Dolar 33,0372
Euro 35,9878
Altın 2.559,61
BİST 11.064,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 33°C
Açık
Tekirdağ
33°C
Açık
Paz 33°C
Pts 32°C
Sal 34°C
Çar 34°C

Kim bu “çantacı” gazeteciler?

10 Temmuz 2024 10:34 | Son Güncellenme: 10 Temmuz 2024 11:41
270

“Taşra basının hal-i pür-melali” konusunda Trakya Politik’in dile getirdikleri epey ilgi gördü. Herkesin gülmeye çok ihtiyacı varmış. Biraz mizah hepimize iyi geldi. Ancak belediyelerden para koparmak isteyen “çantacı” takımının öyküsü yazmakla bitmez. Bu yazıda da meselenin özüne değinelim.

*

Bir süredir belediyelerden reklam almak isteğini dağlara taşlara yazanlar gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Oysa bunun da bir prosedürü var. Bilmeyenler için anlatalım. Basın İlan Kurumu (BİK) denen bir devlet kurumu var. Buradaki yükümlülüklerinizi yerine getirirseniz kamu kurumlarından resmi reklam alabiliyorsunuz. Şartları biraz daha külfetli olan seviyeye gelirseniz de resmi ilan denen, kamu kurumlarının yayımlanması zorunlu ilanlarını alabiliyorsunuz.

*

“Ben bugün gazete açtım, yarın bana belediye ilan versin” gibi bir durum söz konusu değil kısacası. Zaten, belediyeler ilan ve reklamlarını da Basın İlan Kurumu’nun İnternet sitesi üzerinden verebiliyorlar. Yani, oraya akredite olma hakkı bulunan gazeteler ilgili sütunda seçenekler arasında yer alıyor. Orada bulunmayan bir gazeteye ilan verme şansınız yok. Çünkü, öyle bir seçenek yok.

*

Belediye reklam veya ilan yayınlatmak istediğinde ilgili reklamı, üst yazısını, basım tarihini, hangi gazete veya gazetelerde yayımlanmasını istediğinizi seçer ve işlemi başlatır. Muhasebe işlemlerini de en ince ayrıntısına kadar belirtirsiniz. İlan gazetede karşılık bulur. Parayı Basın İlan Kurumu ilgili belediyeden tahsil eder. Meblağın yüzde 15’i Basın İlan Kurumu tarafından alınır, kalan para da ilgili gazeteye Basın İlan Kurumu tarafından aktarılır. Bunun böyle olduğunu gazete sahibi olan birinin bilmesi gerekir.

*

Neden çantacı diyoruz?

Ancak akredite olabilecek kriterleri yakalayamayan gazeteler bu gerçeği bilmesine rağmen suçu belediyeler atarak psikolojik deşarj arıyorlar. İşaretleme seçeneği olmayan bir gazeteye nasıl ilan verilebilir? Öyle değil mi? Bu tayfanın gazabından yılmış bazı belediye başkanları Basın İlan Kurumu’nu devre dışı bırakarak kaçak yolla ilan verme yolunu tercih edebiliyorlar. Oysa bu durum herhangi bir Sayıştay denetiminde ortaya çıkarsa bu işlemi gerçekleştiren memurun veya çalışanın kamu zararına neden olduğu gerekçesiyle ona tazminat olarak yansıtılır.

*

Zevahiri kurtarmak için kendini gazeteci zanneden ama tashihsiz tek bir cümle bile kuramayan bu tip esnaf takımına çakmak, kalem, defter, plaket vb. ufak tefek promosyon işleri yaptırılır. O yüzden bu tip gazeteci olduğunu sanan erbaba “çantacı” denir. Elinde sürekli çantayla belediyeleri gezen ve gazeteci olduğunu iddia eden bu gibi tiplerin çantası promosyon kataloğuyla doludur.

Yalandan bile gazete çıkarmıyorlar

Sosyal medyanın çığır açan ilerlemesiyle çantacı erbabının işi de epey kolaylaştı. Geçmişte uyduruktan da olsa gazete çıkaran bu esnaf takımı artık buna de gerek duymuyor. Eskiden çıkardığı basılı kâğıdın ekmeğinin üstüne yatıyorlar. Halen o gazeteyi basıyormuş gibi yapıyorlar. Veya yeni türeyen tipler onu bile yapmıyor. Birkaç kere belediyelere sallayınca gazeteci kimliğini oluşturmuş oluyorlar. Ve ondan sonra çantacılık serüvenleri başlamış oluyor.

*

O kadar ciddiye alınmayacak tipler bu işe tevessül ediyor ki, belediye başkanları, avukatları veya hukuk müşavirleri bu acınası insanlarla uğraşmıyorlar. Dolayısıyla yalan, iftira, kaba dil, hayal ürünü iddialar da havada uçuşuyor.

Anlat derdini Marko Paşa’ya

Bütün bunların haricinde, son yayınlanan Tasarruf Tedbirleri Genelgesi kapsamında belediyeler gazetelere abone olamıyor. Genelgede aynen şu ifade yer alıyor: “Kamu kurum ve kuruluşlarınca hiçbir şekilde günlük gazete alımı yapılmayacak, görev alanı ile ilgili olmayan yayınlara abone olunmayacaktır.”

*

Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyük bir yerel seçim zaferi yaşamasının ardından yayınlanan bu genelgenin ne için yayınlandığını anlamak için âlim olmaya gerek yok. Ancak hal böyleyken merkezi hükümete laf söylemeye kıyamayan akredite olabilmiş basın kuruluşları da serzenişlerini belediyelere yapıyorlar. Ne diyelim? Davacının şaşkını derdini mübaşire anlatırmış.

*

Öte yandan bu genelge yayınlandıktan sonra bile MHP’nin kazandığı Kırklareli Belediyesi’nin kapısında MHP’nin yayın organı gibi çalışan Türkgün gazetesi dağıtılıyordu. Bu yasalar Cumhur İttifakı’nın kazandığı belediyelere sökmüyor olsa gerek.

*

Uzun lafın kısası, gazeteci diye çantacıların, gazete diye sosyal medya fenomenlerinin, haber diye dedikodunun ve iftiranın eline düşmüş bir haberleşme çağında yaşıyoruz. Yaşar Kemal’in Demirciler Çarşısı Cinayeti’nde de dediği gibi; “Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Trakya Haber