Dolar 48,2623
Euro 56,0232
Altın 6.890,92
BİST 14.564,73
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 27°C
Az Bulutlu
Tekirdağ
27°C
Az Bulutlu
Paz 28°C
Pts 28°C
Sal 29°C
Çar 29°C

TRAKYA’NIN SESİ ÖZGÜR AKSUN’A BÜYÜK ONUR

31 Ağustos 2026 14:54
58

Tekirdağ Barosu, yıllardır Trakya’nın toprağını, suyunu, ormanlarını ve yaşam alanlarını savunan Özgür Aksun’u, Türkiye Barolar Birliği tarafından verilen Avukat Noyan Özkan Çevre ve Ekoloji Mücadelesi Onur Ödülü’ne aday gösterdi. Trakya’nın çevre mücadelesini yerelden Türkiye gündemine taşıyan Aksun’un adaylığı, yalnızca kişisel bir ödül başvurusu değil; bölgenin yıllardır verdiği yaşam mücadelesinin de görünür hale gelmesi açısından büyük önem taşıyor.

Trakya’da yıllardır madencilik faaliyetlerinden termik santral projelerine, tarım alanlarının korunmasından Marmara Denizi’ndeki çevre felaketlerine kadar pek çok konuda mücadelenin ön saflarında yer alan Özgür Aksun, önemli bir onura aday gösterildi.

Tekirdağ Barosu Başkanlığı, 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazısıyla Özgür Aksun’u, Türkiye Barolar Birliği’nin verdiği Avukat Noyan Özkan Çevre ve Ekoloji Mücadelesi Onur Ödülü’ne aday gösterdi.

Baronun Türkiye Barolar Birliği Başkanlığına gönderdiği adaylık yazısında Aksun için son derece güçlü ifadeler kullanıldı. Tekirdağ Barosu, ödülün “risk alan, insanlara ilham ve umut veren” çevre savunucularına verildiğini hatırlatarak, Özgür Aksun’un bu tanıma “harfiyen uyduğunu” belirtti.

TRAKYA’DA BİR YAŞAM SAVUNUCUSU

Özgür Aksun’un çevre mücadelesi yeni değil.

Marmaraereğlisi Çevre Gönüllüleri Derneği’nin aktif üyelerinden olan Aksun, aynı zamanda Tekirdağ Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nda görev yapıyor ve Kuzey Ormanları Trakya’nın önde gelen yaşam savunucuları arasında yer alıyor.

Tekirdağ Barosu da adaylık gerekçesinde Aksun’u, “yıllardır Trakya’nın doğasına ve geleceğine sahip çıkmak için kararlılıkla mücadele eden bir yaşam savunucusu” olarak tanımlıyor.

Bu mücadeleyi önemli kılan ise Aksun’un çevre sorunlarına tek bir başlık üzerinden yaklaşmaması.

Trakya’nın toprağını, suyunu, havasını ve geleceğini ilgilendiren hemen her önemli çevre başlığında sahada yer alan Aksun; bölgenin ekolojik bütünlüğünün korunmasını savunan isimlerden biri haline geldi.

MADENLERE, TERMİK SANTRALLERE, TARIM ALANLARININ YOK EDİLMESİNE KARŞI

Tekirdağ Barosu’nun adaylık dosyasında Aksun’un mücadele ettiği alanların genişliği de özellikle vurgulandı.

Aksun’un yıllardır Trakya’daki vahşi madencilik faaliyetlerine, termik santral projelerine ve tarım arazilerinin yok edilmesine karşı hem sahada hem de hukuki zeminde mücadele ettiği belirtildi.

Bir başka ifadeyle Aksun’un mücadelesi yalnızca basın açıklamalarında ya da sosyal medya paylaşımlarında kalmadı.

Çevre sorunlarının yaşandığı alanlarda yurttaşlarla birlikte mücadele ederken bir yandan da hukukun verdiği imkanların kullanılması için çalışan Aksun, çevre hareketi ile hukuk mücadelesi arasında önemli bir bağ kurulmasına katkı sundu.

MARMARA DENİZİ’NİN SESİ OLDU

Özgür Aksun’un en fazla üzerinde durduğu konulardan biri de Marmara Denizi oldu.

Özellikle Marmara’da yaşanan müsilaj felaketinin ardından yaşananların yalnızca görünürdeki sonuçlarının değil, felaketi ortaya çıkaran nedenlerin ve sorumlulukların da tartışılması gerektiğini savundu.

Tekirdağ Barosu, Aksun’un müsilaj felaketinin nedenlerinin ortaya çıkarılması ve ekolojik yıkımın sorumlularının kamuoyunda tartışılması konusunda dikkat çekici bir rol üstlendiğini belirtti.

Marmara Denizi’nin sanayi baskısı, kirlilik ve plansız yapılaşmayla karşı karşıya kaldığı bir süreçte verilen bu mücadele, yalnızca Tekirdağ açısından değil, Marmara havzasının bütünü açısından önem taşıyor.

KIYIKÖY’DE DE MÜCADELENİN İÇİNDE

Aksun’un çevre mücadelesi Tekirdağ il sınırlarında da kalmadı.

Kırklareli-Kıyıköy hattında gündeme gelen nükleer santral projesine karşı yürütülen yaşam mücadelesinde de aktif rol alan Aksun, böylelikle Trakya’nın çevresel sorunlarına il sınırları üzerinden değil, bütüncül bir Trakya ekosistemi perspektifinden yaklaştı.

Tekirdağ Barosu da özellikle bu noktaya dikkat çekerek Aksun’un mücadelesini bireysel imkanlarıyla, herhangi bir maddi karşılık beklemeden yürüttüğünü ve bu çabasıyla takdir kazandığını ifade etti.

ÇEVRE MÜCADELESİNİ HUKUKLA BULUŞTURDU

Aksun’un çevre hareketindeki en önemli özelliklerinden biri de yurttaş mücadelesi ile hukuk dünyası arasında kurduğu ilişki oldu.

Tekirdağ Barosu, Aksun ile çevre ve ekoloji alanındaki hukuki süreçlerde uzun süredir yakın çalışma yürüttüklerini açıkça belirtti.

Sahadan gelen bilgi ve deneyimin hukuki mücadeleye aktarılmasında Aksun’un katkı sunduğuna dikkat çeken Baro, onun çalışmalarını yalnızca bireysel bir çevre duyarlılığı olarak değil; yurttaşların, hukukçuların ve meslek örgütlerinin ortak mücadelesinin güçlü bir örneği olarak değerlendirdi.

Bu vurgu, Aksun’un adaylığını farklı bir noktaya taşıyor.

Çünkü çevre mücadelesinin yalnızca tepki göstermekten ibaret olmadığı; bilimsel bilgi, hukuk, yurttaş katılımı ve kamuoyu oluşturma süreçlerinin birlikte yürütülmesi gerektiği anlayışını ortaya koyuyor.

EKOKIRIM YASA TEKLİFİNDE AKTİF ROL

Özgür Aksun’un mücadele geçmişindeki en dikkat çekici başlıklardan biri ise Ekokırım Yasa Teklifi.

Tekirdağ Barosu’nun resmi yazısına göre Aksun, Türkiye’de bir ilk niteliği taşıyan Ekokırım Yasa Teklifi’nin hazırlanması çalışmalarında aktif olarak yer aldı.

Çevreye ve ekosistemlere yönelik ağır saldırıların mevcut hukuki düzenlemelerin ötesinde daha etkili yaptırımlarla karşılanmasını savunan çalışmanın Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine bir yurttaş yasa teklifi olarak taşınması, çevre mücadelesi bakımından da yeni bir yaklaşım ortaya koydu.

Baro, bu sürecin yurttaşların yalnızca çevre politikalarına itiraz eden aktörler değil, aynı zamanda hukuk ve politika üretebilen aktörler olabileceğini göstermesi açısından son derece değerli olduğunu vurguladı.

TRAKYA’NIN SORUNLARINI TÜRKİYE’YE TAŞIDI

Bir çevre mücadelesinin sonuç alabilmesi için yerelde güçlü olması kadar kamuoyunda görünür hale gelmesi de büyük önem taşıyor.

Özgür Aksun bu noktada da Trakya açısından dikkat çekici bir rol üstlendi.

Ulusal basında yaptığı açıklamalar ve çevre sorunları konusunda kamuoyuyla kurduğu iletişim sayesinde Trakya’daki ekolojik tehditlerin Türkiye genelinde daha görünür hale gelmesine katkı sundu.

Tekirdağ Barosu da adaylık yazısında bu noktaya özel vurgu yaptı; Aksun’un yalnızca Trakya’daki sorunları ülke gündemine taşımadığını, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşam alanları için mücadele eden yurttaşlara da ses olduğunu ifade etti.

BU ADAYLIK YALNIZCA ÖZGÜR AKSUN’UN DEĞİL

Tekirdağ Barosu’nun adaylık yazısındaki belki de en önemli değerlendirme ise belgenin sonuç bölümünde yer aldı.

Baroya göre Özgür Aksun’un adaylığı, yalnızca bir kişinin yıllar boyunca yaptığı çalışmaların ödüllendirilmesinden ibaret değil.

Bu adaylık aynı zamanda hukuk ile ekoloji mücadelesinin buluşmasının, yurttaş iradesi ile meslek örgütlerinin dayanışmasının ve yerelden yükselen çevre hareketinin görünür hale gelmesinin bir ifadesi.

Tam da bu nedenle Aksun’un adaylığı Trakya açısından ayrı bir anlam taşıyor.

Çünkü Trakya son yıllarda sanayileşme baskısından madencilik projelerine, verimli tarım arazilerinin korunmasından su kaynaklarına, Marmara Denizi’nin geleceğinden orman alanlarına kadar Türkiye’nin en kritik çevre mücadelelerinden bazılarının yaşandığı bölgelerin başında geliyor.

Bu coğrafyada yıllardır verilen mücadelenin içinden gelen bir ismin Türkiye Barolar Birliği düzeyinde böylesine önemli bir ödüle aday gösterilmesi, Trakya’nın çevre mücadelesinin de ülke çapında görünür hale gelmesi anlamına geliyor.

ÖDÜLÜN GEÇMİŞİNDE TRAKYA DA VAR

Avukat Noyan Özkan Çevre ve Ekoloji Mücadelesi Onur Ödülü, Türkiye Barolar Birliği Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu tarafından çevre hakkı mücadelesini teşvik etmek amacıyla veriliyor.

Ödül geçmişte Türkiye’nin önemli çevre direnişlerinde yer alan kişi ve oluşumlara verildi. 2016 yılında Trakya Platformu, Efemçukuru’nda altın madenine karşı mücadele eden Ahmet Karaçam ile birlikte ödüle layık görüldü. 2023 yılında Akbelen mücadelesinin temsilcileri, 2024 yılında şehir plancısı Dr. Tayfun Kahraman ve Kocaeli Ekolojik Yaşam Derneği de ödül alan isim ve oluşumlar arasında yer aldı.

2026 yılı için Türkiye Barolar Birliği tarafından yapılan çağrıda da ödülün şiddet içermeyen ve ayrımcılıktan uzak yöntemlerle çevre politikalarına karşı mücadele eden, bu uğurda risk alan ve insanlara umut veren kişi ve oluşumlara verileceği açıklandı.

Tekirdağ Barosu’nun Özgür Aksun için ortaya koyduğu adaylık gerekçeleri, tam da bu kriterler üzerinde yükseliyor.

TRAKYA’NIN TOPRAĞINI, SUYUNU VE GELECEĞİNİ SAVUNAN BİR İSİM

Tekirdağ Barosu adaylık yazısının sonunda Özgür Aksun’u; şiddetten uzak, demokratik mücadele yöntemlerini ve hukuku kullanan, gerektiğinde risk alan kararlı bir doğa savunucusu olarak tanımlıyor.

Aksun’un Trakya’nın toprağına, suyuna, ormanına, kültürel mirasına ve geleceğine sahip çıkarken çevresindeki insanlara mücadele cesareti verdiği özellikle vurgulanıyor.

Baro, Aksun’un ödüle layık görülmesinin yalnızca onun yıllardır verdiği emeğe değil, Trakya’da ve Türkiye’nin dört bir yanında doğayı ve yaşam hakkını savunan yurttaşların mücadelesine verilmiş önemli bir destek olacağı görüşünde.

Trakya Politik olarak biz de aynı noktaya dikkat çekiyoruz:

Özgür Aksun’un adaylığı bir kişinin hikâyesinden çok daha fazlasını anlatıyor.

Bu adaylık; Ergene’nin, Marmara’nın, Istrancaların, Trakya’nın verimli ovalarının, ormanlarının ve yaşam alanlarının yıllardır korunması için verilen mücadelenin Türkiye çapında yeniden duyulması anlamına geliyor.

Özgür Aksun yıllardır birilerinin görmezden geldiği çevre sorunlarını gündeme taşıyor, birilerinin sessiz kaldığı yerde konuşuyor ve Trakya’nın doğasına yönelik tehditler karşısında geri adım atmıyor.

Şimdi bu mücadele Türkiye Barolar Birliği’nin önemli çevre ödüllerinden birine aday.

Trakya’nın sesi olan Özgür Aksun’un bu ödüle layık görülmesi, yalnızca bir çevre savunucusuna değil; toprağına, suyuna ve geleceğine sahip çıkan bütün Trakya’ya verilmiş bir ödül olacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Trakya Haber

Trakya Politik

Trakya Gazetesi