O Mesele Öyle Değil Müge Hanım! Velimeşe Gerçeklerini Okumak İster misiniz?
TRAKYA POLİTİK ÖZEL HABER – Velimeşe’de bugünlerde yaşanan hemzemin geçit krizi, bir anda ortaya çıkmış basit bir ulaşım sorunu değil. Bu mesele yıllardır göz göre göre büyüyen altyapı risklerinin, merkezi idarenin yatırım eksikliğinin ve son günlerde de siyasi şov uğruna gerçek sorumluların gizlenmeye çalışılmasının sonucudur.
Geçtiğimiz günlerde hemzemin geçidin kapatılması sonrası Velimeşe halkının sokağa çıkıp tepki göstermesi son derece anlaşılır bir durum. Çünkü ortada gerçek bir mağduriyet var. Esnaf etkileniyor, organize sanayi bölgesine erişim zorlaşıyor, işçi servislerinin güzergâhları uzuyor, acil müdahale araçlarının erişim süreleri tartışma konusu oluyor.
Ancak ortadaki haklı toplumsal tepki, ne yazık ki bazı aktörler tarafından doğru adrese yönlendirilmek yerine siyasi malzeme haline getirilmeye çalışılıyor.
Tam da bu noktada şu soruyu sormak gerekir:
Velimeşe’de bugün yaşananların gerçek sorumlusu kim? Daha da önemlisi bugün sorun edilen şeyler, gerçekten de bugünün sorunu mu?
Ortya çıkan sorun 2021 veya 2026’da değil, 2014’te başladı
Velimeşe dosyasını anlamak için 2021’deki korkunç kazaya değil, daha geriye gitmek gerekiyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları, 2014 yılında Velimeşe’den geçen demiryolu hattında modernizasyon çalışmaları yaptı. Hat yenilendi, elektrifikasyon ve sinyalizasyon sistemleri güçlendirildi, tren yoğunluğu ve işletme kapasitesi artırıldı.
Kağıt üzerinde bunlar olumlu yatırımlar gibi görünüyordu.
Fakat kritik hata burada yapıldı.
Hat modernize edilirken, yoğun sanayi trafiği ile demiryolunun kesiştiği Velimeşe hemzemin geçidinin güvenliği aynı oranda güçlendirilmedi.
Başka bir ifadeyle:
Trenler hızlandırıldı, ama geçit aynı bırakıldı.
İşte facianın tohumu o gün atıldı. Bu uygulamanın fizibilitesi ise 2013 yılında başladı. Evet, yani ortada daha Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi bile yoktu.
2021 faciası: Risk biliniyordu
4 Eylül 2021.
Velimeşe’de yük treni, bariyerler arasında kalan işçi servis minibüsüne çarptı.
7 vatandaş hayatını kaybetti.
5 kişi yaralandı.
Türkiye birkaç gün boyunca bu acıyı konuştu.
Fakat asıl sarsıcı gerçek, kazadan sonra ortaya çıktı.
TCDD’nin kazadan 3 ay önce, 1 Haziran 2021 tarihli resmi yazısında bu hemzemin geçidin riskli olduğuna dair uyarı bulunduğu öğrenildi.
Yani:
- Risk biliniyordu
- Teknik sorun biliniyordu
- Seyir momentinin limitleri aştığı biliniyordu
Peki ne yapılmıştı?
Ne alt geçit vardı.
Ne üst geçit vardı.
Ne katlı kavşak yatırımı vardı.
Bu tablo tek başına bile büyük bir kurumsal sorumsuzluk sorusunu gündeme getiriyor.
Kusur yalnızca bir şoföre yüklenemez
Velimeşe faciasını yalnızca “şoför hatası” diyerek açıklamak gerçeği perdelemektir.
Teknik bilirkişi değerlendirmeleri, hemzemin geçitteki fiziki ve sistemsel yetersizliklerin de dikkate alınması gerektiğini gösterdi.
Bu olay bize şunu açık biçimde söylüyor:
Bir sistem yıllarca risk üretmişse, sorumluluk sadece direksiyon başındaki kişiye yüklenemez.
O sistemi kuran, işleten ve yatırım kararlarını alan kurumların da sorumluluğu tartışılır.
Büyükşehir Üzerine Düşenden Fazlasını Yaptı Ama…
Trakya Politik, konuyu derinlemesine araştırarak sorunun kaynağına indi. Dönemin Tekirdağ BüyükşehirBelediyesi yöneticelerinden de kapsamlı bilgi alındı.
Olay şu şekilde gelişiyor. 2021 yılındaki facianın ardından Vali Aziz Yıldırım öncülüğünde Karayolları Genel Müdürlüğü, TCDD, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Ergene Belediyesi, Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma’nın da katıldığı geniş kapsamlı toplantılar yapıldı.
Bu toplantılarda Büyükşehir Belediyesi tarafından farklı çalışmalar hazırlandı. Bunlardan 7. versiyon uygun görüldü ve hayata geçirilesi için gerekenlerin yapılması kararlaştırıldı.
Bu iş sadece Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ni ilgilendirmediği gibi, mali anlamda da o zaman ortalama 500 milyon lira maliyet biçilen bu işin yükü ortadayken Büyükşehir’in A’dan Z’ye, iğneden ipliğe bütün Tekirdağ için harcayacağı tüm bütçesi 2 milyar liraydı.
Buna rağmen “Devlette devamlılık esastır” denilerek projelendirme aşamasına geçildi. Karayolları Genel Müdürlüğü ne yaptı? Projenin yüzüne bile bakılmadı. Oysa işin kayda geçmesi içn Karayolları’nın avan projeyi onaylaması gerekiyor.
Buna rağmen bu işin dikkate alınabilmesi için defalarca yazı yazıldı. Büyükşehir’in arşivi orada duruyor! Gidin, bakın. Hatta bu durum Ergene Belediyesi’nin imar planlarına da işendi. Ergene Belediyesi’nin imar planları da orada duruyor. Ergene Belediye Başkanı Müge Hanım meseleyle çok alakalıysa kendi belediyesinin imar planlarına arada göz atabilir. Ama bol keseden atıp tutmak varken işin bürokratik, teknik ve bilimsel yanını incelemeye ne gerek var, değil mi?
Kısacası bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olursanız, oraya astığınız pankartla Büyükşehir Belediyesi’ni değil, merkezi hükümetin hantallaşmış yapısını zora sokarsınız Müge Hanım. Yaratmaya çalıştığınız algı da birileri İnternete girip gerçekleri araştırdığında işte bu satırları okuduğu anda çöker.
Şehir Hastanesi’nin Bağlantı Yolları ile Aynı Durum Söz Konusu
Yukarıda anlatılanlar size bir yerden tanıdık geldi mi? Düzenli bir Trakya Politik okuruysanız birkaç ay önce yaşananlardan hemen hatırlayacaksınız. Evet, yukarıda anlatılanlar Tekirdağ Şehir Hastanesi’nin bağlantı yollarıyla neredeyse karbon kopya aynı!
O meselede de Tekirdağ AK Parti Milletvekili Mestan Özcan Meclis’te yalan yanlış konuşmuş, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ne çamur atmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamıştı kısa bir süreliğine de olsa…
Trakya Politik’in bağlantı yolları gerçeğini hazırladığı kapsamlı dosyayla açığa çıkarması yetmemiş, aynı güzergahta Mestan Bey’in köfteci dükkanına çıkan bağlantı yolları ve yine ne tesadüfse köfteci dükkanının önüne denk gelen kavşak ve ışıklar kabak gibi ortaya çıkmıştı.
Meselenin ortaya çıkmasıyla birlikte Mestan Özcan gün bitmeden gece vakti hastane önünde video çekerek herkesi ortak akla davet etmişti.
Böyle mi olması lazım Müge Hanım? Yol demişken… Mesela bazı aklı evvellerden öğrendiğiniz “Büyükşehir’in sorumluluğunda olan tarla yollarını şimdi biz yapıyoruz” videonuzun boş bir şovdan ibaret olduğunu çarşaf çarşaf yaymak mı gerekiyor?
Drone görüntüsü aldıktan sonra videonuzu yapmışsınız, yayınlamışsınız. Sonra da iş makinelerini garaja çekmişsiniz. Muhtarlara videoyu paylaşın diye baskı yapmışsınız. Eh, muhtarlar da yaptığınız boş şovlara tepki olarak videonuzu paylaşmak istememiş. Bundan haberiniz var mı? Haberiniz yoksa, buradan öğrenirsiniz belki. Tabii sizi poh pohlayan basından kafanızı kaldırıp gerçeklere bakıyorsanız eğer…
2026’da yapılan şey çözüm değil: Bariyer siyaseti
Aradan yaklaşık 5 yıl geçti.
Bu 5 yılda Velimeşe için kalıcı çözüm üretildi mi?
Hayır.
Sonunda ne yapıldı?
Geçit kapatıldı.
Üstelik güvenli ve konforlu katlı kavşak tamamlanmadan.
Bu durum halkta doğal olarak şu duyguyu yarattı:
“Yıllarca çözüm üretmediniz, şimdi bedelini bize ödetiyorsunuz.”
Bu tepki haklıdır.
Ancak tepkinin muhatabını doğru belirlemek gerekir.
Tekirdağ Büyükşehir’i suçlamak gerçekleri tersyüz etmektir
Son günlerde AKP’li Ergene Belediyesi ve Belediye Başkanı Müge Yıldız Topak’ın söylemleri dikkat çekiyor.
Siyasi açıklamalar ve asılan pankartlarla kamuoyuna şu algı verilmeye çalışılıyor:
“Velimeşe mağduriyetinin sorumlusu Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi.”
Bu iddia ciddi biçimde sorunludur.
Çünkü temel bir gerçek göz ardı edilmektedir:
Hemzemin geçidi Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi kapatmadı.
Kapatma süreci:
- Tekirdağ Valiliği koordinasyonunda
- TCDD’nin güvenlik talepleri doğrultusunda
- Karayolları Genel Müdürlüğü mevzuatı kapsamında yürütüldü
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin tek başına “bu geçit kapansın” deme yetkisi bulunmamaktadır.
Bu gerçek ortadayken tüm siyasi yükü Büyükşehir’e yıkmak, kamuoyunu eksik bilgilendirmektir.
Müge Hanım ne yaptı?
İşte işin siyasi tarafı burada başlıyor.
Müge Yıldız Topak’ın kamuoyundaki çıkışları incelendiğinde dikkat çeken şey, somut çözümden çok güçlü söylem üretme çabasıdır.
Pankartlar…
Miting dili…
“Bakan’la görüştüm” açıklamaları…
“Müjde aldım” ifadeleri…
Peki bu açıklamaların somut çıktısı nedir?
Velimeşe halkının ihtiyacı ise retorik değil, çözümdür.
Boş şov neden tehlikeli?
Kamu yönetiminde şov bazen sadece zaman kaybı değildir; bazen çözümü de zorlaştırır.
Sürekli bir kurumu hedef göstermek, kurumlar arası koordinasyonu bozar.
Oysa bu dosyada birlikte çalışması gereken kurumlar bellidir:
- TCDD
- KGM
- Valilik
- Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi
- Ergene Belediyesi
Eğer ilçe belediyesi meseleyi sürekli siyasi polemik üzerinden yönetirse çözüm masası daralır.
Bu yüzden birçok gözlemciye göre Müge Hanım’ın çıkışları, çözüm üretmekten çok gündem yönetimi niteliği taşımaktadır.
Velimeşe halkının acil ihtiyacı pankart değil; mühendislik çözümüdür.
Büyükşehir ne yaptı?
Tüm eleştirilere rağmen Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi sahada somut adımlar attı.
Büyükşehir’in ortaya koyduğu başlıca hamleler:
- alternatif güzergâh planlaması
- Tatar Yolu bağlantısının açılması
- katlı kavşak proje hazırlıkları
- kurumlar arası koordinasyon girişimleri
Bu adımlar tek başına sorunu çözmese de önemli bir gerçeği gösteriyor:
Büyükşehir sorumluluktan kaçan değil, çözüm arayan tarafta duruyor.
Asıl soru şu
Velimeşe’de herkesin sorması gereken soru şudur:
2021’de facia yaşandıktan sonra merkezi idare neden 2026’ya kadar katlı kavşağı yapmadı?
Bu soru cevaplanmadan yapılan her siyasi çıkış eksik kalacaktır. Tekrar etmek gerekirse “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz” şiarını bilhassa siyasetle ilgilenenlerin kulağına küpe etmesi gerekiyor. Yoksa Uğur Mumcu’nun bir başka veciz sözü gelir hemen akıllara: “Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe dönerler; fırıldak olurlar.”
Herkesin yanıtlaması gereken asıl sorulması gereken soru şudur:
Velimeşe’de hemzemin geçit sorununu kökünden çözmek mi istiyorsunuz, yoksa bazı siyasi saiklere yaranmak için suyu bulandırıp, ortalığı karıştırmak mı istiyorsunuz?
Son söz yerine…
Velimeşe’de yaşananlar bize acı bir gerçeği gösteriyor.
Türkiye’de altyapı sorunları bazen mühendislik meselesi olmaktan çıkıp siyasi propaganda alanına dönüşüyor.
Velimeşe’de de benzer bir tablo oluştu.
Halk, haklı olarak öfkeli.
Ama bu öfkenin adresi yanlış gösterilmemeli.
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ni günah keçisi ilan etmek kolaydır.
Zor olan ise gerçek sorumlulara dönüp şu soruyu sormaktır:
Risk yıllardır biliniyordu, neden kalıcı çözüm üretilmedi?
Velimeşe halkı slogan değil, cevap bekliyor.
Yanlış hayat doğru yaşanmadığı gibi, yanlış siyasi hamleler de dönüp dolaşıp sizi vuruyor.
Bunu idrak etmek için AK Parti kadrolarının giderek tükenen siyasi aklına ve buradan hareketle CHP içine atılan butlan yılanına sarılanlara bakmak yeterli olacaktır.
AK trollerin kayığına binenlerin hakkını, hukukunu savunmak bile bize düştüyse vay hallerine…
Aynı sularda yüzüyorlar, aynı sularda boğulacaklar.
