YENİ PARTİ REKORA KOŞUYOR
CHP’de yaşanan iki aylık “butlan mücadelesi”nin ardından Özgür Özel ve 91 milletvekili tarafından 24 Temmuz’da kurulan Yeni Parti, kuruluşunun hemen ardından açıkladığı bağış ve üyelik rakamlarıyla dikkat çekti. İki haftada 143 bin 690 vatandaşın katılımıyla 314 milyon TL’yi aşkın bağış toplanırken, yeni devreye alınan çevrimiçi üyelik sistemi üzerinden ilk iki günde 100 bin kişinin partiye üye olduğu açıklandı.
Türkiye siyasetinde dengeleri değiştirme iddiasıyla yola çıkan Yeni Parti, kuruluşundan sonraki ilk haftalarda özellikle bağış kampanyası ve çevrimiçi üyelik sistemine gösterilen yoğun ilgiyle gündeme geldi.
Partinin açıkladığı rakamlara göre, başlatılan bağış kampanyasına yalnızca iki hafta içerisinde 143 bin 690 vatandaş katıldı. Kampanya kapsamında toplanan bağış miktarı ise 314 milyon TL’yi aştı.
Bağış kampanyasına ilişkin rakamları kamuoyuna duyuran Özgür Ceylan, ortaya çıkan tablonun Yeni Parti’ye yönelik toplumsal ilginin göstergelerinden biri olduğunu belirtti.
Rakamlar, bağışçı başına ortalama katkının yaklaşık 2 bin TL’nin üzerinde gerçekleştiğini de ortaya koyuyor. Ancak parti açısından dikkat çekici olan yalnızca toplanan para değil, kampanyaya katılan vatandaş sayısının kısa sürede yüz binlerle ifade edilmeye başlanması oldu.
İKİ GÜNDE 100 BİN ÜYE
Yeni Parti’nin dikkat çeken ikinci hamlesi ise üyelik sisteminde oldu.
Parti yönetimi, klasik parti üyeliği yöntemlerinin yanında dijital başvuruyu esas alan ve “yeni nesil üyelik” olarak tanımlanan çevrimiçi üyelik sistemini devreye soktu.
Açıklanan verilere göre sistemin kullanıma açılmasının ardından yalnızca ilk iki gün içerisinde 100 bin kişi Yeni Parti’ye üyelik başvurusunda bulundu ve üyelik işlemlerini tamamladı.
Böylelikle parti, kuruluşunun üzerinden henüz kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen hem bağışçı hem de üye sayısında dikkat çekici bir başlangıç yaptı.
Özellikle 100 bin üyelik sınırının yalnızca iki gün içerisinde aşılması, Yeni Parti’nin örgütlenme modelinde dijital kanallara ağırlık vereceğinin de ilk güçlü işareti olarak değerlendiriliyor.
CHP’DEKİ İKİ AYLIK MÜCADELENİN ARDINDAN KURULDU
Yeni Parti’nin ortaya çıkışı ise Türkiye siyasetinde yaşanan sıra dışı bir sürecin ardından gerçekleşti.
CHP içerisinde yaklaşık iki ay boyunca devam eden ve kamuoyunda “butlan mücadelesi” olarak adlandırılan siyasi ve hukuki tartışmaların ardından Özgür Özel ile birlikte hareket eden milletvekilleri yeni bir siyasi yapılanmaya gitme kararı aldı.
Bu sürecin sonunda Yeni Parti, 24 Temmuz’da Özgür Özel ve 91 milletvekili tarafından kuruldu.
Partinin kuruluşunda yalnızca yeni bir siyasi parti oluşturma hedefi değil, parti içi karar mekanizmalarına ilişkin farklı bir model oluşturma iddiası da öne çıkarıldı.
Yeni Parti yöneticileri, vatandaşları ve eski CHP üyelerini partiye davet ederken özellikle iki mesaj üzerinde durdu:
“Darbecilerden, butlancılardan, cuntacılardan kurtulun.”
ve
“Söz ve karar sahibi olun.”
Bu söylem, Yeni Parti’nin yalnızca CHP’den ayrılan kadroların oluşturduğu yeni bir siyasi organizasyon değil, aynı zamanda üyelerin parti yönetiminde daha fazla söz sahibi olacağı yeni bir örgütlenme modeli kurma iddiasında olduğunu gösteriyor.
ÜYELİK DÖRT ADIMDA TAMAMLANIYOR
Partinin “yeni nesil üyelik” adını verdiği sistemin en önemli özelliklerinden biri de üyelik işlemlerinin büyük ölçüde çevrimiçi yapılabilmesi.
Sistem toplam dört temel aşamadan oluşuyor.
İlk aşamada vatandaşın TC kimlik numarası ve cep telefonu bilgileri üzerinden kimlik doğrulaması gerçekleştiriliyor.
İkinci aşamada başvuru sahibinin iletişim bilgileri, adres bilgileri ve gerekli kişisel bilgileri sisteme girmesi isteniyor.
Üçüncü aşamada oluşturulan başvuru formu kullanıcı tarafından kontrol edilerek onaylanıyor.
Son aşamada ise üyelik işlemi tamamlanıyor.
Parti yönetimi bu yöntemle özellikle genç seçmenlerin ve klasik parti teşkilatlarına giderek üyelik işlemi yaptırmak istemeyen vatandaşların siyasi katılımını kolaylaştırmayı hedefliyor.
KLASİK PARTİ ÖRGÜTLENMESİNİN DIŞINA ÇIKMA ARAYIŞI
Yeni Parti’nin üyelik sisteminde dijital yöntemlere ağırlık vermesi, Türkiye’de siyasi partilerin geleneksel örgütlenme yöntemleri açısından da dikkat çekici bir girişim olarak öne çıkıyor.
Türkiye’de siyasi partilerin örgütlenmesi uzun yıllardır büyük ölçüde il, ilçe ve mahalle örgütleri üzerinden yürütülüyor. Yeni Parti ise bu yapıyı tamamen ortadan kaldırmadan, üyelik ve siyasi katılım süreçlerinin önemli bir bölümünü dijital ortama taşımayı amaçlıyor.
Partinin “söz ve karar sahibi olun” çağrısının da ilerleyen dönemde üyelerin aday belirleme, parti politikalarının oluşturulması veya parti içi seçimlerde daha doğrudan rol üstleneceği bir modele dönüşüp dönüşmeyeceği merak konusu.
Bu nedenle ilk iki günde ulaşıldığı açıklanan 100 bin üyelik rakamı kadar, bu üyelerin parti içerisindeki karar süreçlerine nasıl katılacağı da Yeni Parti açısından önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri olacak.
“BÜTÜN DEMOKRATLARA AÇIĞIZ”
Yeni Parti, kuruluş sürecinde siyasi kimliğini yalnızca geçmişte CHP içerisinde yer alan seçmen ve siyasetçiler üzerinden tanımlamadığını da özellikle vurguluyor.
Parti tarafından yapılan çağrılarda Yeni Parti’nin;
“Vatanını, milletini seven, demokrasiye, adalete ve ortak geleceğimize inanan bütün demokratlara”
açık olduğu ifade edildi.
Bu söylemle birlikte partinin yalnızca CHP tabanından değil, farklı siyasi partilerden veya daha önce herhangi bir siyasi partiye üye olmamış seçmenlerden de destek aradığı görülüyor.
Partinin önündeki en önemli siyasi sınavlardan biri de kısa sürede oluşan bu ilginin ne ölçüde kalıcı bir seçmen ve örgüt desteğine dönüşeceği olacak.
RAKAMLAR YENİ PARTİ’YE YÖNELİK İLGİYİ GÖSTERİYOR
Yeni Parti açısından kuruluş sonrasındaki ilk tablo üç rakamla özetleniyor:
91 milletvekili, 143 bin 690 bağışçı ve ilk iki günde 100 bin yeni üye.
Bunlara iki haftada toplanan 314 milyon TL’yi aşkın bağış da eklendiğinde, parti henüz kuruluş aşamasındayken hem örgütsel hem de mali açıdan hızlı bir başlangıç yapmış görünüyor.
Ancak bu rakamların siyasi karşılığının ne olacağı, üyeliklerdeki hızlı artışın devam edip etmeyeceği ve partiye yönelik ilginin seçim sandığına nasıl yansıyacağı önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak.
Şimdilik ortaya çıkan tablo ise net:
Yeni Parti, kuruluşunun ardından uzun bir teşkilatlanma süreci beklemek yerine doğrudan kitlesel üyelik ve vatandaş finansmanına dayalı hızlı bir büyüme modeli deniyor.
Türkiye siyasetinde önümüzdeki dönemin en çok tartışılacak başlıklarından biri de bu modelin Yeni Parti’yi ne kadar büyüteceği olacak.
