etkisi altında olduğu, Marmara Denizi içindeki kırılma riski ve Saros-Gaziköy Fayı nedeniyle yüksek deprem riski taşıdığı vurgulandı.
Bu kapsamda il genelindeki 222 bin 630 bina coğrafi bilgi sistemine aktarıldı. Yaklaşık 111 bin 612 binanın, yani yapı stokunun neredeyse yarısının, 1999 öncesi yönetmeliklere göre yapıldığı tespit edildi. Planlı alanlarda yapı risk analizleri yüzde 95 oranında tamamlandı. Yaklaşık 1.600 binanın depreme yönelik risk sınıfı belirlendi.
Mikrobölgeleme çalışmalarında yaklaşık 36 bin hektarlık alan tamamlandı. Bu, imar planlı alanların yaklaşık yüzde 70’ine denk geliyor. 2026’da 3 bin 500 hektarlık yeni mikrobölgeleme çalışması planlandı.
Afet sonrası güvenli yaşam alanları projesi kapsamında 14 geçici barınma alanı belirlendi. Bunlardan 9’unun altyapısı tamamlandı, 1’i yedek kullanımda, 4 noktada çalışmalar sürüyor. İl genelinde 350 afet toplanma alanı belirlendi ve bu alanlar tabelalarla, internet sitesiyle ve kapı numarataj panolarına entegre edilen afet karekodlarıyla vatandaşlara duyuruldu.
Deprem simülasyon tırıyla bugüne kadar yaklaşık 480 bin vatandaşa afet eğitimi verildi. 2025 yılında eğitim alan vatandaş sayısı yaklaşık 40 bin oldu. 135 gönüllü arama kurtarma personeli akredite edildi. Toplam 37 takım arama kurtarma ekipmanı temin edildi. 25 deprem konteyneri, 14 uydu telefonu, 2 seyyar aşevi, 2 seyyar duş-WC ünitesi, drone alımları ve haberleşme altyapısı afet hazırlık kapasitesini büyüttü.
Altınova’da 14,5 hektarlık Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı, Trakya’da ilan edilen ilk kentsel dönüşüm gelişim alanı olarak öne çıktı. Burada 20 konut tamamlandı, 64 konut ve 4 işyerinin yapımı başlatıldı. Böylece toplam 84 konut ve 4 işyeri kentsel dönüşüm kapsamında kullanılmak üzere üretiliyor.
İtfaiyede yeni istasyonlar, güçlü müdahale kapasitesi
İtfaiye alanı da iki yılın kritik başlıkları arasında yer aldı. Malkara ve Şarköy itfaiye istasyonları açıldı; Çerkezköy, Saray ve Ergene itfaiye istasyonlarının temeli atıldı. Geçtiğimiz yaz yaşanan Şarköy Orman Yangını’nın, itfaiye yatırımlarının ne kadar haklı ve hayati olduğunu gösterdiği vurgulandı.
1 Nisan 2024 ile 24 Nisan 2026 arasında toplam 29 bin 807 olaya müdahale edildi. Bu, Tekirdağ itfaiyesinin yıllık yaklaşık 15 bin olaylık bir müdahale gücüyle çalıştığını ortaya koydu.
Kültür, gençlik ve turizmde marka şehir hedefi
Kültür ve gençlik politikalarında en dikkat çeken başlık Tek Genç Fest oldu. Festival artık yalnızca bir etkinlik değil, bölgede marka değeri oluşmuş bir gençlik buluşması olarak sunuldu. 2025 yılında yaklaşık 70 bin kişinin katılımıyla düzenlenen Tek Genç Fest, Tekirdağ’ın kültür-sanat takviminde kalıcı bir yere yerleşti.
Şehir Tiyatrosu 77 temsil gerçekleştirdi ve 60 binin üzerinde izleyiciye ulaştı. Kent Orkestrası ve Bando çalışmaları, gençlik akademileri, dijital gençlik merkezi, Tek Atölye, kadın ve çocuk atölyeleri, müze gezileri, kültür-sanat günleri, milli bayram etkinlikleri ve büyük kamusal buluşmalar, kentin sosyal yaşamını güçlendiren önemli başlıklar oldu.
Turizm ve Tanıtım Şube Müdürlüğü bünyesinde 2025 ve 2026 yıllarında Ankara, Edirne, Çanakkale, Bursa ve İstanbul’daki tarihi alanlara, müzelere ve camilere geziler düzenlendi. Başta Anıtkabir, Birinci Meclis ve İkinci Meclis olmak üzere milli ve manevi değerleri öne çıkaran gezilere yaklaşık 3 bin vatandaş ücretsiz olarak katıldı. Bu gezilerin belediyenin öz mal araçlarıyla yapılması da mali disiplin ve kamu yararı yaklaşımının bir parçası olarak öne çıktı.
İştirakler kamusal hizmetin sahadaki gücüne dönüştü
Basın kitinde belediye iştiraklerinin çalışmaları da ayrı bir yer tuttu. TEKTUR, TEKULAŞ, Tarım ve Gıda A.Ş., Birlik Yem, TEKPA, TEKDAŞ ve Personel A.Ş. gibi iştirakler, yalnızca şirket olarak değil, belediyenin sahadaki kurumsal hizmet araçları olarak konumlandırıldı.
TEKTUR, 6 ilçede 13 noktada kent lokantaları, kafeler, sosyal tesisler, aşevi ve büfelerle hizmet verdi. Aşevi kapasitesi 300 kişiden 1.300 kişiye çıkarıldı; kent lokantalarında yıllık 312 bin kişiye, toplam üretim kapasitesinde ise 1 milyon 260 bin kişiye yemek hizmeti verecek düzeye ulaşıldı.
TEKULAŞ, 237 araçlık filosu, 81 aktif güzergâhı, günlük 100 binin üzerinde yolcu ve yıllık yaklaşık 32 milyon yolculuk kapasitesiyle Tekirdağ ulaşımının ana taşıyıcı gücü oldu. 2025 yılında 8 milyon 198 bin ücretsiz yolculuk gerçekleştirildi. Hat sayısı 73’ten 81’e çıktı.
Birlik Yem, üretim ve satış miktarını 7 bin 572 tondan 18 bin 865 tona çıkararak yaklaşık yüzde 150 büyüme sağladı. Hizmet verilen mahalle sayısı 48’den 116’ya, yararlanan işletme sayısı 176’dan 513’e yükseldi. Ayrıca 1.950 işletmeye küçükbaş hayvan yemi dağıtıldı. Net satışlar 93 milyon liradan 248 milyon liraya çıktı.
Tarım ve Gıda A.Ş., 55 bin metrekareyi aşan alana ve 8 bin 700 metrekare kapalı alana sahip mezbaha tesisini devralarak, Tek Market modeliyle Süleymanpaşa, Çerkezköy, Malkara, Şarköy ve Hayrabolu’da kamu kontrollü perakende altyapısı kurdu. 11 ilçede uygun ekmeğe erişim ağı oluşturuldu.
TEKPA, 8 projeyi tamamladı, 11 projeyi sürdürdü. TAKOM, kentsel dönüşüm projeleri, turizm master planı, Trakya Bölgesi İklim ve Afet Risk Yönetimi Stratejik Eylem Planı gibi başlıklarla şehrin planlama aklına dönüştü.
İki yılda yalnızca hizmet değil, yeni bir belediyecilik dili kuruldu
Basın kitinin tamamı bir arada değerlendirildiğinde, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin iki yıllık performansı, yalnızca faaliyet toplamı olarak değil, belediyecilik anlayışında yaşanan değişim olarak okunuyor. Candan Yüceer yönetimi, mali disiplini yalnızca tasarruf olarak değil, öz kaynak büyütme stratejisi olarak ele aldı. Sosyal belediyeciliği yardım dağıtımından çıkarıp, sistemli bir kamusal dayanışma modeline dönüştürdü. Altyapıda ertelenmiş sorunlara girdi. Tarımda üreticiyi doğrudan destekledi. Afet yönetimini ödüllü ve veriye dayalı bir hazırlık modeline taşıdı. İştirakleri piyasa koşullarında yalnızca işletme olarak değil, kamusal denge unsuru olarak konumlandırdı.
Tekirdağ’da iki yıllık tablo şunu gösteriyor: Bu dönem, yalnızca hizmetlerin arttığı bir dönem değil; belediyeciliğin yönünün değiştiği bir dönem oldu.
Candan Yüceer’in basın kitinde ortaya koyduğu yaklaşımın en yalın özeti ise şu cümlede toplanıyor:
Tekirdağ’da artık belediyecilik, günü kurtarmak için değil; şehrin geleceğini kurmak için yapılıyor.