KİM BU UTANGAÇ BUTLANCILAR?
Trakya Politik, CHP’deki mutlak butlan sürecinin başından beri bölgenin nabzını tutmaya devam ediyor. Süreci başından beri objektif olarak aktarıyoruz. Ancak şunu çok net biçimde belirtmek gerekir ki, bu süreç Kemal Kılıçdaroğlu’nun butlan kararından bir gün önce yayınladığı videoyla başlamadı.
Bu süreç yaklaşık iki yıldan beri AKP ile CHP Genel Merkezi’ni işgal eden kişilerin yürüttüğü bir pazarlığın sonucudur. Dolayısıyla Faik Öztrak’ın WhatsApp gruplarında yakın çevresine bile “Butlanı kucağımızda bulduk” açıklaması yapması elbette gerçekleri yansıtmıyor. Daha önce de yazmıştık. Faik Bey, kendisinin güdümünde olan belediye başkanları ve milletvekillerine “Bu işler değişecek, partide biz söz sahibi olacağız” lafını daha butlan sözcüğü yeni yeni duyulmaya başlamışken söylemişti.
FAİK ÖZTRAK İLE NEREYE KADAR?
Hal böyleyken, Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay’a öncülük rolü verilen bu hizipte merkez ilçe Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, Saray Belediye Başkanı Abdül Taşyasan ve Muratlı Belediye Başkanı Varol Türel yer alıyor. Faik Öztrak’ın talimatlarından milim sapma şansı olmayan bu dört belediye başkanı, Kılıçdaroğlu tarafından zorbaca Tekirdağ’a atanacak yeni il başkanı hususunda pazarlık yapmak için Genel Merkez’e gitmişti. Aynı gün ilk kez Trakya Politik’in duyurduğu bu haber gündeme bomba gibi düştü. Ve il başkanı olarak adını verdikleri ve kendileriyle Ankara’ya giden Levent Gündoğdu da gelen tepkiler üzerine bu işten elini eteğini çekmek zorunda kaldı.
Bu dört belediye başkanının pazarlık için soluğu Kılıçdaroğlu’nun yanında almasının nedeni, Marmaraereğlisi Belediye Başkanı Onur Bozkurter’in butlan süreciyle birlikte desteğini bir anda değişim kanadından çekerek Kılıçdaroğlu’na yanaşmasıydı. Bozkurter siyasi kredisi çoktan tükenmiş olan eski milletvekili Erdoğan Kaplan’ı il başkanı yapmak istiyordu. Böylece Bozkurter’in eli, AKP ile işbirliği içinde olan Kılıçdaroğlu nezdinde daha da güçlenecek ve önündeki iki buçuk yıllık belediye başkanlığı sürecini de kendi hesabına göre “tıkır tıkır” geçirecekti. Makamdaki hesap Kılıçdaroğlu’nun arınmasına ne kadar uyar izleyip göreceğiz.
GÖZLERİ O KADAR DÖNMÜŞ Kİ, SİYASETİ OKUYAMIYORLAR
AKP ile “al takke ver külah” olma konusunda son bir yıldır Vahap Akay ve Abdül Taşyasan’la yarışa giren Bozkurter’in bu hamlesi CHP içinde yukarıda bahsi geçen butlan sürecinin Tekirdağ’daki koçbaşları tarafından biraz kıskanılmış olsa gerek. Bu kıyasıya rekabet halen devam ediyor ve butlan yönetimine kimin kendi il başkanını dayatacağı da gizemini koruyor.
Bütün bunlar olurken yukarıda bahsi geçen isimlerin idrak edemedikleri bir durum var. Yenilen bu naneler halk tarafından görülmüyor sanılıyor. Oysa halk her şeyi görmeye ve öfkesini yükseltmeye devam ediyor. En basitinden yaşanan bu tuhaf süreci Trakya Politik olarak gün be gün kayıt altına almaya devam ediyoruz.
HALKIN HESABI, TOKAT GİBİ YÜZLERİNDE PATLAYACAK
Sorun şurada: Bahsi geçen bu belediye başkanları ve etrafındaki bir avuç siyaset erbabı bunu CHP içerisindeki bir hizip savaşı zannediyor. Oysa mesele bundan çok daha farklı ve ileri boyutta. Fatih Altaylı’nın deyimiyle Kılıçdaroğlu’nun butlan kararından bir gün önce çektiği videoyla birlikte ağzından çıkan her sözün “vatan hainliği” ile alakalı olarak değerlendirilmesi gerektiği gerçeğidir.
Bu belediye başkanlarının Kılıçdaroğlu – Özgür Özel ayrışmasını 1990’ların başındaki CHP-SHP ayrışması ekseninde ele almaları siyaseti okumaktan çok uzak oldukalrını açıkça gösteriyor. Zira o ayrışma ve dahası birleşme sürecinin partiye ne kadar zarar verdiği, birleşme olmasına rağmen bile CHP’nin 1999 seçimlerinde nasıl baraj altında kaldığı ortadadır. Ancak, tekrar etmek gerekirse siyaseti esnaflık haline getirmiş olan butlancı anlayış, çok büyük bir tarihsel yanılgı içindedir.
HALKIN GAZABINDAN KAÇMAK MÜMKÜN DEĞİL
Dün komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltı sürecinde imajını düzeltmek için adliyeye giden Kemal Kılıçdaroğlu’nun nasıl rezil olduğunu hepimiz gözlerimizle gördük. Bu rezil olma hali, butlana kıyısından köşesinden bulaşmış herkesin üstüne sıçrayacaktır. Bunda hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Barış Yarkadaş denilen (Gerçek adı Kürşat, sonradan ismini değiştirdi) kişinin ödeneğini aldığı ve bu operasyonun medya ayağının yönetildiği TGRT ekranlarındaki sitemi işte bu yüzdendir. Bu belediye başkanlarının halkın tepkisinden çekinerek bu pazarlıkları gizli gizli yapıyor oluşları, gırtlağına kadar bu operasyonun içine dalmış kişileri üzmektedir.
GELECEK BURADA: TRAKYA POLİTİK NE DİYORSA ÇIKTI!
Trakya Politik sürecin her aşamasında dile getirdi ve sürekli haklı çıktık. Bu belediye başkanları, Özgür Özel’e değil ama Ekrem İmamoğlu’na destek verdiklerini ifade ederken doğru söylemiyorlardı. Sosyal medyadaki profil fotoğraflarından İmamoğlu’nu kaldırarak bizim o zaman söylediğimizi kendileri ispat etmiş oldular. Aynı şekilde butlan kararı açıklandığında halkın sessiz kalmalarına tepki göstereceklerini bildiklerinden ve Kılıçdaroğlu’nun asla Kurultay yapmayacağını bildiklerinden kendi hiziplerini kapsayacak biçimde olağanüstü Kurultay istediklerini deklare ettiler. Ama Trakya’daki en büyük buluşmalardan biri olan Lüleburgaz Mitingi’ne gelmeyerek gerçek niyetlerini de açık ettiler.
İLHAM ALINMASI GEREKEN İKİ ÖRNEK
Oysa bir yanlıştan dönmek, milyonlarca yurtseverin umuduna ve isyanına ses vermek bu kadar zor olmamalı. Bu süreç içinde olumlu anlamda verilecek çok örnek var. Ama hepsini dile getirecek yerimiz yok. Bu yüzden ikisini hatırlatarak geleceğe dair umut aşılayacağız. Yazının başında bahsettiğimiz sürecin başında Faik Öztrak güdümünde hareket eden hizbin ne kadar zararlı olduğunu gören ve siyasette bu arkadaşlar kadar “tecrübeli” olmayan Malkara Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk’ün bilhassa Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oluşturulan gerilimi görerek bu tayfadan uzaklaşması ibretliktir. Sürecin sonlarına doğru netleşen kongreler sürecinde Vahap Akay’ın da desteklediği CHP Çerkezköy İlçe Başkanlığı’na seçilen Sedat Çolak’ın bugün durduğu çizgi herkese ilham vermektedir.
SÜRPRİZ SENARYODA BİLE HİÇBİR ŞANSLARI YOK
Kılıçdaroğlu ile bu işin olmayacağını herkes görmektedir. Oğuz Kaan Salıcı, Gürsel Tekin, Muharrem İnce ve Gürsel Erol gibi isimler kısa bir süre sonra sırtından hançerlenerek buruşmuş bir peçete gibi çöpe atılacak olan Kemal Bey’in oturtulduğu koltuğa oturtulmak hevesindeler. Yukarıda bahsi geçen köylü kurnazı arkadaşların da tek umudu budur. Çünkü Kılıçdaroğlu CHP’sinin bırakın belediye kazanmasını, AKP’nin işine yarayacak bir bölünme yaratması bile söz konusu değildir.
Ancak gözden kaçırılan başka ve çok önemli bir gerçek daha var. Yıllardır kastlaşmış, uyuşmuş, hantallaşmış CHP ilçe lokalleri ve kadrolarının yerini alacak olan bir halk hareketi kıvamındaki bir siyasal öznenin, Özgür Özel liderliğindeki CHP’den fazla bir potansiyele sahip olduğunu herkesten iyi gören isim, siyaseti çok iyi okuyan bir uzman olan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Dolayısıyla şişeden çıkmak üzere olan cin, Yargıtay kararıyla şişeye tekrar sokulursa ve yeni parti kurulmasın diye Özel’in CHP’ye geri döndürülmesi sağlanırsa da kimse şaşırmasın.
Böyle bir ihtimali neden mi dile getiriyoruz? Böyle bir durumda bahsi geçen belediye başkanlarının AK Parti’ye geçeceğinden neredeyse eminiz de ondan. Temennimiz o ki, kendini çok zeki sanan bu arkadaşlara Allah akıl fikir versin, Allah ıslah etsin. Zira artık bu saatten sonra işleri tamamen Allah’a kalmıştır.
Umarız biz yanılırız. Umarız birçok olumlu örnekte olduğu gibi bu kişiler de ülkenin aydınlık geleceğini, kendi çıkar hesaplarının önüne koyarak hareket eder. Neylersin… Umut, fakirin ekmeği! Umut, garip gurebanın dünyası… Bir de yeri gelmişken hatırlatmakta yarar var: “Yakarsa dünyayı, garipler yakar!”
