TV 100, TÜM CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANLARINI AKP’YE TRANSFER ETTİ
TV 100 ekranlarında yayınlanan Başak Şengül ile Doğru Yorum programında, Burcu Köksal’ın AKP’ye geçeceği iddiası konuşulurken tartışma kısa sürede CHP’li belediye başkanları üzerinden yürütülen dayanaksız bir “transfer” senaryosuna dönüştü. Can Özçelik ismindeki “yazar” olduğu belirtilen kişi neredeyse büyükşehirlerdeki tüm CHP’li belediye başkanlarını sayarak AKP’ye geçeceklerini söyledi.
Programda konuşan Hacı Yakışıklı, AKP’ye geçmek isteyip de kabul edilmeyen 5 belediye başkanı olduğunu öne sürdü. Ardından, önümüzdeki yerel seçimlerden önce 20 belediyenin daha AKP’ye katılabileceği yönünde bir değerlendirme yaptı. Ancak bu iddialara ilişkin herhangi bir belge, açıklama ya da somut bilgi paylaşılmadı. Giderek tuhaf bir hal alan ve konuşmacıların birbirlerini “gaza getirdikleri” hararetli diyalog bir süre sonra tuhaf bir hal aldı.
Bunun üzerine Can Özçelik, CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının isimlerini peş peşe saymaya başladı. Zeydan Karalar’dan Mansur Yavaş’a, Ahmet Akın’dan Cemil Tugay’a, Vahap Seçer’den Ahmet Aras’a kadar birçok isim, herhangi bir dayanak gösterilmeden tartışmanın içine çekildi.
CANDAN YÜCEER’İ DE EN SONA EKLEDİLER
Programda adı anılan isimlerden biri de Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer oldu. Ancak Yüceer’in AKP’ye geçeceğine kendileri de hiç ihtimal vermemiş olacak ki, adını listenin en sonunda, adeta “onu da sayalım” der gibi geçiştirdiler. Ortada Yüceer’e ilişkin herhangi bir açıklama, temas ya da somut bilgi bulunmazken, isminin bu tartışmaya dahil edilmesi programdaki spekülasyon havasını daha da belirgin hale getirdi.
İDDİA VAR, DAYANAK YOK
Programda yaşanan tablo, yandaş medyanın haber üretme biçimini bir kez daha gözler önüne serdi. Önce kaynağı belirsiz bir iddia ortaya atıldı, ardından bu iddia isimlerle genişletildi ve kamuoyunda “acaba” algısı oluşturulmaya çalışıldı.
Bu durum yalnızca ulusal ekranlara özgü de değil. Yerel basında da zaman zaman aynı yöntemle hareket eden, mesnetsiz iddiaları haber gibi sunan, duyumla gerçeği, dedikoduyla gazeteciliği birbirine karıştıran tipler ortaya çıkıyor. Ancak bu kişilerin yaptığı işin adı kuşkusuz gazetecilik değil. Gazeteci, elinde somut bilgi olmadan insanları ve kurumları zan altında bırakmaz ve saçma sapan iddiaları gerçekmiş gibi dolaşıma sokmaz. Bu tip provokasyonların özellikle yerel bazda maddi çıkar beklentisiyle yapıldığı artık neredeyse herkesin bildiği bir sır haline geldi. Dolayısıyla daha önce de bu tip girişimlerde bulunmuş kişilere basın mensubu gözüyle bakılmaması toplum adına önemli bir noktaya işaret ediyor.
SANDIKTA ALINAMAYAN BELEDİYELER EKRANDA HAYAL EDİLİYOR
CHP’nin yerel seçimlerde elde ettiği başarı, iktidara yakın çevrelerde hâlâ hazmedilmiş görünmüyor. Bu nedenle CHP’li belediye başkanlarının hizmetleri yerine, sık sık transfer iddiaları ve siyasi senaryolar gündeme getiriliyor.
TV 100’de yaşanan diyalog da bunun son örneklerinden biri oldu. Halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanları, hiçbir somut dayanak olmadan televizyon ekranında “AKP’ye geçiş” tartışmasının malzemesi haline getirildi.
Belediyeler televizyon stüdyolarında kurulan senaryolarla değil, sandıkta halkın verdiği kararla belirlenir. Yandaş ekranlarda ya da yereldeki uydurma haber tezgâhlarında üretilen iddialar, bu gerçeği değiştirmiyor.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve partili belediye başkanlarına karşı yürütülen operasyon yandaş ekranlarda da tüm hızıyla sürerken bütün olan biten kayıt altına alınmaya devam ediyor.
