TGRT, Kimin Aparatı?
Kılıçdaroğlu neden yıllarca CHP’ye düşmanlık etmiş bir medya hattının ekranına koştu?
Bir şey artık gizlenemiyor.
Türkiye Gazetesi’nden TGRT’ye uzanan medya hattı ile Kemal Kılıçdaroğlu ekibi arasındaki siyasal temas artık “tesadüf”, “gazetecilik refleksi” ya da “denk gelme” ile açıklanabilecek bir noktayı geçti.
Çünkü ortada yalnızca bir röportaj yok.
Ortada tarihsel olarak CHP’ye, sola, laikliğe ve halkçı siyasete karşı konumlanmış bir medya düzeni ile bugün CHP’nin içine yerleşmiş bir siyasi hattın açık teması var.
Ve bu temas artık saklanmıyor.
Türkiye Gazetesi Nasıl Doğdu?
Bugün TGRT ekranlarını anlamak için önce Türkiye Gazetesi’nin hangi siyasi atmosferde büyüdüğünü görmek gerekiyor.
1970’lerde Türkiye Gazetesi, anti-komünist sağın medya aygıtlarından biri olarak yükseldi. Arkasında İhlas ve Işıkçılar hattı vardı. Devletçi, muhafazakâr, milliyetçi ve sert biçimde sol karşıtı bir çizgi…
12 Eylül geldiğinde bu yapı daha da güçlendi.
Çünkü darbe solu eziyor, sendikaları dağıtıyor, devrimci gençliği bastırıyor; yerine ise “Türk-İslam sentezi” eksenli yeni bir düzen kuruyordu.
Türkiye Gazetesi ve ardından TGRT tam da bu düzenin medya çocuklarından biri oldu.
Yıllarca CHP’ye, sosyal demokrasiye, ilericiliğe ve sol fikirlere karşı yayın yaptılar.
Ergenekon ve Balyoz dönemlerinde devlet operasyonlarının medya ayağı oldular.
Bugün çıkıp “CHP’nin iyiliğini düşünüyoruz” demeleri mümkün mü?
Hayır.
Bunu aklı başında hiç kimse ciddiye alamaz.
CHP’ye Operasyon Merkezi
CHP kurultayı üzerinden yürütülen “mutlak butlan” tartışmalarında en dikkat çekici ekran hangisiydi?
TGRT.
İddiaları köpürten…
“Mutlak butlan geliyor” yayınları yapan…
CHP’de kriz görüntüsü oluşturan…
Kurultayı tartışmalı hâle getirmeye çalışan…
Başlıca ekranlardan biri TGRT oldu.
Daha da çarpıcısı neydi?
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk açıklamasını gidip TGRT’ye yapması.
Evet, yanlış okumuyorsunuz.
Yıllarca CHP’ye karşı konumlanmış bir medya hattı…
12 Eylül düzeninin ideolojik uzantısı olmuş bir kanal…
Ergenekon-Balyoz süreçlerinde operasyonel yayınlar yapmış bir ekran…
Ve CHP’nin eski genel başkanı gidip ilk siyasi pozisyonunu oraya veriyor.
Bu görüntü bile tek başına tarihsel bir kırılmadır.
Neden TGRT?
Soru çok basit:
Kılıçdaroğlu neden Halk TV’ye değil de TGRT’ye konuşuyor?
Neden Cumhuriyet’e değil?
Neden Sözcü’ye değil?
Neden BirGün’e değil?
Neden yıllarca CHP seçmenine karşı propaganda üretmiş bir medya hattı?
Çünkü siyaset bazen insanların nereye konuştuğundan çok, kime güven verdiğiyle anlaşılır.
Ve bugün TGRT ekranı Kılıçdaroğlu çizgisine güven veriyor.
Bu kadar net.
Aynı Frekans
Bugün TGRT ekranlarında kimler var?
CHP’nin değişim sürecine saldıranlar.
Kurultayı tartışmalı göstermeye çalışanlar.
Özgür Özel yönetimini zayıflatmaya çalışanlar.
“Eski CHP” düzeninin geri dönmesini isteyenler.
Ve dikkat edin…
Kılıçdaroğlu çevresinden gelen açıklamalarla TGRT yayın çizgisi neredeyse birebir örtüşüyor.
Aynı kavramlar.
Aynı öfke.
Aynı hedefler.
Aynı kriz dili.
Bu artık “denk düşme” değil.
Bu siyasal ortaklaşma görüntüsüdür.
Sol Görünümlü Aparatlar
Daha da dikkat çekici olan başka bir şey var.
Bugün bazı “muhalif” ya da “solcu” gibi görünen gazeteciler de TGRT ekranlarında operasyon dili kuruyor.
Yıllarca CHP seçmeninden beslenmiş…
Kendini laiklik ve demokrasi savunucusu gibi pazarlamış…
Ama şimdi iktidar medyasının ekranlarında CHP’nin kurultayını hedef alan yorumlar yapan bir medya tipi oluştu.
Çünkü mesele gazetecilik değil artık.
Mesele pozisyon almak.
Ve bugün bazı isimler açıkça TGRT çizgisinin aparatı gibi davranıyor.
Tarihsel Çelişki
Ortada korkunç bir tarihsel çelişki var.
Bir tarafta:
12 Eylül’ün ideolojik çocukları…
Türkiye Gazetesi geleneği…
TGRT hattı…
Anti-sol medya düzeni…
Ergenekon-Balyoz yayıncılığı…
Diğer tarafta ise:
CHP’nin eski genel başkanı.
Ve bugün bu iki yapı aynı siyasi zeminde buluşuyor.
Bu tabloyu CHP seçmeni unutmaz.
Çünkü CHP tabanı şunu çok iyi bilir:
TGRT hiçbir zaman CHP’nin dostu olmadı.
TGRT hiçbir zaman solun dostu olmadı.
TGRT hiçbir zaman halkçı siyasetin dostu olmadı.
Bugün de değil.
Asıl Hedef
Buradaki asıl hedef yalnızca Özgür Özel değil.
Asıl hedef CHP’nin dönüşümüdür.
Sokakla bağ kuran…
Gençleşen…
Meydan kuran…
İktidar alternatifi hâline gelen CHP modeli hedef alınıyor.
Ve bunun için içeriden bir meşruiyet zemini gerekiyor.
Bugün Kılıçdaroğlu çevresinin oynadığı rol tam olarak burada başlıyor.
Çünkü TGRT gibi kanallar CHP’ye dışarıdan saldırınca etkisi sınırlı kalıyor.
Ama CHP’nin eski genel başkanı aynı ekranlara meşruiyet taşıyınca operasyon derinleşiyor.
İşte bütün mesele bu.
Son Fotoğraf
Bugün Türkiye’de herkes aynı fotoğrafa bakıyor:
TGRT ekranı konuşuyor.
Mutlak butlan manşetleri atılıyor.
CHP kurultayı hedefe konuyor.
Ve Kemal Kılıçdaroğlu gidip ilk açıklamasını aynı ekrana veriyor.
Bu artık yalnızca medya tercihi değildir.
Bu siyasi pozisyondur.
Ve o pozisyonun hangi tarihsel kökten geldiği artık herkes tarafından görülüyor.
Kılıçdaroğlu ve etrafındaki kişilerin tümü sadece TGRT üzerinden bile bu düzenin bir aparatı olduklarını su götürmez bir gerçek olarak tescilliyorlar.
