SİZ KİMİ KANDIRDIĞINIZI SANIYORSUNUZ?
CHP’de kurultay tartışmaları ve “mutlak butlan” krizi üzerinden büyüyen siyasi gerilim devam ederken, Tekirdağ’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, Muratlı Belediye Başkanı Varol Türel ve Saray Belediye Başkanı Abdül Taşyasan ortak bir bildiri yayımladı.
Yayımlanan metinde; “sağduyu”, “demokratik anlayış”, “partinin köklü kurumsal yapısı”, “birlik ve beraberlik” gibi yuvarlak ifadeler kullanıldı. Ancak dikkat çeken asıl şey, metnin ne söylediğinden çok neyi söylemekten kaçındığıydı.
Çünkü Türkiye’de siyaseti az çok takip eden herkes biliyor ki, CHP içerisindeki mevcut kırılmada taraflar çok net. İnsanlar artık kimin hangi siyasi çizgide durduğunu, kimin hangi yapıdan beslendiğini, kimin hangi siyasi merkezin gölgesinde hareket ettiğini görüyor.
Fakat işte tam da bu yüzden bu açıklama böylesine dikkat çekici.
Çünkü ortada açıkça savunulamayan bir siyasi pozisyon var.
Yıllardır Tekirdağ siyasetinde Faik Öztrak ekseninde şekillenen yapıların, bugün Kemal Kılıçdaroğlu çizgisinden tamamen kopamadığı herkesin malumu. Belediyelerde, örgütlerde, kulislerde yıllardır aynı siyasal hattın etkisi hissediliyor. Ancak bugün gelinen noktada bu desteği açık açık ifade etmek kolay değil. Çünkü CHP tabanında çok ciddi bir toplumsal reaksiyon oluşmuş durumda.
İşte bu yüzden ortaya böyle “ortacı” metinler çıkıyor.
Ne tam destek diyebiliyorlar…
Ne de açıkça karşı çıkabiliyorlar…
Cümleler dikkatle seçiliyor. İsimler özellikle telaffuz edilmiyor. Her satır “denge siyaseti” kokuyor.
Peki halk bunu yemiyor olunca ne oluyor?
Bu bildirinin altına gerçek siyasi pozisyonu hatırlatan yorumlar yapılıyor. Vatandaşlar çıkıp “Madem Kemal Kılıçdaroğlu çizgisini destekliyorsunuz, açıkça söyleyin” diyor. İnsanlar Faik Öztrak etkisini hatırlatıyor. Ve sonra ne oluyor?
Yorumlar siliniyor.
Çünkü sorun tam da burada başlıyor.
Eğer gerçekten savunduğunuz bir siyasi çizgi varsa, bunu mertçe söylersiniz.
Eğer hâlâ Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyaset anlayışını doğru buluyorsanız çıkıp açık açık savunursunuz.
Eğer Faik Öztrak’ın yıllardır Tekirdağ’da kurduğu siyasi düzenin devam etmesini istiyorsanız bunun da arkasında durursunuz.
Ama bugün yapılan şey başka.
Bugün yapılan şey; hem o siyasetin imkânlarından vazgeçememek hem de toplumdaki büyük değişim dalgasının altında kalmamak için gri bölgede siyaset yapmaya çalışmaktır.
O dönem kapanıyor.
Çünkü artık insanlar cesaret görmek istiyor.
Açık söz görmek istiyor.
Net duruş görmek istiyor.
Perde arkasından yürütülen hizip savaşlarını değil, halkın karşısına çıkıp bedel ödemeyi göze alan siyasetçileri görmek istiyor.
Ve unutulmasın…
Tarih boyunca kazananlar hiçbir zaman gri bölgede saklananlar olmadı.
Kazananlar; açık duranlar, risk alanlar, bedel ödeyenler oldu.
Tarihin doğru tarafında duranlar kazanacak.
Son sözü ise her zaman cesurlar ve direnenler söyleyecek.