CHP Üzerinden 7 Haziran Ara Seçiminde Algı Operasyonu mu?
Tokat, Gümüşhane ve Nevşehir’de yapılacak seçimler “hukuki zorunluluk” kapsamında gösteriliyor. Ancak seçim bölgelerinin tamamının AK Parti ve MHP’nin güçlü olduğu yerlerden oluşması, siyasi tartışmayı büyüttü.
Ne oldu?
Türkiye’de 7 Haziran’da Tokat, Gümüşhane ve Nevşehir’de toplam 6 beldede belediye seçimleri yapılacak. Bu yerleşimlerde ilk kez belediye başkanlığı seçimi gerçekleştirilecek.
Resmi gerekçe, bu yerlerin belde statüsü kazanması sonrası ortaya çıkan hukuki zorunluluk.
Nerede yapılacak?
Seçimler şu yerleşimlerde gerçekleştirilecek:
- Tokat Reşadiye: Yolüstü, Çevrecik
- Tokat Almus: Bağtaşı
- Tokat Yeşilyurt: Kuşçu
- Gümüşhane: Tekke
- Nevşehir Ürgüp: Mustafapaşa
Bu yerleşimlerin tamamı, son seçimlerde sağ partilerin yüksek oy aldığı bölgeler olarak biliniyor.
Ne zaman?
Seçimler 7 Haziran’da yapılacak. Takvim, Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlendi.
Neden yapılıyor?
Resmi açıklamaya göre:
- Bu yerleşimler daha önce köy ya da mahalle statüsündeydi
- Nüfus ve idari kriterleri sağlayarak belde statüsü kazandı
- Bu nedenle ilk belediye seçimlerinin yapılması zorunlu hale geldi
Ancak tartışma da tam bu noktada başlıyor.

Nasıl bir tartışma var?
Siyasi kulislerde ve muhalefet çevrelerinde şu soru yüksek sesle dile getiriliyor:
“Türkiye’de belde statüsü kazanabilecek başka yer yok mu?”
Benzer nüfus ve idari koşulları sağlayan farklı bölgelerin de bulunabileceği ifade edilirken, seçim yapılacak yerlerin tamamının:
- Karadeniz ve İç Anadolu hattında
- AK Parti ve MHP’nin güçlü olduğu bölgelerde
yoğunlaşması dikkat çekiyor.
Bu durum, seçimlerin coğrafi ve siyasi olarak seçilmiş alanlarda yapıldığı yönünde eleştirilere neden oluyor.
Kim ne diyor?
Siyasi değerlendirmelerde, bu seçimlerin sonuçlarının küçük olmasına rağmen büyük bir algı oluşturabileceği belirtiliyor.
Seçim sonrası şu tür başlıkların gündeme gelebileceği ifade ediliyor:
- “CHP Anadolu’da zayıf”
- “Yerel seçim başarısı kalıcı değil”
Muhalefet cephesinde ise bu yaklaşımın temsiliyet sorunu yarattığı görüşü öne çıkıyor.
Neden önemli?
Bu seçimler sayı olarak küçük olsa da:
- Türkiye genelini temsil etmeyen sonuçların
- ülke geneline yayılmış gibi sunulabileceği
değerlendiriliyor.
Bu durum, seçimlerin sadece hukuki değil aynı zamanda siyasi iletişim aracı olarak da kullanıldığı yönünde tartışmaları beraberinde getiriyor.
CHP ne yapmalı?
Uzmanlara göre Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu süreçte:
- Seçim bölgelerinin nasıl belirlendiğini sorgulaması
- Benzer durumda olan diğer yerleşimleri gündeme taşıması
- Seçim sonuçlarının genelleştirilmesine karşı kamuoyunu bilgilendirmesi
gerekiyor.
Mutlak Butlan Devreye Sokulmak İçin Bekletiliyor
7 Haziran’daki seçimler hukuki bir sürecin sonucu olarak gösterilse de, seçim bölgelerinin tamamının belirli bir siyasi haritaya işaret etmesi tartışmayı büyütüyor.
Asıl soru ise hâlâ yanıt bekliyor:
Bu seçimler gerçekten sadece hukuki bir zorunluluk mu, yoksa siyasi bir stratejinin parçası mı?
Bu sorunun yanıtının “evet” olması halinde, CHP’ye butlan davasında Kılıçdaroğlu’nun henüz devreye sokulmayacağını kestirmek güç değil. Zira Kılıçdaroğlu partiye kayyım olarak atanacak olsaydı, CHP üzerinden 7 Haziran’da bir algı operasyonu çekilerek “CHP ara seçimde başarısız oldu” imajı yaratılmak istenmezdi. Tam tersine partiye kayyım olarak atanacak Kılıçdaroğlu ile oyların çakılacağı gerçeği perdelenmek istenirdi. Dolayısıyla en azından 7 Haziran’a kadar Kılıçdaroğlu’nun pozisyonunun da kendi çalışma ofisi olduğu netleşmiş oldu.
Elbette 7 Haziran algı çalışması, 7 Haziran’dan sonra CHP’yi dibe çekmek için ipleri tamamen siyasal iktidarın eline geçmiş olan Kılıçdaroğlu‘na meşruiyet sağlama hamlesi olarak da görülebilir.
CHP, Ara Seçimde ve Sonrasında Ne Yapmalı?
Cumhuriyet Halk Partisi, 7 Haziran’daki ara seçimlerde oyu yüzde 1 ila 5 arasında bulunan bu beldelere merkezi siyasetle yüklenmelidir. Yaratılmak istenen algı operasyonuna karşı Özgür Özel grup toplantısından “Oyumuzu yüzde 1’den, 10 katına çıkardık” söylemiyle politika yapmalıdır.
