Dolar 45,4109
Euro 53,3358
Altın 6.850,37
BİST 14.779,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 26°C
Az Bulutlu
Tekirdağ
26°C
Az Bulutlu
Çar 23°C
Per 18°C
Cum 19°C
Cts 22°C

CHP İktidara Gelince Neler Yapacak?

12 Mayıs 2026 08:17
161

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in son dönemde yaptığı açıklamalar, CHP’nin iktidar hazırlığını yalnızca klasik seçim vaatleri üzerinden değil, Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasal düzenini yeniden kurma iddiası üzerinden şekillendirdiğini gösteriyor. CHP’nin iktidar hedefi artık yalnızca mevcut iktidarın hatalarını eleştiren bir muhalefet diliyle değil; emekliden işçiye, çiftçiden gence, kadından öğrenciye, dar gelirli ailelerden üreticiye kadar toplumun geniş kesimlerine doğrudan dokunacak kapsamlı bir iyileştirme programıyla anlatılıyor.

Özgür Özel’in çizdiği çerçevede CHP, iktidara geldiğinde ilk iş olarak vatandaşın boğazına çöken geçim sıkıntısını hafifletmeyi, devletin sosyal niteliğini güçlendirmeyi, adalet duygusunu yeniden tesis etmeyi ve kamu kaynaklarını halktan yana kullanmayı vaat ediyor. Bu nedenle CHP’nin vaatleri yalnızca maaş artışı ya da sosyal yardım başlıklarından ibaret değil. Parti, vergi düzeninden tarıma, eğitimden sağlığa, barınmadan enerji faturalarına, genç istihdamından kadınların yaşam hakkına kadar çok geniş bir alanda yeni bir yönetim anlayışı ortaya koyuyor.

İlk hedef: Emeklinin insanca yaşayacağı gelir düzeyi

CHP’nin en net ve en güçlü vaatlerinden biri emeklilerle ilgili. Özgür Özel, iktidara geldiklerinde ilk 100 gün içinde en düşük emekli maaşının bir asgari ücret seviyesine çıkarılacağını söylüyor. Bu vaat, Türkiye’de milyonlarca emeklinin açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiği mevcut tabloya doğrudan cevap niteliği taşıyor.

CHP’nin emekliler için ortaya koyduğu hedef bununla da sınırlı değil. Özel’in açıklamalarına göre en düşük emekli maaşı ilk aşamada bir asgari ücrete yükseltilecek, sonraki süreçte ise 1,5 asgari ücret düzeyine çıkarılacak. Böylece emekli aylıkları yalnızca enflasyon karşısında erimekten kurtarılmayacak; emekliye refah payı da verilecek.

Bayram ikramiyeleri de CHP’nin emekli vaatleri arasında önemli bir yer tutuyor. CHP, emekli bayram ikramiyelerinin asgari ücret seviyesine yükseltilmesini savunuyor. Bu yaklaşım, emekliye yılda iki kez verilen ikramiyenin sembolik bir ödeme olmaktan çıkarılıp gerçek bir nefes alma imkânına dönüştürülmesi anlamına geliyor.

CHP’nin bu başlıktaki siyasi mesajı açık: Emekli, yıllarca çalışıp prim ödemiş, ülkenin kalkınmasına omuz vermiş bir yurttaştır; açlığa, çaresizliğe, torununa harçlık verememeye mahkûm edilemez. Özgür Özel’in vaatlerinde emeklilik, bir yoksulluk dönemi değil; insan onuruna yakışır bir yaşam hakkı olarak tarif ediliyor.

Asgari ücret yılda iki kez güncellenecek

Çalışan kesimler açısından CHP’nin en önemli vaatlerinden biri asgari ücretin yılda bir kez belirlenip yüksek enflasyon karşısında hızla erimesine son verilmesi. Özgür Özel, CHP iktidarında asgari ücretin yılda iki kez güncelleneceğini ifade ediyor. Bu vaat, özellikle enflasyonun yüksek seyrettiği bir ülkede işçinin ücretinin yıl ortasında erimesini engellemeyi hedefliyor.

CHP’nin asgari ücret yaklaşımı yalnızca rakam artırma meselesi olarak değil, ücret rejiminin yeniden düzenlenmesi olarak sunuluyor. Parti, asgari ücretin milyonlarca çalışanın sürekli mahkûm edildiği genel ücret düzeyi olmaktan çıkarılmasını, işe girişte alınan ve kıdemle hızla aşılması gereken bir başlangıç ücreti haline gelmesini savunuyor.

Bu yaklaşım, Türkiye’de ücretlerin giderek asgari ücret çevresinde sıkışmasına karşı bir müdahale anlamına geliyor. CHP’ye göre ülkede yalnızca asgari ücretin yükselmesi değil, genel ücret seviyesinin de yukarı çekilmesi gerekiyor. Böylece çalışanlar yalnızca hayatta kalmaya değil, insanca yaşamaya yetecek bir gelir düzeyine ulaşmalı.

Küçük esnaf ve işverenlerin bu süreçte zorlanmaması için de prim desteği modeli gündeme getiriliyor. CHP, çalışan sayısı ve sektöre göre küçük işletmelere destek verilmesini, böylece ücret artışının işveren üzerinde yıkıcı bir baskıya dönüşmeden çalışanın cebine yansımasını hedefliyor.

Vergi düzeni değişecek: Yük tabandan tavana taşınacak

CHP’nin iktidar programında vatandaşın cebini doğrudan ilgilendiren en kritik başlıklardan biri vergi adaleti. Özgür Özel’in sıkça vurguladığı gibi CHP, vergiyi “kemer sıkan tabana” değil, “tavana” yaymayı vaat ediyor. Bu ifade, mevcut vergi düzeninin yoksuldan, emekçiden, emekliden ve tüketiciden ağır vergi alırken büyük kazanç, servet ve rant alanlarında adaletsiz muafiyetler yarattığı eleştirisine dayanıyor.

Bugünkü ekonomik düzende vatandaş markette, faturada, akaryakıtta, temel ihtiyaçta, iletişimde ve ulaşımda dolaylı vergilerle ağır bir yük taşıyor. CHP ise dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını düşürmeyi, vergi sistemini daha adil hale getirmeyi ve çok kazananın çok, az kazananın az vergi ödediği bir düzen kurmayı vaat ediyor.

Bu kapsamda temel tüketim ürünlerinde vergi yükünün azaltılması, doğal gaz, mutfak tüpü ve zaruri ev eşyalarından özel tüketim vergisi alınmaması, buna karşılık lüks tüketimden daha fazla vergi alınması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. CHP’nin hedefi, devletin gelir ihtiyacını dar gelirlinin sofrasından değil; büyük kazançlardan, ranttan, lüksten ve adil biçimde vergilendirilmemiş servet alanlarından karşılamak.

Gelir vergisi dilimlerinin de yoksulluk sınırı hesabı gözetilerek yeniden düzenlenmesi vaat ediliyor. Bu, özellikle ücretli çalışanların yıl içinde üst vergi dilimlerine girerek maaşlarının erimesini önlemeye dönük önemli bir başlık olarak dikkat çekiyor.

Temel Vatandaşlık Geliri ile sosyal devlet güçlendirilecek

CHP’nin sosyal politika vaatleri arasında en dikkat çekici başlıklardan biri Temel Vatandaşlık Geliri. Özgür Özel’in açıklamalarına göre CHP iktidarında ilk 100 gün içinde Temel Vatandaşlık Geliri uygulaması başlatılacak. Bu uygulama, sosyal yardımların bir lütuf ya da siyasi sadakat ilişkisi olmaktan çıkarılıp yurttaşlık hakkı temelinde yeniden düzenlenmesi anlamına geliyor.

CHP’nin bu konudaki yaklaşımı, vatandaşın yoksulluğunu yönetmek değil, yoksulluğu ortadan kaldırmak üzerine kuruluyor. Parti, sosyal yardımların kesilmeyeceğini, aksine daha düzenli, daha adil ve daha hak temelli hale getirileceğini savunuyor. Yardımların siyasi tercihe, belediyeye yakınlığa, parti üyeliğine ya da kişisel ilişkilere göre değil, objektif ölçütlerle ve yurttaşlık hakkı olarak verilmesi hedefleniyor.

Özgür Özel’in çizdiği tabloda sosyal devlet, yoksulun kapısına seçimden seçime giden bir yardım paketi değil; yurttaşın onurunu koruyan, kimseyi aç, açıkta ve çaresiz bırakmayan sürekli bir güvence mekanizmasıdır. Bu nedenle Temel Vatandaşlık Geliri, CHP’nin yeni sosyal devlet anlayışının merkezinde yer alıyor.

Enerji faturaları için sosyal destek fonu kurulacak

Son yıllarda elektrik ve doğal gaz faturaları dar gelirli ailelerin en büyük yüklerinden biri haline geldi. CHP, bu soruna karşı Sosyal Enerji Destek Fonu kurulmasını vaat ediyor. Açıklanan modele göre ihtiyaç sahibi hanelere her ay 300 kilovatsaat’e kadar elektrik ücretsiz sağlanacak. Doğal gazda ise kış aylarında 80 metreküp, yaz aylarında 30 metreküp destek verilmesi hedefleniyor.

Bu vaat, özellikle emekliler, asgari ücretliler, sosyal yardım alan aileler, işsizler ve düşük gelirli haneler açısından önemli bir rahatlama anlamına geliyor. CHP’ye göre vatandaşın ışığı yakmaya, kombiyi açmaya, çocuğunu sıcak evde uyutmaya korktuğu bir düzende sosyal devletten söz edilemez.

Enerji desteği yalnızca fatura indirimi olarak değil, temel yaşam hakkının bir parçası olarak ele alınıyor. CHP, elektriği ve ısınmayı lüks değil, insan onuruna yakışır yaşamın vazgeçilmez unsurları olarak görüyor.

Bu başlık altında kalıcı yaz saati uygulamasına son verilmesi de vaat ediliyor. CHP, özellikle öğrencilerin ve çalışanların karanlıkta yola çıkmasına neden olan bu uygulamanın toplumsal yaşamı olumsuz etkilediğini savunuyor.

Barınma krizine sosyal konut çözümü

Türkiye’de son yılların en ağır toplumsal sorunlarından biri barınma krizi oldu. Kiralar, özellikle büyükşehirlerde ve gelişen kentlerde vatandaşın gelirinin çok büyük bölümünü tüketir hale geldi. CHP, bu tabloya karşı sosyal konut ve kiralık sosyal konut modelini öne çıkarıyor.

CHP’nin vaatlerine göre TOKİ’nin yıllık konut üretimi 45 binden 120 bine çıkarılacak. Bu konutların en az yüzde 25’i kiralık sosyal konut olarak planlanacak. Sosyal konut kirası ise hane gelirinin yüzde 25’ini geçmeyecek.

Bu vaat, özellikle gençler, yeni evlenen çiftler, öğrenciler, dar gelirli çalışanlar ve emekliler açısından yaşamsal önemde. Çünkü mevcut düzende kira, artık yalnızca barınma gideri değil, vatandaşın tüm yaşamını belirleyen en ağır ekonomik baskı unsurlarından biri haline geldi.

CHP, barınmayı piyasanın insafına bırakılacak bir alan olarak değil, kamunun sorumluluk üstlenmesi gereken temel bir insan hakkı olarak görüyor. Bu nedenle sosyal konut politikası, CHP’nin geçim krizine karşı geliştirdiği programın ana omurgalarından biri olarak öne çıkıyor.

Okullarda ücretsiz yemek ve içme suyu verilecek

CHP’nin eğitim vaatleri arasında en güçlü sosyal politika başlıklarından biri, devlet okullarında okuyan öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek ve içme suyu verilmesi. Bu vaat, çocuk yoksulluğunun ve okulda açlık sorununun giderek görünür hale geldiği Türkiye’de doğrudan hayatlara dokunacak bir adım olarak görülüyor.

Özgür Özel’in vaatleri arasında okulların yalnızca eğitim verilen binalar değil, çocukların güvenli, sağlıklı ve eşit koşullarda gelişebileceği kamusal yaşam alanları haline getirilmesi de bulunuyor. Bu kapsamda her okula temel ihtiyaç bütçesi ayrılması, temizlik ve güvenlik sorunlarının çözülmesi, okul çevrelerinde uyuşturucu, suç çeteleri ve akran zorbalığına karşı etkin önlemler alınması hedefleniyor.

CHP, ilk yıl içinde 100 bin öğretmen, 100 bin temizlik görevlisi, 65 bin güvenlik görevlisi ve 75 bin okul sağlığı hemşiresi atanacağını da vaat ediyor. Bu başlık, hem eğitim kalitesini artırmaya hem de kamuda geniş bir istihdam alanı yaratmaya dönük bir adım olarak dikkat çekiyor.

Bu vaatlerin temelinde, çocuğun kaderinin ailesinin gelirine göre belirlenmemesi gerektiği anlayışı var. CHP’ye göre devlet okulunda okuyan her çocuk temiz sınıfta eğitim almalı, güvenli okul ortamında bulunmalı, aç kalmadan ders dinlemeli ve sağlık hizmetine erişebilmelidir.

Kamuda mülakat kaldırılacak, liyakat esas alınacak

CHP’nin adalet vaadinin en somut başlıklarından biri kamuda mülakatın kaldırılması. Türkiye’de özellikle gençler arasında büyük bir adaletsizlik duygusu yaratan mülakat sistemi, CHP tarafından torpilin, kayırmacılığın ve siyasal sadakat düzeninin aracı olarak görülüyor.

Özgür Özel’in açıklamalarına göre CHP iktidarında kamuya alımlarda mülakat kaldırılacak, liyakat esas alınacak. Bu vaat, yalnızca öğretmen adaylarını ya da kamuya girmek isteyen gençleri değil, toplumun adalet duygusunu da doğrudan ilgilendiriyor.

CHP’nin buradaki mesajı net: Devlet, bir partinin kadrolaşma alanı değil, milletin ortak kurumudur. Kamuya girişte esas alınması gereken ölçüt kişinin siyasi yakınlığı, referansı ya da torpili değil; bilgisi, emeği, yeteneği ve hakkıdır.

Sağlıkta katkı payları ve fark ücretleri kaldırılacak

CHP’nin sağlık alanındaki vaatleri de vatandaşın cebinden çıkan parayı azaltmayı ve sağlık hizmetine erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor. Özgür Özel’in açıkladığı vaatlere göre tedavi ve ilaçta katkı payı, ilave ücret ve fark ücretleri kaldırılacak.

Bugün birçok vatandaş, sağlık hizmetine erişirken yalnızca randevu bulmakta değil, ilaç, tahlil, tedavi, cihaz ve özel hastane fark ücretleri nedeniyle de ciddi zorluk yaşıyor. CHP, sağlıkta vatandaşın cebinden çıkan bu yüklerin azaltılacağını, sağlık hizmetinin parası olana değil, ihtiyacı olana göre sunulacağını savunuyor.

Ayrıca ortez, protez ve tıbbi cihazlarda yalnızca en ucuz ürünün karşılanması, daha iyi ürünü isteyen hastadan fark alınması uygulamasına son verilmesi de vaatler arasında. Aile hekimliği sistemi içinde ücretsiz ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulması da CHP’nin sağlık vaatlerinden biri.

CHP, şehir hastanesi modeline de eleştirel yaklaşıyor. Şehir dışına kurulan dev hastaneler nedeniyle kent merkezindeki hastanelerin kapatılmasına karşı çıkan CHP, mevcut hastanelerin korunmasını, yeni hastanelerin ise şehir merkezlerine yakın, erişilebilir ve ihtiyaçlara uygun ölçekte yapılmasını savunuyor.

5 yılda 200 bin sağlık çalışanı istihdamı

CHP’nin sağlık politikası yalnızca hasta ödemelerini azaltmayı değil, sağlık sisteminin insan kaynağını güçlendirmeyi de hedefliyor. Bu kapsamda 5 yılda 200 bin sağlık çalışanı istihdamı vaat ediliyor.

Performans sisteminin kaldırılması, sağlık çalışanlarının emekliliğe yansıyan temel ücretlerinin iyileştirilmesi, atama ve terfilerde liyakat esasının getirilmesi de CHP’nin sağlık alanındaki vaatleri arasında yer alıyor.

Bu yaklaşım, sağlık çalışanlarının tükenmişlik yaşadığı, hastaların randevu bulmakta zorlandığı, kamu hastanelerinin yükünün ağırlaştığı mevcut sisteme karşı daha kamucu ve erişilebilir bir sağlık modeli öneriyor.

Tarımda çiftçiye alım garantisi verilecek

CHP’nin vatandaşın mutfağındaki yangını söndürmeye dönük vaatlerinden biri de tarım politikası. Parti, gıda fiyatlarının yalnızca market denetimiyle değil, üretimden başlayarak çözülebileceğini savunuyor. Bu nedenle tarımda alım garantili üretim modeli vaat ediliyor.

Bu modele göre çiftçi, ürününü hangi fiyattan satacağını ekimden önce bilecek. Böylece üretici ne ekeceğini, ne kazanacağını, nasıl planlama yapacağını önceden görebilecek. Devlet ise arz-talep dengesini planlayarak hem çiftçinin zarar etmesini hem de vatandaşın yüksek fiyatla gıdaya ulaşmasını engellemeye çalışacak.

CHP ayrıca Tarım Kanunu’nda öngörülen milli gelirin yüzde 1’i oranındaki çiftçi desteğinin eksiksiz verileceğini vaat ediyor. Çiftçi borçlarının faizinin silinmesi, ana paranın 5 yıla bölünmesi, elektrik borçlarının her ay değil hasattan hasada tahsil edilmesi de öne çıkan vaatler arasında.

Mazottan verginin tamamen kaldırılması, süt-yem paritesinin üretici lehine düzenlenmesi ve et ithalatının bitirilmesi de CHP’nin tarım politikası içinde önemli yer tutuyor. Bu vaatler, çiftçiyi üretimde tutmayı, köylerin boşalmasını önlemeyi ve vatandaşın sofrasına daha uygun fiyatlı gıda ulaştırmayı hedefliyor.

Zincir market ve aracı düzenine müdahale edilecek

CHP, gıda fiyatlarındaki artışı yalnızca çiftçinin maliyetleriyle açıklamıyor. Üretici ile tüketici arasındaki aracı zincirin, büyük marketlerin fiyat politikalarının ve plansız tarım düzeninin de fiyatları yükselttiğini savunuyor.

Bu nedenle CHP, zincir marketlerle yerel üretici arasındaki aracıların azaltılmasını ya da kaldırılmasını gündeme getiriyor. Amaç, üreticinin emeğinin karşılığını alması, tüketicinin ise ürüne fahiş fiyat ödemeden ulaşması.

Bu yaklaşım, yerel üretici kooperatiflerinin, üretici birliklerinin ve kamusal planlamanın güçlendirilmesini de beraberinde getirebilir. CHP’nin tarım ve gıda politikası, yalnızca çiftçinin değil, kentteki tüketicinin de doğrudan hayatını ilgilendiren bir refah başlığı olarak sunuluyor.

Gençlere iş, staj veya eğitim garantisi

CHP’nin gençlere dönük vaatleri, Türkiye’de giderek derinleşen gelecek kaygısına cevap verme iddiası taşıyor. Özgür Özel’in açıkladığı en dikkat çekici vaatlerden biri, 25 yaş altındaki her gence eğitimini tamamladıktan sonra 4 ay içinde iş, staj veya eğitim sunulmasını garanti eden Genç İstihdam Garantisi Programı.

Bu vaat, üniversite mezunu işsizliğinin, diplomalı gençlerin umutsuzluğunun ve gençlerin yurtdışına gitme arzusunun arttığı bir dönemde büyük önem taşıyor. CHP, gençleri yalnızca sınavlara, mülakatlara, belirsizliğe ve güvencesizliğe mahkûm etmeyen bir istihdam politikası kurmayı hedefliyor.

Gençlik politikası içinde burs ve yurt meselesi de önemli yer tutuyor. CHP, adil burs ve kredi sistemi kurulacağını, barınma sorununun Cumhuriyet Yurtları ile çözülmeye çalışılacağını ve öğretim burslarının bir yıl içinde 1,5 çeyrek altın seviyesine getirileceğini vaat ediyor.

İlk telefon ve bilgisayardan vergi alınmayacak

Gençlere dönük bir diğer dikkat çekici vaat ise ilk cep telefonu ve ilk bilgisayardan vergi alınmaması. CHP, marka ve model ayrımı yapılmaksızın gençlerin alacağı ilk bilgisayar ve ilk cep telefonundan tüm vergilerin kaldırılacağını açıklıyor.

Bu vaat, dijital çağda eğitim, iletişim ve teknolojiye erişimin artık lüks değil zorunluluk olduğu anlayışına dayanıyor. Özellikle öğrenciler açısından bilgisayar ve telefon, yalnızca tüketim ürünü değil; eğitim, araştırma, üretim ve dünyaya açılma aracıdır.

CHP’nin bu başlıktaki mesajı, gençlerin teknolojiden kopuk, pahalı cihazlara ulaşamayan, dijital eşitsizlik nedeniyle geride kalan bir kuşak olmaması gerektiği yönünde.

Kadınlar için İstanbul Sözleşmesi’ne dönüş ve kreş desteği

CHP’nin kadınlara dönük vaatlerinde iki temel eksen öne çıkıyor: şiddete karşı güvence ve ekonomik-sosyal yaşama eşit katılım. Özgür Özel, CHP iktidarında İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olunacağını, kadına yönelik şiddetin cezasız kalmasının önleneceğini ve koruyucu mekanizmaların etkili biçimde işletileceğini açıklıyor.

Kadınların yaşam hakkı, CHP’nin sosyal devlet ve hukuk devleti anlayışının merkezinde yer alıyor. Parti, kadın cinayetlerinin, şiddetin, tehditlerin ve cezasızlığın siyasal tercihlerin sonucu olduğunu savunarak, etkin yargı, koruma, takip ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesini vaat ediyor.

Ekonomik ve sosyal alanda ise her mahallede devlet kreşleri açılması, kreş giderlerinde aile gelirinin yüzde 6’sını aşan kısmın devlet tarafından karşılanması, eşit işe eşit ücret uygulanması ve kamu alımlarında kadın girişimcilerin desteklenmesi vaat ediliyor.

Bu vaatler, kadınların istihdamda kalmasını, çocuk bakım yükünün yalnızca kadınların omzuna bırakılmamasını ve ekonomik bağımsızlığın güçlenmesini hedefliyor.

Planlı kalkınma ve üretim ekonomisi

CHP’nin vaatleri yalnızca sosyal desteklerden oluşmuyor. Özgür Özel, Türkiye’nin kalıcı refaha ulaşması için planlı kalkınma anlayışına dönülmesi gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda Türkiye Planlama Teşkilatı kurulması vaat ediliyor.

CHP’ye göre Türkiye’nin kaynakları günübirlik kararlarla, rant projeleriyle, israfla ve ithalata dayalı politikalarla tüketildi. Bunun yerine ülkenin ihtiyaçlarının, üretim kapasitesinin, bölgesel potansiyellerinin, sanayi ve tarım hedeflerinin planlı biçimde ele alınması gerekiyor.

Sanayi ve teknoloji alanında 1 milyon üretim uzmanı seferberliği, organize sanayi bölgeleri, teknoparklar ve eğitim kurumlarının entegre edilmesi, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi gibi başlıklar öne çıkıyor.

CHP’nin iddiasına göre Türkiye, ucuz işgücü ve ithalata dayalı büyüme modelinden çıkmalı; yüksek katma değerli üretim, teknoloji, nitelikli istihdam ve planlı kalkınma temelinde yeni bir ekonomik modele geçmelidir.

Demiryolu ve dijital altyapı güçlendirilecek

CHP’nin altyapı vaatleri içinde demiryolu yatırımları da önemli yer tutuyor. Organize sanayi bölgeleri ve lojistik merkezlerinin demiryolu ağına bağlanması, elektrikli ve konvansiyonel ana hat demiryolu ağının ilk 5 yılda 14 bin kilometreye çıkarılması hedefleniyor.

Demiryollarının ulaşımdaki payının ilk 5 yılda yüzde 6’ya, ikinci 5 yılda yüzde 17’ye yükseltilmesi vaat ediliyor. Bu hedef, hem ulaşım maliyetlerinin düşürülmesi hem de sanayi ve lojistik kapasitenin güçlendirilmesi açısından önemli görülüyor.

Dijital altyapı alanında ise 5G’den 6G’ye geçişin ülke genelinde tamamlanması, gençlerin ucuz ve hızlı internete erişiminin sağlanması hedefleniyor. CHP, dijital erişimi de çağdaş yurttaşlık hakkının parçası olarak görüyor.

Parlamenter demokrasi ve hukuk devleti vurgusu

Özgür Özel’in vaatlerinde ekonomik iyileşme ile demokrasi arasında güçlü bir bağ kuruluyor. CHP, adaletin olmadığı yerde yatırımın, üretimin, güvenin ve refahın kalıcı olamayacağını savunuyor.

Bu nedenle demokratik parlamenter sisteme geçiş, Meclis’in güçlendirilmesi, Cumhurbaşkanı dahil herkesin denetlenebilir olması, yargı bağımsızlığının sağlanması, düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması CHP’nin temel vaatleri arasında yer alıyor.

CHP’nin bu konudaki yaklaşımı, vatandaşın gündelik hayatıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Çünkü adalet duygusunun zedelendiği, yargının siyasallaştığı, kurumların tarafsızlığını kaybettiği bir ülkede gençlerin kamuya güveni azalıyor, yatırımcı güven duymuyor, çalışan hakkını arayamıyor, vatandaş devlet karşısında kendini güvencesiz hissediyor.

CHP, bu tabloyu değiştirmeyi; devleti bir parti aygıtı olmaktan çıkarıp milletin ortak kurumu haline getirmeyi vaat ediyor.

Dış politika refahla ilişkilendirilecek

CHP’nin vaatleri arasında dış politika da vatandaşın refahıyla bağlantılı biçimde ele alınıyor. Özgür Özel, dış politikanın hamasi söylemlerle değil, ülkeye refah, güvenlik ve itibar kazandıran akılcı stratejilerle yürütülmesi gerektiğini savunuyor.

Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefi için adımların hızlandırılması, vizesiz Avrupa hedefi, hukuk devleti ve demokrasi standartlarının yükseltilmesi CHP’nin dış politika yaklaşımında öne çıkıyor.

Bu başlık doğrudan maaş ya da sosyal yardım vaadi gibi görünmese de, CHP’ye göre hukuk devleti ve demokratikleşme Türkiye’ye yatırım, ticaret, itibar, pasaport değeri ve ekonomik güven olarak dönecek. Bu da uzun vadede vatandaşın işine, gelirine ve yaşam kalitesine yansıyacak.

CHP’nin vaatleri üç ana eksende toplanıyor

Özgür Özel’in açıkladığı vaatler ve CHP’nin iktidar hazırlığı incelendiğinde üç ana eksen ortaya çıkıyor.

Birinci eksen, acil geçim rahatlaması. Emekli maaşlarının yükseltilmesi, asgari ücretin yılda iki kez güncellenmesi, sosyal enerji desteği, ücretsiz okul yemeği, sağlıkta katkı paylarının kaldırılması, sosyal konut ve Temel Vatandaşlık Geliri bu başlığın temel unsurları.

İkinci eksen, adil bölüşüm. Vergi adaleti, dolaylı vergilerin azaltılması, lüks tüketimden daha fazla vergi alınması, çalışan üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi, sosyal yardımların hak temelli hale getirilmesi ve kamu kaynaklarının halktan yana kullanılması bu çerçevede değerlendiriliyor.

Üçüncü eksen ise kalıcı refah düzeni. Planlı kalkınma, üretim ekonomisi, tarımda alım garantisi, teknoloji yatırımları, eğitim reformu, sağlıkta kamucu yaklaşım, liyakat, hukuk devleti ve parlamenter demokrasi CHP’nin uzun vadeli programının temelini oluşturuyor.

Sonuç: CHP, “yoksulluğu yöneten” değil “yoksulluğu bitiren” devlet vaat ediyor

Özgür Özel’in son dönemde ortaya koyduğu vaatler, CHP’nin iktidara gelmesi halinde yalnızca mevcut ekonomik krizi hafifletmeyi değil, Türkiye’de devletin yurttaşla kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlamayı hedeflediğini gösteriyor.

CHP, emekliye daha yüksek maaş, çalışana enflasyona ezilmeyen ücret, öğrenciye ücretsiz yemek, gence iş ve barınma güvencesi, kadına yaşam hakkı ve kreş desteği, çiftçiye alım garantisi, hastaya parasız sağlık, dar gelirliye enerji desteği, yurttaşa adil vergi ve herkese hukuk güvencesi vaat ediyor.

Bu vaatlerin tamamı, Türkiye’de derinleşen yoksulluğa, gelir adaletsizliğine, güvencesizliğe, liyakatsizliğe ve devletin sosyal niteliğinin zayıflamasına karşı kapsamlı bir siyasal cevap niteliği taşıyor.

CHP’nin iddiası, yoksulluğu seçimden seçime yardım paketleriyle yönetmek değil; emeklinin, işçinin, çiftçinin, öğrencinin, kadının, gencin ve dar gelirli yurttaşın hayatını kalıcı olarak iyileştirecek yeni bir düzen kurmak.

Özgür Özel’in vaatleri bu nedenle yalnızca “CHP iktidara gelirse ne verecek?” sorusuna değil, daha büyük bir soruya yanıt arıyor: Türkiye’de devlet yeniden halkın devleti olabilir mi?

CHP’nin verdiği cevap ise net: Kamu kaynakları ranttan, israftan ve ayrıcalıklı çevrelerden alınarak yurttaşa yöneltilirse; adalet, liyakat ve sosyal devlet yeniden kurulursa; Türkiye’de yalnızca iktidar değil, vatandaşın hayatı da değişir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Trakya Haber

Trakya Politik

Trakya Gazetesi