Halkın Tokadını Yiyeceklere…
Ne çok korktuk
Gerçeklerden ve kederden
Hâlâ korkuyoruz
Karanlık, korkuların yüzüne
Işıklı bir tokat gibi inecek
Gecikmiş sabahı bekliyoruz
*
Milyonlarca insan şimdi aynı şeyi söylüyor. Ülkenin yüzde 48’inin dilinde aynı söz var: “Meğer Kılıçdaroğlu hepimizi kandırmış! Meğer AKP’ye muhalifmiş gibi söylenen her şey koskocaman bir yalandan ibaretmiş.”
*
Bunu, yargı darbesi gelmeden bir gün önce yayınlanan videoyla açık etmekten hiç çekinmediler. Göstere göstere yaptılar. Şimdi çok büyük bir öfke seli birikmiş durumda… Ne yapacağını bilemeyen milyonlarca insan, çok büyük bir aldatılmışlık duygusu içerisinde… Siyaset denen şeye sonsuza dek küsen mi istersin, sokaklara çıkıp kendini yakmak isteyen mi…
*
Hiçbiri çözüm değil, çare değil. Buraya nasıl geldik? Bu soruyu sorarak başlamak lazım yeniden. Eğer CHP, Özgür Özel tarafından Türkiye’nin birinci partisi konumuna getirilmeseydi ve eğer Ekrem İmamoğlu’nun ilk seçimde Cumhurbaşkanı olacağı kesinleşmeseydi bunların hiçbirini yaşamayacaktık. Uslu uslu demokrasicilik oynamaya ve ülkeyi AKP’nin talan politikalarına teslim etmeye devam edecektik.
*
Eskiler “Her şerde bir hayır vardır” der. Evet, 19 Mart darbesinden bu yana ülkeye yaşatılanlar kabul edilebilir gibi değil. Ancak ileride “Bunlar iyi ki yaşanmış” diyeceğiz. Çünkü rejim o kadar köşeye sıkıştı ki artık planlı ve ince düşünülmüş siyasi suikastları bir kenara bıraktı ve alenen, sokak ortasında, zorbaca yapıyor yapacağını…
*
Eğer böyle olmasaydı belki de kendimizi kandırmaya devam edecek ve muhalif hayatlarımız hiçbir işe yaramadan, on yıllarca daha bu sahte sistemde kendimize bir pay çıkaracaktık. Dolayısıyla iyi ki kimin satılmış, kimin kukla, kimin hain olduğu ortaya çıktı. Bu yönüyle bakıldığında şanslı bile sayılabiliriz.
*
Hepimizin bildiği Alis Harikalar Diyarında diye fantastik bir roman vardır. Kitabın bir yerinde şaşkın Alis, bilmiş gibi görünen karakter olan Tavşan’a döner ve sorar: “Peki ama şimdi nereye gidiyoruz?” Tavşan cevap verir: “Bu, nereye gitmek istediğimize bağlı.”
*
Partisi elinden dövüle dövüle alınacak insanlar şimdi bu soruyu soruyor: “Peki ama şimdi nereye gideceğiz?” Şimdilik hiçbir yere gitmemek gerekiyor. Bu parti savaş meydanlarında kurulmuştur. Ateşi ve ihaneti görmüştür. Dolayısıyla bu partideki tek bir kişinin bile kandırılmasına izin vermemek için parti binaları, çoktan kayyım olmayı kabul etmiş kimi hainlere teslim edilmemelidir.
*
İkinci bir parti veya sokak hareketi kurulsa bile 2 milyon insan asla CHP’den istifa etmemelidir. Çünkü alternatif olacak bir seçenek her zaman elimizin altında duruyor. Önemli olan, hain olanın CHP’de rahatça at koşturmasını da engellemek olmalı. Parti hainlerinin partiyi babalarının malı gibi kullanmalarına izin verilmemeli. Gayrısına, gayrı hallerde zaten bakılacaktır.
*
Son tahlilde çeyrek asırdır oynanan demokrasicilik oyununda sahne çökmüş, perde müesses nizamın üstüne tüm kiri ve tozuyla düşmüştür. Şimdilerde zafer kazanmış komutan gibi ortalıkta gezinmeleri sizi üzmesin.
*
Cahil toplumlarda siyasetle uğraşmak kolay iş değildir. Binbir türlü köylü kurnazlığı da cabası… Ancak devrimler de işte bu sıkışmışlıkların içinden çıkar. Hem de hiç beklenmedik bir anda!
*
Tarihteki tüm alçaklar, tüm hainler ve tüm diktatörler, suratlarına halkın tokadını yiyene kadar sonsuza kadar kendi pozisyonlarını koruyacaklarını zanneder.
*
Şimdi zaman, o tokadı indirmek için kolları sıvama zamanıdır.