YENİ PARTİ NEDEN HEYECAN VERİCİ?
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 28 Mayıs 2023 genel seçiminden sonra bir daha belini doğrultamayacağını düşünenler için CHP’nin 38. Kurultayı bir nirengi noktası oldu. Değişim kanadının “Baba Ocağı” olarak nitelendirdiği partide on yıllardır kendi mutlu azınlığı adına parti içinde iktidarı elinde tutan, Türkiye genelinde ise iktidara giden yolu tıkayan anlayış, 5 Kasım 2023 tarihinin ilk saatlerinde tarihin tozlu sayfalarındaki yerini aldı. Bütün hikâye işte böyle başladı.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin yargı sopasıyla darbe üstüne darbe yiyor oluşu mutlak butlan olayıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi tarihinde kara bir leke olarak zirve yaptı. Şu anda CHP içindeki butlan yönetimi il ve ilçe örgütlerini görevden alarak bu hukuksuz, bu zalim, bu hodbin süreci kamçılıyor. Ancak unutulan bir şey var. Hiçbir zulüm sonsuza dek süremez. Hele hele bu zulme karşı ses çıkaran güçlü bir halk desteği varsa… Bu yüzdendir ki oyunun kuklalarını kendi elleriyle yöneten AKP, başından beri bu oyunun kendisiyle alakası olmadığına kamuoyunu (en azından kendi kitlesini) inandırmak için çırpınıyor. Ama çuvala sığmayan mızrak her seferinde bu kumpası kuranların çeşitli yerlerine batarak kendilerini yaralıyor. Oyuna oradan veya buradan müdahil olmak isteyenler de bu sakarlıktan kuşkusuz ki nasibini alıyor.
HALK, YENİ İKTİDARIN KOKUSUNU ALDI
Bir önceki, “Özgür Özel’in Yükselişi Kimleri Korkutuyor?” başlıklı yazıda Özel’in nasıl da bir doğal öndere, hatta bir halk kahramanına dönüştüğünü yazmıştık. O yazının sonunda ve bu yazının başında belirtildiği üzere Özgür Özel yolda yürürken ayağına taş değse, bunun sorumlusu artık çok açıktır. Failin adı bellidir. Ancak değişim ekibi bunu göze almış olacak ki, liderliğin de pek önemi olmadan herkesi kapsayan bir bütünlük içinde Türkiye’nin aydınlık yarınları için mücadele etmekten bir adım dahi geri durmuyorlar. Tabandaki müthiş dip dalgasının tahlilinde de belirttiğimiz gibi, yerelde iktidar olmanın umudunu, genelde de iktidar olacak olmanın emarelerini alan geniş halk kesimlerini eskisi gibi kolay kandırmak artık mümkün olmayacak.
MİLLETVEKİLLİĞİ HESABI, YANLIŞ HESAP!
CHP’nin bugünkü durumunu anlamak için tepede dönen siyasete bakmak pek anlamlı değil ama spekülasyonları sona erdirmek adına bir tahlil yapmak iyi olacaktır. Kulislerde konuşulanlara göre CHP’den Yeni Parti’ye geçecek milletvekili sayısıyla hesap yapılmaya çalışılıyor. Daha doğrusu bu hesaplama iktidara dişiyle tırnağıyla tutunmaya çalışan Ak Parti çevrelerinin işine geliyor. Oysa Ak Parti Fazilet Partisi’nden ayrıldığı zaman gelenekçi kanatta 65, Ak Parti’yi kuran yenilikçi kanatta ise 45 milletvekili vardı. Aynı Ak Parti sadece 15 ay sonra yüzde 35 oranında oy alarak tek başına iktidar olmuştu. CHP’deki mevcut milletvekillerinin 2023 genel seçimleri öncesi Kılıçdaroğlu tarafından belirlendiğini düşünecek olursak, CHP içindeki milletvekillerinin yarıdan fazlasının Yeni Parti’de olması yeter de artar bile…
Üstelik geri kalan milletvekillerinin hepsi butlan kanadında değil. Butlancı olanların oranı en fazla 30 civarında. 5-6 civarı kendini “üçüncü yol”cu olarak tarif ediyor. Geri kalan gri kısım ise kendini kararsız olarak niteliyor ve süreç içinde rol kapmaya çalışıyor.
BUTLANCILARIN SİYASİ HAYATI SONA ERMİŞTİR
Her şeyden önce Yeni Parti’yi siyasi arenada birinci olarak gösteren anketlerin varlığının bugün için su götürmez bir gerçek olduğu ortada. Bunu güvenilir anket şirketlerinin yüzde 32 ila 35 arasında bir oy oranına bağlamıyoruz. Daha önemli bir veri var. Küçük ama organik sosyal medya anketleri çok büyük bir yol gösterici konumunda olduğunu bir önceki yazıda belirtmiştik.
Trakya Politik’in Instagram ve Threads’te gerçekleştirdiği yoruma dayalı ankette “Yeni Parti kurulunca…” sorusuna kullanıcıların büyük çoğunluğunun en azından oy vereceğini beyan etmesi önemli bir kriter olarak yol gösteriyor. Her iki mecrada toplamda sadece bir günde 5 binden fazla etkileşim ve 2 binden fazla yorum alan bu ankette Kılıçdaroğlu ve butlan CHP’sinin esamisi okunmuyor. Yeni Parti’yi rakip olarak gören ve itiraz yükselten ise Ak Partili gerçek kişiler veya troller.
Tekirdağ’ın Saray ilçesindeki yerel ölçekli Saray Ajans sayfasının yaptığı yoruma dayalı anket de dikkat çekici bir veriyi işaret ediyor. Ankette sorulan soru şu şekilde: “Yeni Parti kurulursa Saray’da yerel seçimlerde oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusu her ne kadar ucu açık ve yoruma dayalı olsa da görselde “Yeni Parti’ye oy veririm” ve “CHP’ye oy veririm” seçenekleri belirtilmiş. Şu ana kadar 450 civarında kişinin yorum yaptığı ankette Yeni Parti’yi işaret edenlerin oranı yüzde 85 civarında. Geriye kalan yüzde 15’lik kesimin yarısı, seçeneklerde olmamasına rağmen Ak Parti yanıtı verilmiş. CHP diyenlerin oranı ise Ak Parti yanıtının yarısı kadar. Yani, Saray ilçesi gibi belediyenin Kılıçdaroğlu’nun güdümünde olduğu bir yerde bile anket sonuçları bu şekilde çıkıyorsa butlan yönetimi şapkayı önüne koyarak uzun uzun düşünmek durumandadır.
Uzun lafın kısası, daha önce de altını çizdiğimiz üzere başarısız olan Kılıçdaroğlu her ne kadar iktidar tarafından siyaset sahnesinden ve CHP’nin başından bir an önce silinecekse de yerine oturtulacak kişinin barajı geçecek bir pozisyonunun olması pek mümkün görünmüyor.
“ALTI OK” PATENTİYLE İNSANLARI KANDIRMAK MÜMKÜN OLMAYACAK
Esasen “irtikap” sözcüğü üzerinden CHP’ye yapılan operasyonlara bakınca durum daha da ironik ve komik bir hal alıyor. İrtikap, bir kamu görevlisinin görevinin verdiği gücü kötüye kullanarak bir kişiden haksız kazanç sağlaması veya çıkar elde etmesi anlamına geliyor. Ak Parti’nin çeyrek asırlık iktidarı boyunca yaşananlara ve somut durumlara bakınca insanı bir gülme alıyor tabii…
Kuşkusuz CHP gibi sosyaldemokrat ilkeleri benimsemiş bir partide bu durumun kırıntısına dahi rastlanmaması lazım. Bunu da belirtmiş olalım. Ancak gelin görün ki butlan ekibinin etrafındaki isimlere bakınca iş daha trajik bir hal alıyor. Örneğin, Tekirdağ’a butlancılar tarafından atananlara ve buna ön ayak olanlara bakınca “Kılıçdaroğlu hangi arınmadan bahsediyor?” diye dalga konusu oluyor.
Burada butlancılar ve iktidar tarafından en çok güvenilen durum altı ok ambleminin gücü ve duygusal ağırlığıydı. Nasıl ki muhafazakâr partiler dini ve Allah’ı kullanarak insanları kolayca kandırabiliyor, CHP’ye oy veren kitlenin de tıpkı 1992 sonrası olduğu gibi altı ok patenti üzerinden tüm sosyaldemokrat kesimi bir süre sonra paralize edeceği umut edilmişti. Ancak daha önceki yazılarda da belirttiğimiz üzere, artık bu pek mümkün değil.
Oh olsun ki, artık birilerinin rant yuvası haline gelmiş, duvarları örümcek ağı tutan, çay ocağı paslanmış ama delege pazarlıklarının karargahı olan il ve ilçe lokallerinin yerini başka ve nezih mekanlar alacak.
Artık, Atatürk’le ve altı ok ile kandırmanın sonuna gelindi. Zaten bu iki kavramla siyaset dizayn eden insanların da kendi mutlu yarınları için kendi küçük iktidarlarına çalıştıkları ortaya çıktı.
BAŞKA VE ŞENLİKLİ BİR MÜCADELE HATTI GELİYOR!
Yıllarca insanların kerhen oy verdiği bir partideki yüzde 25’lik cam tavan devri sona erdi. İnsanlar, yüzde 25 sıçrayamasalar dahi, en azından üstlerinde bir cam tavan hissetmeyecekleri bir yerde siyaset yapmanın ve sahici bir dayanışmanın tadına varabilecekler. Sıradan ve sahici bir sokak siyaseti kapımızı çalabilir. Bu öyle görünüyor ki iktidar olmaktan bile büyük bir tatmin duygusu yaratacaktır.
Ekmeleddin İhsanoğlu vakasının “Tıpış tıpış oy verecekler” diye dayatıldığı bir tercihi yaşamayacağız bundan sonra… Hiç kimse mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılmasını sessiz kalarak geçiştiremeyecek. Dokunulmazlıkları kaldırıp siyasilerin yıllarca zindanda çürümesinin önü açılmayacak. Ak Parti’nin artığı konumundaki listelerle “siyasal ittifak” adı altında hareket edilmeyecek. Kurultay’larda, il ve ilçe kongrelerinde kazanan seçilmişlerin yönetimlerden alınmasına izin verilmeyecek. Bu listeyi uzatmak mümkün.
Ancak can sıkan bu listenin karşısında alternatif güzellikleri de yazmak mümkün. Yalnızca bir örnek vererek dudakların kenarında umutlu bir gülümseme yaratmak mümkün. Seçim günü muhalefetin sandık görevlilerine nelerden sonra gelen ve zehirleme riski barındıran tavuk dönerler olmayacak. Ya ne olacak? Anne eliyle yapılmış tepsi tepsi börekler, kekler, çörekler dağıtmak çok mu zor? Yeni partiyi böyle bir iyilik hareketinin üstüne kurmak isteyenlere selam olsun.
Çeyrek asırdır iktidarın sandık görevlilerine çuvallarla kebaplar ve köfteler dağıtan erke de “irtikap” sözcüğünü hatırlatmak hepimizin boynunun borcu olsun. Olsun, değil mi?
Heyecanlandınız mı? Unutmayın, şenlikli muhalefet, şenlikli gelecek demektir. Öyleyse sonraki yazıda buradan devam edeceğiz.