BULGARİSTAN’DA İKTİDAR TAMAM, PEKİ HALKIN DERDİ NE OLACAK?
TRAKYA POLİTİK | ARAŞTIRMA DOSYASI
Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin bütün rakamları, Türkiye’deki sandıkların farklı mesajı ve Balkanlar’da yeni siyasi denge. Trakya Politik, seçim sonuçlarını gelir eşitsizliği, demokrasi ve azınlık hakları merceğinden inceliyor.
2 Kasım 2026 | Verilerin son kontrolü: 2 Kasım, saat 07.30 | Cumhurbaşkanlığı ikinci tur sayımı %99,95
Bulgaristan’da 1 Kasım’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda mevcut Cumhurbaşkanı İliyana Yotova, oyların %57,58’ini alarak rakibi Andrey Gyurov’u geride bıraktı. Resmî sayımın tamamlanmaya çok yaklaştığı seçimde Yotova’nın oy sayısı 1 milyon 93 bini aştı. İktidarın diğer ayağı zaten yerindeydi: Nisan ayında eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev liderliğindeki İlerici Bulgaristan, 240 sandalyeli parlamentoda 131 milletvekiliyle çoğunluğu elde etmişti.
Bu tablo ilk bakışta güçlü ve uyumlu bir yönetim anlamına geliyor. Fakat sandıkların anlattığı ikinci bir hikâye var. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım yaklaşık %27’de kalırken, Bulgaristan Avrupa Birliği’nde gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. Türklerin yoğun yaşadığı Kırcaali’de ve Türkiye’deki sandıklarda ise ülke genelindeki sonuçtan farklı bir tercih ortaya çıktı.
Yotova cumhurbaşkanlığını kazandı: 344 bin oyluk fark
25 Ekim’deki ilk turda 27 aday çifti yarıştı. Hiçbir aday gerekli çoğunluğa ulaşamayınca seçim, İliyana Yotova–Kiril Valçev ile Andrey Gyurov–Georgi Kandev çiftleri arasında 1 Kasım’da ikinci tura taşındı. İlk turda iki aday arasındaki fark 42 bin 719 oydu. İkinci turda fark 344 bin 21 oya çıktı. Rakamlar, iki turun birbirinden farklı seçmen davranışlarıyla sonuçlandığını gösteriyor. Ancak anket veya bireysel seçmen verisi olmadan üçüncü adayların oylarının tam olarak nereye aktığını söylemek mümkün değil.
| Aday çifti | 25 Ekim – birinci tur | 1 Kasım – ikinci tur |
|---|---|---|
| İliyana Yotova – Kiril Valçev | 528.951 oy (%34,76) | 1.093.564 oy (%57,58) |
| Andrey Gyurov – Georgi Kandev | 486.232 oy (%31,95) | 749.543 oy (%39,47) |
| Kostadin Kostadinov – Petar Volgin | 190.910 oy (%12,55) | İkinci turda yarışmadı |
| Radostin Vasilev – Krasimir Manov | 70.127 oy (%4,61) | İkinci turda yarışmadı |
| İvelin Mihaylov – Yuliana Mateeva | 57.643 oy (%3,79) | İkinci turda yarışmadı |
| Hiçbir adayı desteklemiyorum | 67.353 oy (%4,43) | 56.070 oy (%2,95) |
İlk tur kesin; ikinci tur 2 Kasım 07.30 itibarıyla tutanakların %99,95’ine dayanan geçici veriler.
GRAFİK 1 | Cumhurbaşkanlığı ikinci tur oy oranları
Yotova %57,58
Gyurov %39,47
Hiçbir aday %2,95
Ölçek: 0–100 puan / yüzde birimi.
Sütunlar resmî geçici oy oranlarını gösteriyor.
Yotova, Bulgaristan’ın halkoyuyla cumhurbaşkanı seçilen ilk kadın devlet başkanı oluyor. Daha önce, Radev’in Ocak 2026’da görevinden ayrılmasının ardından cumhurbaşkanlığı görevini devralmıştı. Cumhurbaşkanı Bulgaristan’da günlük hükümet işleyişini doğrudan yönetmiyor. Anayasal konumu, devletin temsili, belli atamalar ve yasaları yeniden görüşülmek üzere parlamentoya gönderme gibi yetkilerle tanımlanıyor. Bu nedenle Yotova’nın seçilmesi hükümet değişikliği değil, Radev hükümetiyle uyumlu bir cumhurbaşkanlığı döneminin oluşması anlamına geliyor.
Sandıktaki büyük boşluk: Cumhurbaşkanını kim seçti, kim evinde kaldı?
Nisan parlamento seçimlerinde 3 milyon 360 bin seçmen oy kullandı. Merkez Seçim Komisyonunun seçmen kütüklerini esas alan verileriyle katılım %50,70 düzeyine çıktı. Bir önceki Ekim 2024 parlamento seçiminde bu oran %38,94’tü. Buna karşılık 25 Ekim cumhurbaşkanlığı ilk turunda 1 milyon 525 bin kişi sandığa gitti. Birinci tur kayıtlı seçmen sayısıyla hesaplandığında bu, yaklaşık %23,16 katılım demek. İkinci turda paralel sayım anketleri katılımı %27,2 düzeyinde gösterdi. İlk tur için seçim gecesi açıklanan farklı katılım yüzdeleri ile kesin tutanaklardan hesaplanan oran arasında yöntem ve zaman farkları bulunuyor.
GRAFİK 2 | Seçime katılımın çarpıcı farkı
Parlamento – Nisan 2026 %50,70
Cumhurbaşkanlığı – ilk tur %23,16
Cumhurbaşkanlığı – ikinci tur (tahmin) ≈ %27,2
Ölçek: 0–100 puan / yüzde birimi.
Parlamento: CİK seçmen kütüğü bazında; cumhurbaşkanlığı ilk tur: CİK tutanaklarından hesaplama; ikinci tur: Myara paralel sayım katılım tahmini. Veri yöntemleri farklı olduğu için yaklaşık karşılaştırmadır.
Bir adayın oyların çoğunluğunu alması ile seçmenlerin çoğunluğunun sandığa gitmesi aynı şey değil. Seçim sonucu hukukî meşruiyeti belirliyor, düşük katılım ise temsilin toplumsal boyutu hakkında ayrı bir soru doğuruyor.
Düşük katılımın nedenlerini tek bir başlıkla açıklamak kolay değil. Art arda seçimler, kurumsal güvensizlik, kampanyaların niteliği ve seçmenlerin cumhurbaşkanlığı makamından beklentileri bir arada düşünülmeli. Ortaya çıkan rakam, seçilmiş yöneticinin yetkisini ortadan kaldırmıyor. Ancak seçimlerin ardından siyasal katılımı artıracak daha kapsamlı çalışmaların neden gündeme gelmesi gerektiğini gösteriyor.
Nisan seçimleri: Birkaç ay önce değişen siyasi düzen
Bulgaristan’da 2021–2026 döneminde sekiz parlamento seçimi yapıldı. Parçalı meclis aritmetiği ve koalisyon krizleri, siyasi hayatın gündelik bir gerçeğine dönüşmüştü. Aralık 2025’te yolsuzluk eleştirileri ve bütçedeki vergi artışlarını içeren tartışmalarla büyüyen protestoların ardından hükümet dağıldı. Cumhurbaşkanı Radev görevinden ayrıldı, yeni siyasi ittifakını kurdu ve 19 Nisan seçimine girdi. İlerici Bulgaristan, 1 milyon 444 bin 920 oyla parlamentonun 131 sandalyesini aldı. Radev hükümeti 8 Mayıs’ta göreve başladı.
| Parti veya ittifak | Oy sayısı | Oy oranı | Sandalye |
|---|---|---|---|
| İlerici Bulgaristan – Rumen Radev | 1.444.920 | %44,59 | 131 |
| GERB-SDS – Boyko Borisov | 433.755 | %13,39 | 39 |
| PP-DB | 408.846 | %12,62 | 37 |
| DPS / Hak ve Özgürlükler Hareketi | 230.693 | %7,12 | 21 |
| Vızrajdane / Yeniden Doğuş | 137.940 | %4,26 | 12 |
| BSP – Birleşik Sol | 97.753 | %3,02 | 0 |
| APS / Hak ve Özgürlükler İttifakı | 50.759 | %1,57 | 0 |
Oy oranları partilere verilen geçerli oylar üzerinden hesaplanıyor.
GRAFİK 3 | Parlamentodaki sandalye dağılımı (240 üye)
İlerici Bulgaristan 131 sandalye
GERB-SDS 39 sandalye
PP-DB 37 sandalye
DPS 21 sandalye
Vızrajdane 12 sandalye
Ölçek: 0–240 sandalye.
Çubuk uzunlukları 240 sandalyenin tamamına göre çizildi. Tek başına salt çoğunluk eşiği 121 sandalye.
Böylece İlerici Bulgaristan, oyların %44,59’unu alarak meclis sandalyelerinin %54,58’ini kazandı. Oy ve sandalye yüzdeleri arasındaki farkın önemli nedenlerinden biri, parlamento için %4 barajının uygulanması. Avrupa Konseyi raporuna göre oyların beşte birine yakın bölümü barajın altında kalan siyasi oluşumlara gitti. Bu oyların temsil edilememesi, yeni meclis çoğunluğunun neden seçmenler arasındaki oy payından daha yüksek olduğunu açıklıyor.
Solun geleneksel partisi Meclis dışında
Seçimin bir başka önemli sonucu, Bulgaristan Sosyalist Partisinin (BSP) yer aldığı Birleşik Sol ittifakının %3,02’de kalmasıydı. BSP, demokratik dönüşüm sürecinin başlangıcından bu yana ilk kez parlamento dışında kaldı. Buna karşılık Radev’in İlerici Bulgaristan hareketi, analistlerce merkez sol ekonomik söylemlerle sosyal muhafazakârlığı bir araya getiren bir yapı olarak tanımlanıyor. Bu nedenle yeni iktidarı yalnızca adından hareketle klasik anlamda sosyalist veya sosyal demokrat diye sınıflandırmak doğru olmaz.
İktidarın tek başına çoğunluk oluşturması, yıllardır yaşanan koalisyon pazarlıklarını azaltabilecek bir etken. Öte yandan hükümet ile cumhurbaşkanlığı arasındaki siyasi yakınlık, denge-denetim mekanizmalarının ne kadar güçlü işleyeceği sorusunu da gündeme getiriyor. Başbakanın başarılı olup olmadığını belirleyecek asıl somut göstergelerden bazıları, yolsuzlukla mücadelede hesap verebilirlik, kamu harcamalarının şeffaflığı ve gündelik yaşam maliyetidir.
Türkiye sandıkları neden farklı konuştu?
Türkiye’deki Bulgaristan vatandaşlarının siyasi tercihleri, bu dosyanın Trakya açısından özel önem taşıyan başlığı. Nisan ayındaki genel seçimde DPS oyların %53,13’ünü, Ahmet Doğan çizgisindeki APS %21,13’ünü, İlerici Bulgaristan ise %17,32’sini aldı. Başka bir ifadeyle DPS ve APS birlikte Türkiye’de kullanılan parti oylarının yaklaşık dörtte üçünü toplamıştı.
| 19 Nisan 2026 – Türkiye | Oy | Oran |
|---|---|---|
| DPS / Hak ve Özgürlükler Hareketi | 14.774 | %53,13 |
| APS / Hak ve Özgürlükler İttifakı | 5.876 | %21,13 |
| İlerici Bulgaristan | 4.817 | %17,32 |
| PP-DB | 830 | %2,99 |
| GERB-SDS | 367 | %1,32 |
Türkiye’de oy kullanılan Bulgaristan sandıkları. Tabloda en fazla oy alan ilk beş siyasi oluşum gösteriliyor.
GRAFİK 4 | Türkiye’deki genel seçim tercihi
DPS %53,13
APS %21,13
İlerici Bulgaristan %17,32
Diğer tüm partiler %8,42
Ölçek: 0–100 puan / yüzde birimi.
19 Nisan 2026 parti oyları. “Diğer” oranı, ilk üç siyasi oluşum dışındakilerin toplamından hesaplandı.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise farklı bir tablo oluştu. Türkiye’de ilk turda Yotova %51,85 ile öndeydi. İkinci turda Gyurov %57,45’e ulaşarak seçimi Türkiye sandıkları açısından önde tamamladı. Üstelik Gyurov’un oy sayısı ilk turdaki 1.893’ten ikinci turda 5.905’e çıktı. Ancak farklı günlerdeki katılım ve seçmen bileşimi bilinmeden bunun tamamını “Yotova’dan Gyurov’a geçiş” olarak okumak yanlış olur.
| Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçimi | 25 Ekim – ilk tur | 1 Kasım – ikinci tur |
|---|---|---|
| Yotova – Valçev | 3.933 (%51,85) | 4.211 (%40,97) |
| Gyurov – Kandev | 1.893 (%24,96) | 5.905 (%57,45) |
| Hiçbir adayı desteklemiyorum | 437 (%5,76) | 163 (%1,59) |
Birinci tur kesin; ikinci tur %99,02 oranında işlenmiş Türkiye sandık tutanakları üzerinden.
Kırcaali’de de yön değişti
Türklerin yoğun yaşadığı Kırcaali seçim çevresi de ülke genelinden ayrıştı. Yotova ilk turda %42,91 alarak öne çıkmasına rağmen ikinci turda %38,71’e geriledi. Gyurov ise ilk turdaki %21,40’tan ikinci turda %58,47’ye yükseldi. İkinci turda Gyurov’un Kırcaali’de aldığı oy 21.482, Yotova’nınki 14.223 oldu. Sofya’nın 23 ve 24 numaralı çevrelerinde de Gyurov önde çıktı.
| Kırcaali seçim çevresi | 25 Ekim | 1 Kasım |
|---|---|---|
| Yotova | %42,91 | %38,71 |
| Gyurov | %21,40 | %58,47 |
| Hiçbir aday | %9,28 | %2,82 |
Kırcaali birinci ve ikinci tur resmî sonuçları.
Türkiye’deki veya Kırcaali’deki sonuçları bütün Türk seçmenlerin homojen biçimde oy kullandığı şeklinde değerlendirmek mümkün değil. Sandık verilerinin içinde farklı kimliklerden, kuşaklardan ve siyasi tercihlerden seçmenler yer alıyor. Göçmenlik geçmişi, dil hakkı, yerel hizmetler ve yurttaşlık işlemleri gibi konular ise siyasi temsil tartışmasının ayrı boyutlarını oluşturuyor.
DPS ile APS arasındaki ayrışma: Temsilin siyaseti
Hak ve Özgürlükler Hareketi, Bulgaristan Türklerinin siyasal temsilinde uzun yıllar etkili oldu. Fakat 2024’teki ayrışma sonucunda Delyan Peevski çizgisindeki DPS ile Ahmet Doğan’a yakın APS farklı siyasi örgütlenmelere dönüştü. Nisan 2026’da DPS 21 sandalyeyle parlamentoda kaldı. APS, %1,57 oranında oy almasına karşın barajı aşamadı. Bu nedenle iki siyasi yapıyı aynı örgüt veya tek bir blok gibi anlatmak hem tarihsel hem güncel tabloyu eksik bırakıyor.
Siyasi temsil yalnızca hangi liderin daha fazla oy aldığına ilişkin bir yarış değildir. Bulgaristan Türkleri açısından anadil, kültürel faaliyet, eşit yurttaşlık, yerel hizmetlere erişim, kamu istihdamındaki fırsat eşitliği ve göçmen seçmenin oy kullanma koşulları da meselenin parçası. Bu hakların korunması ve erişilebilir olması, seçmenin herhangi bir partiye destek vermesinden bağımsız bir demokratik standarttır.
Türkiye’de sandık sayısı tartışması: 27’den 78’e
Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği (Bal-Türk), 30 Ekim tarihli açıklamasında Türkiye’de Nisan 2026 genel seçimlerinde 27 sandık kurulabilirken temmuzdaki yasa değişikliği sonrası cumhurbaşkanlığı seçiminde 78 sandığa ulaşıldığını belirtti. Dernek, oy başvuru beyanının Bulgarca doldurulması zorunluluğunun özellikle yaşlı seçmenler açısından güçlük oluşturduğunu savundu. Bu, derneğin kamuya açık değerlendirmesidir. Avrupa Konseyi seçim gözlemcileri de kampanyaların yalnızca Bulgarca yürütülmesine ilişkin kuralın gözden geçirilmesini tavsiye etti.
Sandığa erişimin genişletilmesiyle seçime katılımın artması aynı şey değil. Oy kullanma noktalarının sayısı, sandıklara ulaşım, bürokratik prosedürler ve anlaşılabilir bilgilendirme birlikte ele alınmadığında seçme hakkı hukuken mevcut olsa bile kullanımı zorlaşabiliyor. Bu nedenle yurtdışındaki vatandaşların katılımını yalnızca parti sadakati veya siyasi ilgisizlikle açıklamak eksik kalıyor.
Seçim güvenliği: Oy satın alma iddiaları ve siyasi nüfuz
Nisan 2026 seçimlerini izleyen Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi heyeti, seçim gününün genel olarak sakin ve teknik bakımdan düzenli geçtiğini bildirdi. Aynı raporda oy satın alma, kontrollü oy kullanma ve seçmeni yıldırma iddialarının uzun yıllardır demokratik güveni sarstığına dikkat çekildi. Yetkililerin daha aktif önlemler aldığı, İçişleri Bakanlığının oy satın almayla mücadele operasyonlarında yaklaşık 1 milyon avroya el konulduğunu bildirdiği kaydedildi. Bu miktar, suçluluğu kesinleşmiş bir hüküm veya belirli bir partiye yöneltilmiş mahkeme kararı anlamına gelmiyor.
Gözlemciler, medya sahipliğinde yoğunlaşma, siyasi ve ekonomik nüfuz iddiaları, ücretli içeriklerin seçim haberleri üzerindeki etkisi ve çevrim içi kampanyalarda denetim sorunlarını da not etti. Kadınların ve azınlıkların siyasi katılımı konusunda yasal ve uygulamaya ilişkin eksiklikler bulunduğu belirtildi. Bunlar seçim sonuçlarını kendiliğinden geçersiz kılan tespitler değil, demokratik sürecin niteliğini değerlendirmeyi gerektiren denetim bulguları.
Sandıkların arkasında duran sosyal gerçek: AB’nin en eşitsiz ülkesi
Bulgaristan’ın seçim gündemini yalnızca Rusya, NATO veya parti liderleri üzerinden anlatmak, ücret ve yaşam koşullarıyla bağlantılı önemli bir boyutu görünmez kılıyor. Avrupa Birliği istatistik kurumu Eurostat’ın verilerine göre 2025’te Bulgaristan nüfusunun %29’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaydı. AB ortalaması %20,9 olarak ölçüldü. Bu iki oran arasında 8,1 puan fark bulunuyor.
GRAFİK 5 | Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski, 2025
Bulgaristan %29,0
AB ortalaması %20,9
Ölçek: 0–100 puan / yüzde birimi.
Oranlar nüfus payını gösterir.
Daha çarpıcı bir veri ise gelir eşitsizliği. Eurostat’ın 23 Ekim 2026’da yayımladığı sonuçlarda, Bulgaristan’ın 2025 yılı Gini katsayısı 37,7, AB ortalaması ise 29,2 olarak açıklandı. Gini katsayısının yüksek olması, gelir dağılımındaki eşitsizliğin daha büyük olduğuna işaret ediyor. Bulgaristan bu göstergede AB üyeleri arasında en yüksek değere sahipti.
GRAFİK 6 | Gelir eşitsizliği: Gini katsayısı, 2025
Bulgaristan 37,7
AB ortalaması 29,2
Ölçek: 0–50 Gini puanı.
Bu grafik yoksulluk oranı değil, Gini katsayısıdır. Ölçek 0–100’dür. Grafik görünürlüğü için eksen 45’e kadar çizilmiştir.
Yoksulluk ve eşitsizlik aynı kavram değil. Birincisi insanların gelir ve yaşam koşulları bakımından risk altında olup olmadığını, ikincisi gelirlerin toplum içinde ne kadar dengesiz dağıldığını ölçüyor. Ancak her ikisi birlikte düşünüldüğünde, ekonomik büyümenin yarattığı değerin toplumun bütün kesimlerine nasıl dağıtıldığı sorusu ortaya çıkıyor.
Avroya geçildi, toplumsal sorunlar bitmedi
Bulgaristan 1 Ocak 2026 tarihinde avroya geçerek ortak para birimini kullanan 21’inci Avrupa Birliği ülkesi oldu. Avroya geçiş, para birimi ve finans sistemi bakımından önemli kurumsal değişim. Bunun ücretleri, kiraları ve temel tüketim ürünlerini hangi hızda ve hangi gelir grupları açısından etkilediğini anlamak içinse ayrı dönemsel fiyat ve ücret serileri gerekiyor. Avroya geçişi tek başına yoksulluğun nedeni veya çözümü olarak göstermek, eldeki verilerin söylemediği bir sonuca ulaşmak olur.
Ülkenin siyasal gündeminde fiyat artışları, enerji maliyetleri, bütçe tartışmaları ve yolsuzlukla mücadele konularının yer alması bu nedenle tesadüf değil. Sokaktaki huzursuzluğun tamamını tek bir ekonomik etkene bağlamak mümkün olmasa da gelir dağılımındaki eşitsizlik, siyasi istikrar tartışmalarında ihmal edilemeyecek bir olgu.
Kadın cumhurbaşkanı, erkek ağırlıklı parlamento
Yotova’nın kadın cumhurbaşkanı olarak seçilmesi Bulgaristan siyasi tarihinde önemli bir gelişme. Ancak parlamentodaki cinsiyet dağılımı aynı ölçüde dengeli değil. Nisan seçimlerinde 240 milletvekilinin 57’si kadın oldu. Bu, meclisin %23,8’i demek. Avrupa Konseyi gözlem raporu, kadın adayların kampanyalarda cinsiyet temelli saldırılara maruz kaldığını ve kadınların temsilini artıracak siyasi önlemlerin sınırlı kaldığını kaydetti.
Bir kadının cumhurbaşkanlığı makamına yükselmesi ile kadınların siyasete, işe ve toplumsal kaynaklara eşit erişimi iki farklı gösterge. Temsildeki değişimin toplumsal eşitliğe dönüşmesi, uygulanacak politikalara ve ayrımcılıkla mücadeledeki somut ilerlemeye bağlı.
Ukrayna savaşı ve Karadeniz: İki adayın farklı dış politika çizgileri
Yotova, Avrupa Birliği’yle bütünleşmeyi savunurken Rusya ile diplomatik diyaloğun geliştirilmesi, yaptırımlar ve Ukrayna’ya ek askerî destek konusunda daha mesafeli görüşler dile getirdi. Gyurov ise Ukrayna’ya yardım, AB ve NATO ile yakın koordinasyon ve güvenlik kurumlarının güçlendirilmesi vurgularıyla kampanya yürüttü. Seçimde bu iki yaklaşım arasındaki fark, artan enerji maliyetleri ve Karadeniz’deki güvenlik endişeleriyle birlikte tartışıldı.
Barış, enerji ve sınır güvenliği Türkiye’yi de ilgilendiriyor. Fakat “barış yanlılığı” gibi kampanya ifadeleri somut dış politika tercihlerinin yerine geçmiyor. Bulgaristan’ın AB ve NATO üyeliği sürüyor. Yeni dönemi değerlendirmek için hükümetin müzakere çağrılarını, Ukrayna’ya ilişkin kararlarını, Karadeniz’deki koordinasyonunu ve müttefikleriyle ilişkilerini ayrı ayrı izlemek gerekiyor.
Trakya açısından mesele: Komşu ülkedeki seçim günlük hayatı nerede etkiler?
Trakya’daki Balkan göçmeni aileler ve Bulgaristan vatandaşlığı bulunan seçmenler için Bulgaristan siyaseti, yalnızca Sofya’daki hükümetin kim olduğuyla ilgili değil. Sınır kapılarındaki geçişler, ulaşım, ticaret, yerel yönetimlerin projeleri, anadil ve kültür hakları, belediyeler arası ilişkiler ve seçme hakkının fiilî kullanımı bu bağın parçaları.
Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli için merkezi iktidardaki değişim otomatik olarak yerel yönetimlerin değiştiği anlamına gelmiyor. Bulgaristan belediyeleri kendi yerel siyasi dengelerine ve seçilmiş kadrolarına sahip. Bu nedenle komşu yerel yönetimlerle ilişkilerin parti ve lider isimlerinden bağımsız, eşit kurumsal iş birliği temelinde yürütülmesi yerel diplomasi bakımından ayrı bir önem taşıyor.
Tekirdağ’ın Bulgaristan’la ilişkilerinde siyasi sonuçların ötesinde üç alanın yakından izlenmesi gerektiği görülüyor: göçmen yurttaşların seçime katılımını etkileyen prosedürler, Bulgaristan Türklerinin dil ve kültürel haklarına ilişkin uygulamalar, belediyeler ve sivil toplum arasında süreklilik taşıyan ortak çalışmalar.
TRAKYA POLİTİK | SİYASİ ANALİZ
SOL PERSPEKTİFTEN: MESELE YALNIZCA İKTİDARIN KİMDE OLDUĞU DEĞİL
1. Sosyal adalet söylemi, sosyal adaletin kendisi değildir
Bulgaristan’da yeni iktidarın adı “İlerici Bulgaristan”. Ama bir siyasi hareketin ilerici, sol veya sosyal adaletçi niteliği yalnızca adından anlaşılmaz. Ölçüt, düşük gelirli çalışanların, emeklilerin, işsizlerin, gençlerin ve kamusal hizmetlere erişmekte zorlananların yaşamında neyin değiştiği olmalı. Gini katsayısının 37,7, yoksulluk veya sosyal dışlanma riskinin %29 olduğu bir ülkede, iktidarın ekonomik adalet konusundaki uygulamaları bu tartışmanın somut verilerini oluşturacaktır.
Burada yanıt aranması gereken sorular açık: Asgari ücret ve emekli gelirleri fiyat artışları karşısında nasıl korunacak? Vergi yükü ücretlilerle yüksek gelir grupları arasında nasıl dağılacak? Kamu sağlık ve eğitim hizmetleri güçlenecek mi? Sosyal konut, kira ve enerji giderleri konusunda ne yapılacak? Seçim kampanyasının sosyal söylemleri bu başlıklarda ölçülebilir sonuç üretmediği sürece bir vaat olarak kalacaktır.
2. Yolsuzlukla mücadele, yalnızca rakip siyasetçileri hedef almak değildir
Aralık 2025 protestolarında kamusal öfkeyi besleyen başlıklardan biri yolsuzluk ve yönetime duyulan güvensizlikti. Avrupa Konseyi raporlarının da işaret ettiği oy satın alma iddiaları, seçim finansmanındaki boşluklar ve medya üzerindeki ekonomik etkiler, sorunun belirli seçim dönemlerini aşan kurumsal boyutunu gösteriyor. Sol bir kamusal denetim yaklaşımı açısından önem taşıyan mesele, kamu kaynaklarının kimlere, hangi usullerle ve hangi sonuçlarla aktarıldığının şeffaf biçimde denetlenmesidir.
Böyle bir denetim, iktidarın rakiplerine değil kendisine uygulanabildiğinde anlam kazanır. Kamu ihaleleri, siyasetin finansmanı, yargı bağımsızlığı, sendikal haklar ve ifade özgürlüğü birbirinden kopuk değil. Güç yoğunlaşırken bağımsız kurumların denetim kapasitesinin de güçlenmesi, toplumsal güven bakımından temel önemdedir.
3. Milliyetçilik, sınıfsal meseleleri görünmez kılmamalı
Bulgaristan siyasetinde kimlik, ulusal egemenlik, Rusya ile ilişkiler ve güvenlik politikaları önemli yer tutuyor. Fakat siyasi tartışma yalnızca “Doğu mu, Batı mı?” sorusuna sıkışırsa işçinin ücreti, kırsal bölgenin kamu hizmetleri, emeklinin alım gücü ve gençlerin gelecek kaygısı geri planda kalabilir. Bir ülkenin toplumsal eşitsizlikleri, dış politika tercihleriyle bire bir aynı eksende açıklanamaz.
Bu nedenle dış politikada hangi blokla yakınlık kurulduğundan bağımsız olarak, barışın nasıl korunacağı, demokratik karar alma süreçlerinin nasıl işletileceği ve kamu kaynaklarının topluma nasıl dağıtılacağı ayrı ayrı sorulmalı. Barış çağrısı da güvenlik çağrısı da özgürlükler, uluslararası hukuk ve yurttaşın somut yaşam koşullarıyla birlikte değerlendirildiğinde anlamlıdır.
4. Azınlık hakları, parti pazarlığının değil yurttaşlığın konusudur
Türk ve Müslüman toplulukların siyasi temsili DPS ya da APS’nin sandalye sayısına indirgenemez. Anadil ve kültürel haklar, eşit kamu hizmeti, ayrımcılık yasağı ve oy kullanabilme imkânı, seçmenin hangi partiye oy verdiğine göre değişen ayrıcalıklar olmamalı. Avrupa Konseyi’nin kampanyalarda Bulgarca dışındaki dillerin kullanılmasının yasaklanmasına ilişkin değerlendirmesi bu bakımdan önemlidir.
Türkiye’de sandık sayısının artmasına rağmen katılımın düşük kalması, derneklerin dile getirdiği bürokratik güçlükler ve farklı parti tercihleri, seçmenlerin tek bir siyasi merkezin uzantısı olarak görülmemesi gerektiğini gösteriyor. Bu topluluklar kendi içlerinde farklı görüşleri, kuşakları ve toplumsal talepleri barındıran yurttaşlardan oluşuyor.
5. Asıl sınav: Seçim çoğunluğunu toplumsal kazanıma dönüştürmek
Bugünkü sonuçlar açık: Radev’in ittifakı parlamentoda çoğunluğu elinde tutuyor, Yotova cumhurbaşkanlığını kazandı. Fakat seçim sonrası değerlendirmeyi yalnızca liderlerin oy oranlarına indirgememek gerekiyor. Toplumsal katılımın artması, gelir eşitsizliğinin azaltılması, bağımsız kurumların güçlendirilmesi ve azınlık haklarının güvence altında olması, herhangi bir hükümetin döneminde takip edilebilecek somut göstergeler.
Bulgaristan’ın sandığı iktidar sorununa yanıt verdi. Şimdi geriye daha büyük soru kalıyor: Ülkenin ürettiği zenginlik, demokrasinin imkânları ve kamusal hizmetler toplumun ne kadar geniş bir kesimine ulaşacak?
Trakya Politik’in değerlendirmesi: 2026 sonuçları güçlü bir parlamenter çoğunluk ve onunla uyumlu bir cumhurbaşkanlığı ortaya çıkardı. Bu değişimin emekçiler, kadınlar, gençler, emekliler ve azınlık toplulukları açısından ne anlam taşıdığı ise sandık gecesinin manşetiyle değil, uygulanacak politikaların izlenmesiyle anlaşılabilecek.
