ÖZGÜR ÖZEL KIRKLARELİ’DEN ÇİFTÇİYE SÖZ VERDİ: “GEÇİM VE ALIM GARANTİSİ VERECEĞİZ”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Trakya programının Kırklareli ayağında Babaeski’ye bağlı Taşağıl köyünde çiftçiler ve köylülerle buluştu. Buğdaydan ayçiçeğine, süt üretiminden çiftçi borçlarına kadar Trakya tarımının temel sorunlarını tek tek sıralayan Özel, YENİ Parti iktidarında çiftçiye taban fiyat, alım ve geçim garantisi vereceklerini açıkladı. Özel, genç çiftçiler için teknoloji ve kooperatifleşme modeli ortaya koyarken, kırsalda çalışan kadınların sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanacağını söyledi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Kırklareli programında tarım ve kırsal kalkınma başlığı öne çıktı. Babaeski ilçesine bağlı Taşağıl köyünde çiftçilerle bir araya gelen Özel, köy sakinlerinin sorunlarını dinledi.
Trakya’da üreticinin karşılaştığı sorunların Taşağıl’da da bütün ağırlığıyla hissedildiğini belirten Özel, buğday, ayçiçeği ve süt üreticilerinin mevcut fiyatlarla üretimi sürdürebilmesinin giderek zorlaştığını söyledi.
Özel’in konuşmasının merkezinde ise çiftçiye verdiği şu söz yer aldı:
“YENİ Parti’nin iktidarında size geçim garantisi sözü veriyorum, alım garantisi veriyorum.”
BUĞDAY ÜRETİCİSİNE FİYAT TEPKİSİ
Özel, çiftçinin en önemli sorunlarından birinin buğday fiyatları olduğunu belirtti.
Buğday için açıklanan fiyatın üretim maliyetlerini karşılamadığını söyleyen Özel, üreticinin borçları nedeniyle ürününü beklenen seviyenin altında satmak zorunda kaldığını ifade etti.
“Buğday için 16,5 lira fiyat ilan edildiğinde ‘Bu maliyetlerle bu fiyat olmaz’ denmişti. Sonrasında o fiyat da mumla aranır oldu.”
Üreticinin bankalara olan borçlarını ödemekte zorlandığını belirten Özel, çiftçinin borcunu başka bir borçla kapatmaya çalıştığını, bunun sonucunda faiz yükünün giderek büyüdüğünü ve ipotekli tarım arazilerinin kaybedilmesi tehlikesinin ortaya çıktığını söyledi.

AYÇİÇEĞİNDE FİYAT BELİRSİZLİĞİ: “BÜYÜK BİR YIKIM YAŞANDI”
Kırklareli’nin Türkiye’nin en önemli ayçiçeği üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Özel, kentte Türkiye üretiminin yaklaşık % 10’unun gerçekleştirildiğini söyledi.
Hasadın büyük ölçüde tamamlanmasına rağmen fiyat konusundaki belirsizliği eleştiren Özel, borçlarını kapatmak zorunda kalan çiftçilerin ürünlerini aracılara vermek zorunda kaldığını ifade etti.
“Ayçiçeğin fiyatı halen daha açıklanmadı ama neredeyse çiçeklerin çoğu toplandı. Bu borç ve banka baskısı yüzünden de aracıların eline geçti. Ayçiçekteki bu fiyat belirsizliği yüzünden büyük bir felaket, büyük bir yıkım yaşandı.”
Özel’in bu sözleri, Trakya çiftçisinin uzun süredir gündeme getirdiği taban fiyat ve piyasa belirsizliği sorununu Kırklareli ziyaretinin en önemli gündem maddelerinden biri haline getirdi.
SÜT ÜRETİCİSİ İÇİN KRİTİK UYARI
Özgür Özel’in üzerinde en fazla durduğu başlıklardan biri de süt hayvancılığı oldu.
Hayvanların artık büyük ölçüde yemle beslendiğini belirten Özel, süt üreticisinin ayakta kalabilmesi için yem ile süt fiyatı arasındaki dengenin korunması gerektiğini söyledi.
Özel’e göre yem-süt paritesinin 1,5 seviyesinin altına düşmemesi gerekiyor.
Yemin kilogram fiyatının yaklaşık 20 liraya ulaştığı bir tabloda sütün litre fiyatının en az 30 lira olması gerektiğini belirten Özel, üreticinin bugün sütünü yaklaşık 24 liraya satmak zorunda kaldığını söyledi.
“1,1 parite çok tehlikelidir. Süt Kurumu’nun fiyatları revize etmesi lazım. En az 30 lira fiyat ilan edilmesi lazım.”
“SÜT İNEĞİ KASABA GİDERSE ÜÇ YIL GERİYE GİDİLİR”
Özel, süt üreticisinin zarar etmesinin yalnızca bugünkü üretimi değil, gelecek yıllardaki hayvancılığı da tehdit ettiğini söyledi.
Randımana ulaşmış bir süt ineğinin kesime gönderilmesini “büyük felaket” olarak nitelendiren Özel, aynı üretim seviyesine ulaşacak yeni bir hayvan yetiştirmenin yıllar aldığını hatırlattı.
Üreticinin zarar etmeye devam etmesi durumunda süt ineklerinin kesime gönderileceği uyarısında bulunan Özel, piyasanın sıkı biçimde denetlenmesi gerektiğini söyledi.
“HİÇBİR MAAŞ ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA OLMAYACAK”
Taşağıl köyündeki buluşmada bir kadının 10 bin liralık dul aylığıyla geçinemediğini anlatması üzerine Özel, sosyal politikalara ilişkin dikkat çekici bir vaat açıkladı.
YENİ Parti iktidarında devlet tarafından ödenen sosyal nitelikli maaşların asgari ücret seviyesinin altında kalmayacağını belirten Özel şöyle konuştu:
“Dul maaşı, yetim maaşı, engelli maaşı ne olursa olsun asgari ücretin altında olmayacak.”
Özel, mevcut koşullarda asgari ücretin de yaklaşık 28 bin lira seviyesinde olması gerektiğini savundu.
Kendisini dinleyen kadına seslenen Özel, “Devletin seni o halde bırakmaya asla ve asla hakkı yok” dedi.
“YENİ PARTİ’NİN İKTİDARI, KÖYLÜNÜN İKTİDARI OLACAK”
Özgür Özel, YENİ Parti’nin iktidar hedefini kırsaldaki vatandaşların yaşam koşulları üzerinden anlattı.
“YENİ Parti’nin iktidar olması demek çiftçilerin, köylülerin, hayvancılıkla uğraşanların iktidar olması demek.”
Özel, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” anlayışına gönderme yaparak tarım politikalarının yeniden üreticiyi merkeze alması gerektiğini söyledi.
EV KADINLARINA SİGORTA SÖZÜ
Kırklareli buluşmasının dikkat çeken vaatlerinden biri de kadınlara yönelik oldu.
Özel, özellikle kırsalda yaşayan kadınların yalnızca ev işleriyle değil tarla, hayvan bakımı ve üretimin birçok aşamasında çalıştığını, buna rağmen önemli bölümünün sosyal güvencesinin bulunmadığını söyledi.
YENİ Parti iktidarında çocuk, hasta veya engelli bakımını üstlendiği için çalışamayan kadınlar ile kırsalda çalışan ancak sigorta primini karşılayamayan kadınların sosyal güvence kapsamına alınacağını belirtti.
“Kimseyi geride bırakmayacağız. İnşallah bütün ev kadınlarının sigortasını ödeyeceğiz.”

ÇİFTÇİNİN YAŞ ORTALAMASI 37’DEN 57’YE ÇIKTI
Özel’in dikkat çektiği en çarpıcı verilerden biri ise Türkiye’de çiftçinin yaşlanması oldu.
2002 yılında çiftçilerin yaş ortalamasının yaklaşık 37 olduğunu söyleyen Özel, bugün bu rakamın 57’ye yükseldiğini belirtti.
Bunun tarımın geleceği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu savunan Özel, gençlerin köyden kopmasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir mesele olduğunu söyledi.
“Üç genç çiftçiden ikisi, ‘Asgari ücretle sanayi sitesinde iş bulursam köyde çalışmam, giderim’ diyor. Esas büyük beka sorunu budur.”
GENÇ ÇİFTÇİYE TEKNOLOJİ VE KOOPERATİF MODELİ
Özgür Özel, sorunun çözümü için genç çiftçilerin modern tarım teknolojilerine erişmesinin sağlanması gerektiğini söyledi.
Küçük ve parçalı arazilerde her üreticinin ayrı ayrı yüksek maliyetlere katlanmasının rekabet gücünü düşürdüğüne dikkat çeken Özel, köylerde kooperatifler aracılığıyla ortak tarım makineleri ve dronların kullanılmasını önerdi.
Özel, dünyadaki büyük tarım işletmelerinin teknoloji sayesinde çok daha düşük maliyetlerle üretim yaptığını belirterek Trakya çiftçisinin de modern teknolojiden yararlanması gerektiğini ifade etti.
Bir üreticinin tek başına satın alamayacağı dron veya modern tarım ekipmanlarının kooperatifler üzerinden ortak kullanılabileceğini söyledi.
HER KÖYE BİR ZİRAAT MÜHENDİSİ
Özel’in açıkladığı tarım modelinin önemli ayaklarından biri de her köye ziraat mühendisi görevlendirilmesi oldu.
Ziraat mühendislerinin üreticiyi bölgeye ve toprağa uygun ürüne yönlendireceğini belirten Özel, çiftçinin ürünü ekmeden önce ne kadar kazanacağını bilmesi gerektiğini söyledi.
Özel, devlet tarafından ilan edilen taban fiyatın altında ürün alınmasına da izin verilmemesi gerektiğini savundu.
Buğdaydan ayçiçeğine, sütten diğer tarım ürünlerine kadar taban fiyatın piyasanın gerçek alt sınırı olması gerektiğini söyledi.
“YOL YAPANA GARANTİ VAR, ÇİFTÇİYE YOK”
Özel, hükümetin kamu-özel iş birliği projelerinde uyguladığı garanti sistemini tarım politikalarıyla karşılaştırdı.
“Otoyol yapana geçiş garantisi veriyor. Köprü yapana geçiş garantisi veriyor. Havaalanı yapana uçuş garantisi veriyor. Hastane yapana hasta garantisi veriyor ama çiftçiye geldi mi ürünü alım garantisi vermiyor.”
Bu sistemi değiştireceklerini belirten Özel, çiftçinin ne ekeceğini, maliyetini ve ürününü hangi fiyatla satacağını önceden bileceği bir tarım politikası oluşturacaklarını söyledi.
Ardından Kırklareli’nden çiftçiye en net vaatlerinden birini verdi:
“Size söz veriyorum. YENİ Parti’nin iktidarında size geçim garantisi veriyorum, alım garantisi veriyorum.”
ÇİFTÇİ BORÇLARINA “İKİNCİ BAHAR” MODELİ
Özel, borç batağına giren çiftçiler için de yeni bir düzenleme yapacaklarını açıkladı.
Çiftçilerin birikmiş borçlarındaki faizlerin silineceğini ve kalan ana paranın üçe bölünerek yeniden yapılandırılacağını söyleyen Özel, bunu çiftçi için “ikinci bir şans, ikinci bahar” olarak tanımladı.
Amaçlarının üreticinin tarlasını ve hayvanını kaybetmesini önlemek olduğunu belirten Özel, tarımdaki borç sarmalının kırılması gerektiğini söyledi.
“KÖYLERE GİTMEYEN SİYASET YAPMASIN”
Taşağıl köylülerinin ziyaret nedeniyle kendilerini değerli hissettiklerini söylemesi üzerine Özel, siyasetin vatandaşın ayağına gitmesi gerektiğini vurguladı.
“Köye gitmeyen siyaset yapmasın.”
Seçime kadar Türkiye’yi köy köy, belde belde ve ilçe ilçe dolaşacaklarını belirten Özel, sorunları vatandaşın bulunduğu yerde dinleyerek çözüm önerilerini anlatacaklarını söyledi.
Konuşmasının sonunda köylülere seslenen Özel, iktidar hedefini güçlü ifadelerle yineledi:
“Bu süt satanlar evladı gibi baktığı ineğini kestirmek zorunda kalmasın diye, ‘Borç batağındayız’ diye isyan eden çiftçiler ve köylüler bundan kurtulsun diye vallahi de iktidar olacağız, billahi de iktidar olacağız.”
Özel, “Hiç kimseyi ayırmayacağız. Hiç kimse geride kalmayacak” diyerek konuşmasını tamamladı.
“YOKSULLUK, GENÇLERİ EVLİLİKTEN VE ÇOCUKTAN UZAKLAŞTIRIYOR”
Özgür Özel’in Taşağıl’daki konuşmasının son bölümünde Türkiye’nin düşen doğurganlık oranı da gündeme geldi.
Gençlerin ekonomik koşullar nedeniyle evlenmekte ve çocuk sahibi olmakta zorlandığını belirten Özel, sorunun yalnızca nüfus politikası üzerinden ele alınamayacağını söyledi.
Gençlerin barınma, gelir ve gelecek kaygısının doğrudan aile kurma kararlarını etkilediğini savunan Özel, yaşanan tabloyu yoksullaşmayla ilişkilendirdi.
Özel, Türkiye’nin genç nüfusa ihtiyacı bulunduğunu ancak bunun gençlere yalnızca “çocuk yapın” demekle mümkün olmayacağını belirterek, öncelikle gençlerin geleceğe güvenle bakabileceği ekonomik koşulların oluşturulması gerektiği mesajını verdi.
