ANKETLER YIKTI GEÇTİ: YENİ PARTİ 35, KILIÇDAROĞLU 5
CHP’de kurultay ve “mutlak butlan” tartışmaları üzerinden yürüyen kriz, kamuoyu araştırmalarına da yansımaya başladı. Kamuoyu araştırmacısı Prof. Dr. Tamer Bolat’ın Sözcü TV ekranlarında paylaştığı son değerlendirmeler, CHP seçmenindeki kırılmayı ve olası senaryoları yeniden gündemin merkezine taşıdı.
Bolat’ın değerlendirmelerine göre; Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın birlikte hareket ettiği yeni bir siyasi oluşum senaryosunda oy oranı yaklaşık yüzde 35 seviyesinde şekilleniyor. Buna karşılık, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kontrolüne geçtiği ve “kayyım yönetimi görüntüsü” verdiği iddia edilen bir CHP’nin ise yüzde 5-6 bandına kadar gerileyebileceği konuşuluyor.
CHP kulislerinde ise en dikkat çekici başlık, Özgür Özel ve yakın ekibinin partiyi yargı eliyle şekillenecek bir kayyım görüntüsüne teslim etmemek için yoğun bir siyasi ve hukuki mücadele yürüttüğü iddiası oldu.
KILIÇDAROĞLU 5 PUANDA KALIR
CHP’de kurultay davası, mutlak butlan tartışmaları ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası geri dönüş senaryosu siyaset gündemini sarsarken, yapılan son kamuoyu araştırması tartışmayı bambaşka bir boyuta taşıdı.
Kamuoyu araştırmasına göre, olası bir ayrışma durumunda Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın desteklediği yeni bir siyasi parti yüzde 35 seviyesinde oy alıyor. Buna karşılık Kılıçdaroğlu’nun kayyım yönetimi görüntüsü altındaki CHP’si ise yüzde 5-6 bandına kadar geriliyor.
Bu tablo, yalnızca bir anket sonucu değil; CHP tabanının siyasal hafızasını, değişim iradesini ve Kılıçdaroğlu dönemine yönelik birikmiş itirazını da açık biçimde ortaya koyuyor.
SEÇMEN KILIÇDAROĞLU’NUN GERİ DÖNÜŞÜNE KAPIYI KAPATTI
Araştırmanın en çarpıcı sonucu, CHP seçmeninin olası bir kayyım ya da mahkeme kararıyla şekillenecek yönetim modeline güçlü biçimde karşı durması oldu.
31 Mart yerel seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi haline gelen CHP’nin, yargı kararıyla eski yönetim anlayışına döndürülmesi ihtimali seçmen nezdinde meşruiyet bulmuyor.
Anket sonucuna göre, seçmen CHP tabelasından çok değişim iradesine sahip çıkıyor. Bu nedenle Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın aynı hatta buluştuğu yeni bir siyasi yapı, toplumda yüzde 35 gibi yüksek bir destekle karşılık buluyor.
Buna karşılık Kılıçdaroğlu’nun yeniden partinin başına geçmesi halinde CHP’nin yüzde 5 seviyelerine düşmesi, seçmenin eski defterleri kapattığını gösteriyor.
YÜZDE 35’E KARŞI YÜZDE 5: TABANIN MESAJI ÇOK NET
Ortaya çıkan tablo, CHP içindeki tartışmanın artık yalnızca hukukçuların, parti yöneticilerinin ya da kulis aktörlerinin meselesi olmadığını gösteriyor.
Seçmen, olası bir ayrışma halinde hangi siyasi çizgiyi takip edeceğini açık biçimde ortaya koyuyor.
Yüzde 35’lik destek, Özgür Özel yönetiminin, İmamoğlu ve Yavaş gibi güçlü aktörlerle birlikte toplumda hâlâ ana muhalefet merkezini temsil ettiğini gösterirken; yüzde 5-6 bandına sıkışan Kılıçdaroğlu senaryosu ise geri dönüş arayışının tabanda karşılık bulmadığını kanıtlıyor.
Bu nedenle anket sonucu, CHP içindeki güç dengelerinden çok daha fazlasını anlatıyor. Türkiye’de muhalefet seçmeninin artık “tabela sadakati” yerine “siyasi meşruiyet, değişim ve kazanma iradesi” üzerinden pozisyon aldığını ortaya koyuyor.
KAYYIM GÖRÜNTÜSÜ CHP’Yİ ERİTİYOR
Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı’na dönebileceği iddiaları, parti tabanında ciddi bir kayyım algısı yaratmış durumda.
Bu algı, özellikle 31 Mart sonrası yakalanan psikolojik üstünlüğün ve iktidar alternatifi görüntüsünün zarar görebileceği endişesini büyütüyor.
CHP seçmeninin önemli bir bölümü, seçimle oluşan yönetimin mahkeme süreçleriyle bertaraf edilmesini siyasi mühendislik olarak görüyor. Bu nedenle olası bir kayyım yönetimi ya da eski yönetime dönüş hamlesi, seçmende yalnızca tepki değil, kopuş eğilimi de yaratıyor.
Anketin yüzde 5-6 sonucu tam da bu noktada anlam kazanıyor. Çünkü bu oran, Kılıçdaroğlu’nun kişisel siyasi ağırlığından çok, seçmenin bu yönteme duyduğu tepkinin büyüklüğünü gösteriyor.
ÖZEL VE EKİBİ CHP’Yİ TESLİM ETMEMEKTE KARARLI
Siyasi kulislerde konuşulan bilgilere göre, Özgür Özel ve yakın ekibi CHP’yi kayyım yönetimi görüntüsü altına sokmamak için yoğun bir mücadele yürütüyor.
Bu mücadelenin yalnızca hukuki bir itiraz süreciyle sınırlı kalmayacağı; aynı zamanda örgüt, taban, belediyeler ve kamuoyu üzerinden geniş bir siyasi meşruiyet hattı kurulacağı değerlendiriliyor.
Özel yönetimi açısından mesele artık yalnızca genel başkanlık koltuğunu koruma meselesi değil. Asıl mesele, 31 Mart seçimleriyle ortaya çıkan birinci parti konumunu ve değişim iradesini korumak.
Bu nedenle CHP yönetiminin olası bir mahkeme müdahalesine karşı örgütlü, çok boyutlu ve kamuoyunu merkeze alan bir direnç hattı kurmaya hazırlandığı belirtiliyor.
İMAMOĞLU VE YAVAŞ FAKTÖRÜ DENGEYİ DEĞİŞTİRİYOR
Anketin en dikkat çekici taraflarından biri de Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş etkisi oldu.
İmamoğlu’nun büyükşehir başarısı, Yavaş’ın farklı seçmen kümelerinde yarattığı güven duygusu ve Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı olarak temsil ettiği değişim çizgisi bir araya geldiğinde, yeni siyasi parti senaryosu yüzde 35’lik güçlü bir toplumsal karşılığa ulaşıyor.
Bu sonuç, seçmenin yalnızca CHP ismine değil, CHP’yi iktidar alternatifi haline getiren kadrolara yöneldiğini gösteriyor.
Başka bir ifadeyle, bugün muhalefet seçmeni açısından asıl merkez; parti binası, mühür ya da tabela değil, seçimi kazanabilecek siyasi akıl ve kadrolar olarak görülüyor.
KILIÇDAROĞLU SENARYOSU NEDEN ÇÖKÜYOR?
Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP’nin başına dönme ihtimalinin seçmende karşılık bulmamasının birkaç temel nedeni bulunuyor.
Birincisi, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından oluşan ağır yenilgi duygusu hâlâ unutulmuş değil. Muhalefet seçmeninin önemli bir bölümü, o dönemin siyasi tercihlerini ve adaylık sürecini başarısızlıkla özdeşleştiriyor.
İkincisi, 31 Mart 2024 yerel seçimleriyle CHP’de yeni bir dönem açıldı. Parti, Özgür Özel liderliğinde Türkiye’nin birinci partisi oldu. Bu başarı, seçmen açısından değişim sürecinin doğrulanması anlamına geldi.
Üçüncüsü ise olası geri dönüşün sandıkla değil, mahkeme kararıyla gerçekleşecek olması. İşte bu nokta, seçmenin tepkisini en çok büyüten başlık olarak öne çıkıyor.
Çünkü CHP tabanı açısından mesele artık yalnızca Kılıçdaroğlu’nun dönüp dönmemesi değil; partinin seçmen iradesi dışında bir yöntemle yeniden dizayn edilip edilmeyeceği meselesi haline geldi.
CHP’DE ASIL KIRILMA TABELADA DEĞİL, MEŞRUİYETTE
Bu süreçte en kritik soru şu: CHP seçmeni olası bir ayrışmada partinin kurumsal kimliğini mi, yoksa değişim kadrolarını mı takip eder?
Anket sonucu bu soruya oldukça net bir yanıt veriyor. Yüzde 35’lik yeni parti desteği, seçmenin büyük bölümünün Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş hattını meşru siyasi merkez olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin yüzde 5-6 seviyesine düşmesi ise, partinin tarihsel kimliğinin tek başına seçmeni tutmaya yetmeyebileceğini gösteriyor.
Bu da CHP açısından çok kritik bir gerçekliğe işaret ediyor: Seçmen artık logoya değil, umuda; tabelaya değil, kazanma ihtimaline; geçmişe değil, gelecek vaadine yöneliyor.
ANKET, KILIÇDAROĞLU CEPHESİNE SERT UYARI
Ortaya çıkan tablo, Kılıçdaroğlu’nun olası dönüşünü savunan ya da bu ihtimale kapı aralayan çevreler açısından da ağır bir uyarı niteliği taşıyor.
Çünkü araştırma, bu senaryonun CHP’yi büyütmek bir yana, partiyi tarihsel olarak en düşük seviyelerden birine indirebileceğini gösteriyor.
Yüzde 5-6 bandı, ana muhalefet partisi iddiasındaki bir yapı için yalnızca siyasal zayıflama değil, toplumsal merkez olma iddiasının çökmesi anlamına gelir.
Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun geri dönüş ihtimali, muhalefet tabanında “partiyi kurtarma” değil, “partiyi bitirme” senaryosu olarak algılanıyor.
SİYASETTE YENİ MERKEZ ARAYIŞI
Türkiye siyaseti açısından bu anketin en önemli sonucu, seçmenin yeni bir merkez arayışına açık olduğunu göstermesi.
Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın birlikte desteklediği bir siyasi oluşumun yüzde 35’e ulaşması, muhalefet seçmeninin kriz anında hızla yeni bir siyasal adrese yönelebileceğini ortaya koyuyor.
Bu oran, yalnızca CHP tabanını değil; değişim, demokrasi, hukuk ve iktidar alternatifi beklentisi taşıyan daha geniş bir seçmen kitlesini de işaret ediyor.
Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin yüzde 5’e gerilemesi ise, eski yönetim anlayışının artık toplumsal karşılığını büyük ölçüde kaybettiğini gösteriyor.
CHP’DE TABELA DEĞİL, İRADE KAZANIR
Anketlerin ortaya koyduğu tablo çok net: Olası bir ayrışma halinde seçmen, kayyım görüntüsü altındaki bir CHP’ye değil; Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın temsil ettiği değişim hattına yöneliyor.
Yeni parti senaryosunun yüzde 35’e ulaşması, Türkiye siyasetinde dengeleri değiştirebilecek büyüklükte bir kırılmaya işaret ediyor.
Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin yüzde 5-6 bandına düşmesi ise, seçmenin eski döneme dönüşe kapıyı kapattığını gösteriyor.
CHP açısından artık mesele yalnızca bir dava ya da genel başkanlık tartışması değil. Mesele, seçmen iradesinin mi yoksa mahkeme eliyle şekillenecek bir siyasi mühendisliğin mi belirleyici olacağıdır.
Ve anketlerin verdiği mesaj açık:
CHP tabanı, kayyım görüntüsüne teslim olmak istemiyor. Seçmen, değişim iradesinin arkasında duruyor. Türkiye’de muhalefetin merkezi, tabeladan çok toplumsal meşruiyetin olduğu yerde şekilleniyor.
